iyiicerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyiicerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Videolarında "Herkes Bol Şans" demesiyle ünlü Türkiye'nin en ünlü anatomi temelli fitness/vücut geliştirme hocası Savaş CEBECİ Kaş'tan bir video çekmiş ve bizlerle paylaşmış.

Kendisini vücut geliştirme dışında ele aldığı konulardan da biliyoruz. Ve öyle ki, ABD 20 yıldan fazla kaldığı için ordaki halk plajlarının nasıl korunduğunu Türkiye'de ise özel şahıslara nasıl peşkeş çekildiğini anlatan tepki videosundan(bknz) da tanıyoruz.

Burda o kısmı kısa geçmiş çünkü Kaş'ta girdiği bu plaj belediye plajı imiş ve ücretleri hakkında bilgi vermemiş ama genede ücretleri söylemesi iyi olurdu.

Malum o ABD plaj videosundan sonra böyle bir beklenti içine girdik, burda kaldığı süre içinde Türkiye'deki plajların durumuna tekrar tekrar değinse bizim için iyi olurdu. Malum ülkemizde hem altın vb maden için hem Hes projeleri hemde malum tatil yörelerinde kıyı şeritleri özel şahıslara/şirketlere kolayca kiralanıyor ve kamunun alanları ne kadar kamu yararı gözetilerek özel şirketlere dolayısıyla şahıslara tahsis ediliyor bilmiyoruz.

Video #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.


"Herkes Bol Şans" Hocadan Kaliteli Bir Vlog

 

Videolarında "Herkes Bol Şans" demesiyle ünlü Türkiye'nin en ünlü anatomi temelli fitness/vücut geliştirme hocası Savaş CEBECİ Kaş'tan bir video çekmiş ve bizlerle paylaşmış.

Kendisini vücut geliştirme dışında ele aldığı konulardan da biliyoruz. Ve öyle ki, ABD 20 yıldan fazla kaldığı için ordaki halk plajlarının nasıl korunduğunu Türkiye'de ise özel şahıslara nasıl peşkeş çekildiğini anlatan tepki videosundan(bknz) da tanıyoruz.

Burda o kısmı kısa geçmiş çünkü Kaş'ta girdiği bu plaj belediye plajı imiş ve ücretleri hakkında bilgi vermemiş ama genede ücretleri söylemesi iyi olurdu.

Malum o ABD plaj videosundan sonra böyle bir beklenti içine girdik, burda kaldığı süre içinde Türkiye'deki plajların durumuna tekrar tekrar değinse bizim için iyi olurdu. Malum ülkemizde hem altın vb maden için hem Hes projeleri hemde malum tatil yörelerinde kıyı şeritleri özel şahıslara/şirketlere kolayca kiralanıyor ve kamunun alanları ne kadar kamu yararı gözetilerek özel şirketlere dolayısıyla şahıslara tahsis ediliyor bilmiyoruz.

Video #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.



Youtuberlarımız artık zırvalama kadar sorumlu ve faydalı içerik üretmeye de önem veriyorlar.

Bu videoda hatta faydalı içerik üretmenin dışında Orkun Işıtmak adeta sorumlu gazeteciliğe soyunmuş ve "soruşturmacı gazeteci" dedikleri kıvamda bir içerik çıkmış ortaya. Uğur Dündar ile Sadettin Teksoy arası bir şey.

Malum ülkemizde vatandaşlarımız için büyükşehirlerde özellikle yurt sorunu var.

Şöyle bir kıyaslama yaparsak 20 yıl önce videoya ek olarak daha faydalı olur.

2001 yılında Kredi Yurtlar Kurumu'unda aylık 12  TL idi bir oda da 4 kişi kalmak için ve asgari ücret 122 tl idi o yıl ve yurtta kalmak istemeyip bir daireye çıktığınızda 4 kişi arkadaş olarak 150-200 tl idi bir daire kirası ve elektirik, su, doğalgaz vs ile öğrenci 70-80 tl kadar ödüyordunuz. (Kıstas alınan şehir Edirne)

Şu an ise, Kredi Yurtlar Kurumu'nın bir öğrenci için 4 kişilik odalarda aylık kalma kirası 300 TL

Asgari ücretin 10 'da 1'i gene yaklaşık. Pek değişen bir şey yok 20 yılda yani, muhtemelen Kredi Yurtlar Kurumu odalarındaki konfor ve sosyal tesislerindeki çeşitlilik ve kalite dışında.

20 yıl sonrasında bugün öğrenci daire kiraları ise, 2000-2500 tl civarında şu an. Yani bir ev kirası gene 20 yıl önceki  gibi asgari ücret civarında. 

Z kuşağı için iktidarın 20 yılda yaptıklarını değerlendirme açısından bu veriler iyi birer referans olabilir.

4 öğrenci bir daire kiralasa elektrik, su, doğalgaz + 1000 tl ile toplamda 3500 tl olur ve 900 tl civarında tek öğrenci için. Yemek vs giderlerle bir öğrenci şehir dışında 900+600 1500 TL ye okuyabiliyor.

Bu videoa ise aylık özel Yurtlar inceleniyor ve aylık ortalama 1300-2000 tl civarında yemek hariç her şey dahil bir öğrenci kalabiliyor. Böylece bir öğrencinin özel yurtta kalma maliyeti dahil toplam harcayacağı turtar 2000 ile 3000 tl en az. Yani asgari ücret tutarında bir ücret ödeyerek çocuğunuzu özel bir yurtta konaklatarak şehir dışında okutabilirsiniz.

Orkun Işıtmak, bu videoda işletmelerin reklamını şirin göstererek yapmaya çalışmamış ve özel yurtları acımasızca eleştirerek bir rehber yapmış öğrencilere ve ebeveynlere. Bu yönüyle harika bir iş başarmış

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor bu yönüyle.

 

Soruşturmacı Gazeteci Orkun Işıtmak İş Başında


Youtuberlarımız artık zırvalama kadar sorumlu ve faydalı içerik üretmeye de önem veriyorlar.

Bu videoda hatta faydalı içerik üretmenin dışında Orkun Işıtmak adeta sorumlu gazeteciliğe soyunmuş ve "soruşturmacı gazeteci" dedikleri kıvamda bir içerik çıkmış ortaya. Uğur Dündar ile Sadettin Teksoy arası bir şey.

Malum ülkemizde vatandaşlarımız için büyükşehirlerde özellikle yurt sorunu var.

Şöyle bir kıyaslama yaparsak 20 yıl önce videoya ek olarak daha faydalı olur.

2001 yılında Kredi Yurtlar Kurumu'unda aylık 12  TL idi bir oda da 4 kişi kalmak için ve asgari ücret 122 tl idi o yıl ve yurtta kalmak istemeyip bir daireye çıktığınızda 4 kişi arkadaş olarak 150-200 tl idi bir daire kirası ve elektirik, su, doğalgaz vs ile öğrenci 70-80 tl kadar ödüyordunuz. (Kıstas alınan şehir Edirne)

Şu an ise, Kredi Yurtlar Kurumu'nın bir öğrenci için 4 kişilik odalarda aylık kalma kirası 300 TL

Asgari ücretin 10 'da 1'i gene yaklaşık. Pek değişen bir şey yok 20 yılda yani, muhtemelen Kredi Yurtlar Kurumu odalarındaki konfor ve sosyal tesislerindeki çeşitlilik ve kalite dışında.

20 yıl sonrasında bugün öğrenci daire kiraları ise, 2000-2500 tl civarında şu an. Yani bir ev kirası gene 20 yıl önceki  gibi asgari ücret civarında. 

Z kuşağı için iktidarın 20 yılda yaptıklarını değerlendirme açısından bu veriler iyi birer referans olabilir.

4 öğrenci bir daire kiralasa elektrik, su, doğalgaz + 1000 tl ile toplamda 3500 tl olur ve 900 tl civarında tek öğrenci için. Yemek vs giderlerle bir öğrenci şehir dışında 900+600 1500 TL ye okuyabiliyor.

Bu videoa ise aylık özel Yurtlar inceleniyor ve aylık ortalama 1300-2000 tl civarında yemek hariç her şey dahil bir öğrenci kalabiliyor. Böylece bir öğrencinin özel yurtta kalma maliyeti dahil toplam harcayacağı turtar 2000 ile 3000 tl en az. Yani asgari ücret tutarında bir ücret ödeyerek çocuğunuzu özel bir yurtta konaklatarak şehir dışında okutabilirsiniz.

Orkun Işıtmak, bu videoda işletmelerin reklamını şirin göstererek yapmaya çalışmamış ve özel yurtları acımasızca eleştirerek bir rehber yapmış öğrencilere ve ebeveynlere. Bu yönüyle harika bir iş başarmış

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor bu yönüyle.

 

Okan Serbes Türkiye'de başladığı fenomenlik macerasında ABD'ye genç yaşta göçüp ordan kendisi gibi gençlere rehberlik yapan bir  gençYoutuber ve çektiği faydalı içerik videolarıyla insanlara yardımcı olmaya çalışıyor.

Bu videoda ABD minumum ev fiyatları ile ilgili bilgileri paylaşıyor.

Video ABD ile ilgili ev hayalleri kuranlara faydalı olacaktır.

#iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

ABD'deki Türk Yaşam Rehberi

Okan Serbes Türkiye'de başladığı fenomenlik macerasında ABD'ye genç yaşta göçüp ordan kendisi gibi gençlere rehberlik yapan bir  gençYoutuber ve çektiği faydalı içerik videolarıyla insanlara yardımcı olmaya çalışıyor.

Bu videoda ABD minumum ev fiyatları ile ilgili bilgileri paylaşıyor.

Video ABD ile ilgili ev hayalleri kuranlara faydalı olacaktır.

#iyiiçerik olarak etiketliyoruz.


Stand-up mizah gösterileri ve daha doğrusu tek kişilik sahne mizahı uzun süre Cem Yılmaz dışında kimsenin başaramayacağı bir şey olarak görülüyor ya da diğer değişle "ondan daha iyi performanslar olamaz" diye düşünülen bir komedi türüydü.

2000 ile 2010 arası hatta sadece Cem Yılmaz mizah yaparsa veya stand-up yaparsa izlenir algısına, kaygısına ve yanılgısına kadar gitmişti. 

Normal tabii demokratik bir ülke olmayı başaramayan bir ülkede belli başlı köşe başları belli insanlar tarafından tutulmuş ve insanlar onsuz yapamıyor oluyorlar. Tıpkı siyasette olduğu gibi 60-70'te de Ecevit- Demirel 90-2000 lerde de Ecevit - Demirel gibi.

Gezi olayları ile politik mizahta yeni bir eşik aşıldı ve aslında mizahın herkesin yapabileceği ve basit olabileceği gerçeğiyle yüzleştik. Geçen 10 yıla yakın süreçte ise özellikle 2015'ten sonra özellikle internet üzerinden tek kişilik sahne gösterisi şeklinde çok istikrarlı değerli ve özel örnekler ortaya çıktı.

Bu videoa ise TuzBiber Stand-Up adlı kanalın bir videosunda kendi standupçılarından sadece biri Deniz Göktaş adlı arkadaşı izliyoruz.

Video çok kısa olmasına rağmen çok ciddi bir mizah gücüne sahip.

Özellikle Cumhuriyetçilerin kendilerini eleştirel bakamışlarına Atatürk üzerinden gönderilen gönderme gerçekten çok değerli ve zekice.

Video ve kanal bu halde #enkomikler #iyiiçerikler listesinde yer almayı hak ediyor



Stand-up Mizah Altın Çağını Yaşıyor


Stand-up mizah gösterileri ve daha doğrusu tek kişilik sahne mizahı uzun süre Cem Yılmaz dışında kimsenin başaramayacağı bir şey olarak görülüyor ya da diğer değişle "ondan daha iyi performanslar olamaz" diye düşünülen bir komedi türüydü.

2000 ile 2010 arası hatta sadece Cem Yılmaz mizah yaparsa veya stand-up yaparsa izlenir algısına, kaygısına ve yanılgısına kadar gitmişti. 

Normal tabii demokratik bir ülke olmayı başaramayan bir ülkede belli başlı köşe başları belli insanlar tarafından tutulmuş ve insanlar onsuz yapamıyor oluyorlar. Tıpkı siyasette olduğu gibi 60-70'te de Ecevit- Demirel 90-2000 lerde de Ecevit - Demirel gibi.

Gezi olayları ile politik mizahta yeni bir eşik aşıldı ve aslında mizahın herkesin yapabileceği ve basit olabileceği gerçeğiyle yüzleştik. Geçen 10 yıla yakın süreçte ise özellikle 2015'ten sonra özellikle internet üzerinden tek kişilik sahne gösterisi şeklinde çok istikrarlı değerli ve özel örnekler ortaya çıktı.

Bu videoa ise TuzBiber Stand-Up adlı kanalın bir videosunda kendi standupçılarından sadece biri Deniz Göktaş adlı arkadaşı izliyoruz.

Video çok kısa olmasına rağmen çok ciddi bir mizah gücüne sahip.

Özellikle Cumhuriyetçilerin kendilerini eleştirel bakamışlarına Atatürk üzerinden gönderilen gönderme gerçekten çok değerli ve zekice.

Video ve kanal bu halde #enkomikler #iyiiçerikler listesinde yer almayı hak ediyor



Ya da soruyu şu şekilde değiştirelim; Ağaçları korumak neden zorumuza gidiyor?

Evet, yıllarca sözde vatanseverlik üzerinden dönen bir siyaset var ülkemizde, hatta Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana tam olarak vatanseverliğimizi göstermiş değiliz.

Bu yabancı birilerinin de dikkatini çekmiş, bir Finalndiya'lı gazetecinin de dediği gibi; "Türkler 1453 te İstanbul'u fetih etmişler ama hala yerleşemişler."

Bu konuda çok fazla yolda geçiyoruz ülkemizde.

İlkokuldan ta askerliğe kadar hep "vatan millet bayrak" diyerek büyütülüyoruz ama maalesef görünen o ki bazı şeyleri vatandan saymıyoruz galiba.. Bunun en başında doğa; ağaçlar ve dereler/nehirler geliyor.

Video İstanbul'un merkezi bir yerinden Basın Ekspress yolu parelelindeki 2009'daki taşan ve 30 insanın ölüdğü Ayamama Deresi kenarından çekilmiş ve dere üstündeki restore edilen tarihi köprünün yanında ki ağaçlara nasıl kıyıldığını gösteriyor.

Maalesef son yıllarda çok fazla karşılaştığımız bir şey bu; ağaçların dibine beton dökmek. Nerden bakarsanız insanlık dışı bu şeyin onca tepkilere rağmen hala tekrar ediyor olması çok utanç verici.

Videoyu izlediğinizde içiniz acıyor.

Bizim çocuklarımıza vatanseverlik millet bayrak sevgisi verirken neden ağaç ve su sevgisi vermediğimiz ve çevreciliği ve çevrecileri neden aşşağılayıp yok saydığımız hatta onları vatan haini gördüğümüzü düşünmemiz gerekiyor.

Çevresini koruyup onan dağıyla taşıyla suyuyla ağacıyla parkıyla kamu malıyla koruyamayan bir toplum vatansever değildir.

Video video kalitesi kötü olsa da #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor.

Ağaçları Korumak Neden Bu Kadar Zor?

Ya da soruyu şu şekilde değiştirelim; Ağaçları korumak neden zorumuza gidiyor?

Evet, yıllarca sözde vatanseverlik üzerinden dönen bir siyaset var ülkemizde, hatta Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana tam olarak vatanseverliğimizi göstermiş değiliz.

Bu yabancı birilerinin de dikkatini çekmiş, bir Finalndiya'lı gazetecinin de dediği gibi; "Türkler 1453 te İstanbul'u fetih etmişler ama hala yerleşemişler."

Bu konuda çok fazla yolda geçiyoruz ülkemizde.

İlkokuldan ta askerliğe kadar hep "vatan millet bayrak" diyerek büyütülüyoruz ama maalesef görünen o ki bazı şeyleri vatandan saymıyoruz galiba.. Bunun en başında doğa; ağaçlar ve dereler/nehirler geliyor.

Video İstanbul'un merkezi bir yerinden Basın Ekspress yolu parelelindeki 2009'daki taşan ve 30 insanın ölüdğü Ayamama Deresi kenarından çekilmiş ve dere üstündeki restore edilen tarihi köprünün yanında ki ağaçlara nasıl kıyıldığını gösteriyor.

Maalesef son yıllarda çok fazla karşılaştığımız bir şey bu; ağaçların dibine beton dökmek. Nerden bakarsanız insanlık dışı bu şeyin onca tepkilere rağmen hala tekrar ediyor olması çok utanç verici.

Videoyu izlediğinizde içiniz acıyor.

Bizim çocuklarımıza vatanseverlik millet bayrak sevgisi verirken neden ağaç ve su sevgisi vermediğimiz ve çevreciliği ve çevrecileri neden aşşağılayıp yok saydığımız hatta onları vatan haini gördüğümüzü düşünmemiz gerekiyor.

Çevresini koruyup onan dağıyla taşıyla suyuyla ağacıyla parkıyla kamu malıyla koruyamayan bir toplum vatansever değildir.

Video video kalitesi kötü olsa da #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor.

Evet, bir önceki videomuzda şizofreni bir hastanın yaşadığı hastalığı bir psikiyatrdan daha iyi anlattığından bahsetmiştik; ta ki bu videoyu izleyene kadar.

Kanal şizofreniyi çok açık ve herkesin anlayacağı şekilde anlatmak için büyük bir çaba göstermiş ve çok başarılı bir iş ortaya çıkmış.

Maalesef daha önceki şizofreni konulu video analizimizde yazdığımız gibi ülkemizde 2011 Sağlık Bakalığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre 5 kişiden 1 inin klnik düzeyde hasta olduğunu açıkladığı ve geçen 10 yılda bu oranın artarak devam ettiğini ve 5 kişiden 1 i yani %70 kadarımızın toplum olarak hasta olduğumuzdan bahsetmiştik

Bu yüzden psikoloji konusunda ehil insanların youtube kanallarına çok fazla ihtiyacımız var.

Çünkü ülkemiz insanın son yıllarda cinnet modunda yaşadığını zaten haberlerden görüyoruz.

Bunu ortadan kaldırmanın ve kendimize ve çevremize zarar vermemenin tek yolu bilgilenmektir. 

Bunun devamından tabiki tedavi görmek veya hasta değilsek çevremizdeki insaları bilgilendirip tedavi olmalarını sağlamak herkesin görevi olmalı.

Elbette devlette Sağlık Bakanlığı'da bu konularda sadece belirli büyük ruh sağlığı merkezleri hastaneleri dışında daha etkin ve kapsamlı yerel çözümlerde üretebilir.

Aile Hekimliği dışında Aile Ruh Sağlığı Merkezleri'de kurulabilir her mahalleye bir tane..

Çünkü insanlarımızın özel terapi alacak maddi gücü olmuyor çoğunlukla.

Bu sebeple en azından online bilgilendirme konusunda çalışan bu videoda analiz ettiğimiz Güçlü Psikoloji gibi kanalları detsekliyoruz. Ve bundan sornaki süreçte psikolji kanallarını daha öne çıkaracağız.

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor.


Şizofreni Hastalığı Nedir?

Evet, bir önceki videomuzda şizofreni bir hastanın yaşadığı hastalığı bir psikiyatrdan daha iyi anlattığından bahsetmiştik; ta ki bu videoyu izleyene kadar.

Kanal şizofreniyi çok açık ve herkesin anlayacağı şekilde anlatmak için büyük bir çaba göstermiş ve çok başarılı bir iş ortaya çıkmış.

Maalesef daha önceki şizofreni konulu video analizimizde yazdığımız gibi ülkemizde 2011 Sağlık Bakalığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre 5 kişiden 1 inin klnik düzeyde hasta olduğunu açıkladığı ve geçen 10 yılda bu oranın artarak devam ettiğini ve 5 kişiden 1 i yani %70 kadarımızın toplum olarak hasta olduğumuzdan bahsetmiştik

Bu yüzden psikoloji konusunda ehil insanların youtube kanallarına çok fazla ihtiyacımız var.

Çünkü ülkemiz insanın son yıllarda cinnet modunda yaşadığını zaten haberlerden görüyoruz.

Bunu ortadan kaldırmanın ve kendimize ve çevremize zarar vermemenin tek yolu bilgilenmektir. 

Bunun devamından tabiki tedavi görmek veya hasta değilsek çevremizdeki insaları bilgilendirip tedavi olmalarını sağlamak herkesin görevi olmalı.

Elbette devlette Sağlık Bakanlığı'da bu konularda sadece belirli büyük ruh sağlığı merkezleri hastaneleri dışında daha etkin ve kapsamlı yerel çözümlerde üretebilir.

Aile Hekimliği dışında Aile Ruh Sağlığı Merkezleri'de kurulabilir her mahalleye bir tane..

Çünkü insanlarımızın özel terapi alacak maddi gücü olmuyor çoğunlukla.

Bu sebeple en azından online bilgilendirme konusunda çalışan bu videoda analiz ettiğimiz Güçlü Psikoloji gibi kanalları detsekliyoruz. Ve bundan sornaki süreçte psikolji kanallarını daha öne çıkaracağız.

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor.



Malum son yıllarda ülke olarak zaten gündelik hayat içinde sınırları zorlayan küfür ve espri yeteneğimiz çok fazla olan bir toplumken bu yanımız sosyal medya ile çok fazla görünür oldu.

Buna birde ülkemizdeki siyasi kamplaşmalar, ekonomik siyasi bunalımlar eklenince toplum olarak top yekün internetinde verdiği özgürlükle herkese internet üzerinden küfür ve hakeret etmek moda oldu. Maalesef bu hakaretlerden biri de hakaret olarak "şizofren" demek moda oldu.

Buna parelel acı bir istatistiği ise, maalesef çoğumuz bilmiyoruz. 2011 Türkiye Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre her 5 kişiden 1'isi klinik düzeyde tıpkı şizofrenlerin yaşadığı bir gerçek gibi hasta ve bu 2011 istatistiklerine göre ülkemiz %20 oranın psikolojik olarak ciddi şekilde hastaymış.

Bu oran peki geçen 10 yılda nasıl değiştirmiştir sizce? Gerçekçi bir tahminle bakarsak, haberlerden izlediğimiz ve çevremizden gördüğümüz üzere bunun azalmadığı hatta kat be kat arttığını herkes kabul eder muhtemelen. Evet muhtemelen şu an oran 5 kişiden 3'ü klinik düzeyde..

Peki o zaman kim kime "şizofren" diye hakaret etmeli? Hiç kimse elbette

Onur Altıntaş adlı bu güzle kalpli arkadaşımız klinik düzeydeki her 5 kişiden 3'ün muhtemelen yaptığı şeyi yapmamış ve hastalığını en fazla 2-3 sene inkar ve reddetmiş; sonunda bu gerçeği kabul etmiş ve tedavisine başlamış ve videoda izleyeceğiniz üzere bir psikiyatrdan daha iyi şekilde Şizofreni hastalığını anlatmış.

Demek ki neymiş? Birilerine "şizofren" diye hakaret etmeden önce kendimizde olanları bulmalı ve olası sahip olduğumuz kişilik bozukluğu hastalığını öğrenmeliyiz. Önce videoyu ilzeyin sonra kendinizde olan sorunu bulmak için linke tıklayınız

Video,  baştan sona şu dönemde Türkiye için yapılmış en güzel şeylerden birisi.  Çünkü maalesef dediğimiz gibi ülkemiz %70 oranında psikolojik olark ciddi düzeyde yani kliniğe yatırılacak kadar hasta ama kabul etmiyoruz. 

İzleyenin hayatının eskisi gibi olmayacağı çok açık.

Video #iyiçerik ve #çokizlenenler etiketini sonuna kadar hak etmiş. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Video : https://www.youtube.com/watch?v=wKkRP81g-PY

Hani Birine "Şizofren" Diyorsunuz ya!


Malum son yıllarda ülke olarak zaten gündelik hayat içinde sınırları zorlayan küfür ve espri yeteneğimiz çok fazla olan bir toplumken bu yanımız sosyal medya ile çok fazla görünür oldu.

Buna birde ülkemizdeki siyasi kamplaşmalar, ekonomik siyasi bunalımlar eklenince toplum olarak top yekün internetinde verdiği özgürlükle herkese internet üzerinden küfür ve hakeret etmek moda oldu. Maalesef bu hakaretlerden biri de hakaret olarak "şizofren" demek moda oldu.

Buna parelel acı bir istatistiği ise, maalesef çoğumuz bilmiyoruz. 2011 Türkiye Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre her 5 kişiden 1'isi klinik düzeyde tıpkı şizofrenlerin yaşadığı bir gerçek gibi hasta ve bu 2011 istatistiklerine göre ülkemiz %20 oranın psikolojik olarak ciddi şekilde hastaymış.

Bu oran peki geçen 10 yılda nasıl değiştirmiştir sizce? Gerçekçi bir tahminle bakarsak, haberlerden izlediğimiz ve çevremizden gördüğümüz üzere bunun azalmadığı hatta kat be kat arttığını herkes kabul eder muhtemelen. Evet muhtemelen şu an oran 5 kişiden 3'ü klinik düzeyde..

Peki o zaman kim kime "şizofren" diye hakaret etmeli? Hiç kimse elbette

Onur Altıntaş adlı bu güzle kalpli arkadaşımız klinik düzeydeki her 5 kişiden 3'ün muhtemelen yaptığı şeyi yapmamış ve hastalığını en fazla 2-3 sene inkar ve reddetmiş; sonunda bu gerçeği kabul etmiş ve tedavisine başlamış ve videoda izleyeceğiniz üzere bir psikiyatrdan daha iyi şekilde Şizofreni hastalığını anlatmış.

Demek ki neymiş? Birilerine "şizofren" diye hakaret etmeden önce kendimizde olanları bulmalı ve olası sahip olduğumuz kişilik bozukluğu hastalığını öğrenmeliyiz. Önce videoyu ilzeyin sonra kendinizde olan sorunu bulmak için linke tıklayınız

Video,  baştan sona şu dönemde Türkiye için yapılmış en güzel şeylerden birisi.  Çünkü maalesef dediğimiz gibi ülkemiz %70 oranında psikolojik olark ciddi düzeyde yani kliniğe yatırılacak kadar hasta ama kabul etmiyoruz. 

İzleyenin hayatının eskisi gibi olmayacağı çok açık.

Video #iyiçerik ve #çokizlenenler etiketini sonuna kadar hak etmiş. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Video : https://www.youtube.com/watch?v=wKkRP81g-PY


Bir istatistiğie göre dünyanın en girişimci milleti Türklermiş. Bu övünülecek kadar övünülmeyecek bir şey aslında. Çünkü millet olarak kısa yoldan zengin olmak (
Gerçi çoğumuz bir asgari ücret kadar gelirede fitiz bu pandemi sürecinde) ve başkasına çalışmak istemiyoruz. 

 
Çünkü Türkiye'de başkasına asgari ücretle çalışmak çok zor ve iş kanununa uymayabiliyor çoğunlukla işverenler. Haftalık çalışma saati 45 saat iken 60 saat'a kadar çıkabiliyor.

Oysa girişimcilik çok zor bir şey ve kısa yoldan zengin olmak çok zor

Engelli biri olarak buna kalkışan ve çok zor süreçlerden geçen Kürşat Ceylan başarsının arkasındaki süreci StoryBox kanalına anlatmış.

Video baştan sona çok güzel bir çalışma olmuş ve bizlere çok değerli fikirler ve motivasyonlar veriyor.

Kürşat Ceylan'ı bu başarısından dolayı ne kadar kutlasak az. Bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı kendisi.

Video çok değerli bir içeriğie sahip bu sebeple videoyu #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Dünyada Yılın Girişimcisi Türkiye'den


Bir istatistiğie göre dünyanın en girişimci milleti Türklermiş. Bu övünülecek kadar övünülmeyecek bir şey aslında. Çünkü millet olarak kısa yoldan zengin olmak (
Gerçi çoğumuz bir asgari ücret kadar gelirede fitiz bu pandemi sürecinde) ve başkasına çalışmak istemiyoruz. 

 
Çünkü Türkiye'de başkasına asgari ücretle çalışmak çok zor ve iş kanununa uymayabiliyor çoğunlukla işverenler. Haftalık çalışma saati 45 saat iken 60 saat'a kadar çıkabiliyor.

Oysa girişimcilik çok zor bir şey ve kısa yoldan zengin olmak çok zor

Engelli biri olarak buna kalkışan ve çok zor süreçlerden geçen Kürşat Ceylan başarsının arkasındaki süreci StoryBox kanalına anlatmış.

Video baştan sona çok güzel bir çalışma olmuş ve bizlere çok değerli fikirler ve motivasyonlar veriyor.

Kürşat Ceylan'ı bu başarısından dolayı ne kadar kutlasak az. Bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı kendisi.

Video çok değerli bir içeriğie sahip bu sebeple videoyu #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.


 90'lar ve 2000'lerin tv ve müzik yıldızları yaşları kemale erdikçe kendilerini daha güzel ifade ediyorlar.

Janset kanalında bu olgunluğun muhabbete dönüşmesine vesile oluyor ve bize eşsiz röportaj sohbet şeklinde diyaloglar sunuyor.

Ülkemizin giderek açık hava tımarhaneye dönüştüğü şu zamanlarda samimi ve sıcakkanlı olmanın ne kadar sağlıklı ve iyileştirici olabileceğini bize yeniden hatırlatıyor.

Ogün Şanlısoy'un konuk olduğu bu programı izlemenizde fayda var.

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor. 

Prikşın Dolu Hoş Muhabbet Vaad Ediyor

priksin-janset-dolu-hos-muhabbet-vaad-ediyor

Prikşın Janset Dolu Dolu Hoş Muhabbet Vaad Ediyor


 90'lar ve 2000'lerin tv ve müzik yıldızları yaşları kemale erdikçe kendilerini daha güzel ifade ediyorlar.

Janset kanalında bu olgunluğun muhabbete dönüşmesine vesile oluyor ve bize eşsiz röportaj sohbet şeklinde diyaloglar sunuyor.

Ülkemizin giderek açık hava tımarhaneye dönüştüğü şu zamanlarda samimi ve sıcakkanlı olmanın ne kadar sağlıklı ve iyileştirici olabileceğini bize yeniden hatırlatıyor.

Ogün Şanlısoy'un konuk olduğu bu programı izlemenizde fayda var.

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor. 

Prikşın Dolu Hoş Muhabbet Vaad Ediyor

priksin-janset-dolu-hos-muhabbet-vaad-ediyor

Tuhaf bir şekilde zamanın alay edilen şeyleri Youtube çağında insanlar tarafından özel sayılmaya başlanıyor.

Tofaş malum bilmeyenler için 90'ların yerli üretim arab yapan markamız ve Şahin, Doğan, Kartal ve Serçe gibi kuş isimleri verilen model arabaları var.

Bu video da ise, bırakınız Türkleri yabancı birinin da "Tofaş" üzerinden halkımıza yürümeye çalıştığını görüyoruz.

Sebep belli elbette rating ve farklı olma çabası... Yoksa arabanın tarihini ve kitabınız yazan bir Alman'ın Serçe ile ne işi olur.

Video bir yabancının Türkiye'ye taşınma çabasını ve geçtiği süreçleri kendi ağzından bir yolculuk esnasında anlatıyor.

Ne diyelim, hayırlı olsuna ama çok fazla mülteci ve göçmen var ülkemizde 250000 doları olan vatandaşlık alıyor. Yakında göçmenlere kiracı olacağız.

TravelComic kanalı sahibi bu hanım bizlere bir anlamda elçilik yapıp ingilizce olarak dünyaya Türkiye'yi 81 il gezerek anlatıyor.

Bu çok güzel bir çaba... 

Videoyu #iyiiçerik ve #iyiçekim olarak etiketliyoruz.


Tofaş'lı Alman ile Tükiye Turu

Tuhaf bir şekilde zamanın alay edilen şeyleri Youtube çağında insanlar tarafından özel sayılmaya başlanıyor.

Tofaş malum bilmeyenler için 90'ların yerli üretim arab yapan markamız ve Şahin, Doğan, Kartal ve Serçe gibi kuş isimleri verilen model arabaları var.

Bu video da ise, bırakınız Türkleri yabancı birinin da "Tofaş" üzerinden halkımıza yürümeye çalıştığını görüyoruz.

Sebep belli elbette rating ve farklı olma çabası... Yoksa arabanın tarihini ve kitabınız yazan bir Alman'ın Serçe ile ne işi olur.

Video bir yabancının Türkiye'ye taşınma çabasını ve geçtiği süreçleri kendi ağzından bir yolculuk esnasında anlatıyor.

Ne diyelim, hayırlı olsuna ama çok fazla mülteci ve göçmen var ülkemizde 250000 doları olan vatandaşlık alıyor. Yakında göçmenlere kiracı olacağız.

TravelComic kanalı sahibi bu hanım bizlere bir anlamda elçilik yapıp ingilizce olarak dünyaya Türkiye'yi 81 il gezerek anlatıyor.

Bu çok güzel bir çaba... 

Videoyu #iyiiçerik ve #iyiçekim olarak etiketliyoruz.


 

Billur TV insanlara faydalı olmak için çok samimice çalışan bir kanal.

Billur Kalkavan'a ait olan bu kanal sadece cinsel sağlık konularında değil, artık ağırlıkla ve özellikle astrolojiye eğilen ve bu anlamda çok derin analizlere sahiplik ediyor.

Bu bölümde ağırlıkla İklim Değişikliği konusunda ve diğer konularda insanlara astrolojik tespitlere de yer veriyor ve insanları uyarıyor.

Video gerçek anlamda dernlikli bir uzman bilgisi ile dolu.

Bu yüzden video #iyiiçerik  olarak etikletleniyor.

.

İklim Değişikliği ve Pandemiye Astrolojik Bakış

 

Billur TV insanlara faydalı olmak için çok samimice çalışan bir kanal.

Billur Kalkavan'a ait olan bu kanal sadece cinsel sağlık konularında değil, artık ağırlıkla ve özellikle astrolojiye eğilen ve bu anlamda çok derin analizlere sahiplik ediyor.

Bu bölümde ağırlıkla İklim Değişikliği konusunda ve diğer konularda insanlara astrolojik tespitlere de yer veriyor ve insanları uyarıyor.

Video gerçek anlamda dernlikli bir uzman bilgisi ile dolu.

Bu yüzden video #iyiiçerik  olarak etikletleniyor.

.

 

Kripto para denen bir şeye bu kış çok fazla kafa yorduk malum. Thodex adlı bir firmanın vurgununu da yakından gördük.

Sonuç olarak, artık bir ülkemizde epey insan bu yatırım şekli ile belirli paralar kazandı ya da kaybettiler.

Ama hala olayın ne olduğuna dair bir fikrimizde yok

Cenk Erdem kendilerinne has stilleri ile bu konuda uzman birisiyle bu konuyu derinlemesine irdeliyorlar.

Hem mizah hem bilgiyi hap şeklinde alma fırsatımızda var.

Video hem #iyiiçerik hemde #enkomikler listemizde yer buluyor kendine...

Hala Kripto Para Nedir Diyenelere

 

Kripto para denen bir şeye bu kış çok fazla kafa yorduk malum. Thodex adlı bir firmanın vurgununu da yakından gördük.

Sonuç olarak, artık bir ülkemizde epey insan bu yatırım şekli ile belirli paralar kazandı ya da kaybettiler.

Ama hala olayın ne olduğuna dair bir fikrimizde yok

Cenk Erdem kendilerinne has stilleri ile bu konuda uzman birisiyle bu konuyu derinlemesine irdeliyorlar.

Hem mizah hem bilgiyi hap şeklinde alma fırsatımızda var.

Video hem #iyiiçerik hemde #enkomikler listemizde yer buluyor kendine...

 

Deniz Arcak Z Kuşağının pek bilmediği bir isim 90'ların güçlü seslerinden biriydi ve 90'lar dediğimizde aklımıza gelen 10 solistten birisi.

Dinlemeyenlerin mutlaka dinlemesi gereken özel bir ses.

Kendi kanalını kurmuş ve gençlere müzik konusunda hem atolyesinde hemde youtube kanalında yardımcı olmaya çalışıyor ve ekibindeki arkadaşları ile sohbet gırgır muhabbet şeklinde bunu yapıyor.

Müzisyen olmak isteyen her gencin özellikle solit olmak isteyen herkesin onun tüyolarına ihtiyacı olabilir.

Video Deniz Arcak'ın deli deolu halleri ile akıcı ve izlenilesi bir içeriğe sahip

Bu sebeplerle #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Deniz Arcak ve Çetesi ile Gırgır Muhabbet

 

Deniz Arcak Z Kuşağının pek bilmediği bir isim 90'ların güçlü seslerinden biriydi ve 90'lar dediğimizde aklımıza gelen 10 solistten birisi.

Dinlemeyenlerin mutlaka dinlemesi gereken özel bir ses.

Kendi kanalını kurmuş ve gençlere müzik konusunda hem atolyesinde hemde youtube kanalında yardımcı olmaya çalışıyor ve ekibindeki arkadaşları ile sohbet gırgır muhabbet şeklinde bunu yapıyor.

Müzisyen olmak isteyen her gencin özellikle solit olmak isteyen herkesin onun tüyolarına ihtiyacı olabilir.

Video Deniz Arcak'ın deli deolu halleri ile akıcı ve izlenilesi bir içeriğe sahip

Bu sebeplerle #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

 

Tiyatro ve sinema iki eşsiz özgür alan dünyaya insanlara değişim yönünde cesaret ve ilham vermek ve insanlığı sömüren siyasilere karşı bir ve diri tutmak için.

İki usta tiyatrocumuz bu yıl kaybettiğimiz Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin'i rahmetle anıyoruz. 

2020 de bu paylaşımı yapan Çetin Eroğlu'na video için ayrıca teşekkür ederiz.

Video #iyiiçerik olarak sitemizde yer alıyor.

Bu Yıl Kaybettiğimiz Ustalar

 

Tiyatro ve sinema iki eşsiz özgür alan dünyaya insanlara değişim yönünde cesaret ve ilham vermek ve insanlığı sömüren siyasilere karşı bir ve diri tutmak için.

İki usta tiyatrocumuz bu yıl kaybettiğimiz Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin'i rahmetle anıyoruz. 

2020 de bu paylaşımı yapan Çetin Eroğlu'na video için ayrıca teşekkür ederiz.

Video #iyiiçerik olarak sitemizde yer alıyor.

Almanları malum Türk göçmenlere uyguladıkları katı iş disiplini ile yıllarca filmlerden gördük. 

Hitler zaten Almanlar hakkında belleğimizde ve Almanya'yı dünyanın en sağlam ürünlerini üretne millet oalrka olarak biliyoruz.

Bugün ise geldiğimiz noktada Almanların da bizler gibi normal mütevazi insanlar olduklarını Youtube ile keşfediyoruz.

Bunda en büyük pay tabi ki Türkçe konuşan Almanlarda.

Video baştan sona akıcı ve güzel bir sohbet içeriyor.

Video #iyiiçerik ve #iyiçekim olmayı hak ediyor.


Türkçe Konuşan Alman Çekiciliği

Almanları malum Türk göçmenlere uyguladıkları katı iş disiplini ile yıllarca filmlerden gördük. 

Hitler zaten Almanlar hakkında belleğimizde ve Almanya'yı dünyanın en sağlam ürünlerini üretne millet oalrka olarak biliyoruz.

Bugün ise geldiğimiz noktada Almanların da bizler gibi normal mütevazi insanlar olduklarını Youtube ile keşfediyoruz.

Bunda en büyük pay tabi ki Türkçe konuşan Almanlarda.

Video baştan sona akıcı ve güzel bir sohbet içeriyor.

Video #iyiiçerik ve #iyiçekim olmayı hak ediyor.


Ülkemize ender özgür ruhlu ve entellektüel insanlar geldi, birini en son kaybettik malum, Huysuz Virjin - Seyfi Dursunoğlu.

Kimseye biat etmeyenlerden biri olarak yaşayanlardan ise, belkide Billur Kalkavan bunların en başında gelenlerindendir diyebiliriz çizgisi ile .

Normal tabii çok olmamaları, son 50-60 yıldır batı ile doğu arasında kafası karışmış, yıllardır gelenekselciliğin üstüne birde askeri zorbalıkla ve devletçi ahlakla örselenmiş ve malum son 20 yılda muhafazakar ahlakın dayatıldığı bir toplumuz. 

Bu yüzden özgüveni yüksek ve malum belli ideolojilere ve onun temsilcilerine göre konuşmayan insanlar bize hep ağır ve şaşırtıcı geliyor.

Billur KALKAVAN onu tanıyanların bileceği üzere 90'lardan günümüze çizgisini bozmayan bu ender özgür insanlardan biri.

Bu röportajda da baştan sona bunu hissettiriyor. 

Kanal sahibi Ahu Karaduman bu anlamda çok başarılı bir iş çıkarmış ve çok güzel bir diyalog ortaya çıkmış. 

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor.

Billur Kalkavan'la Billur bir Muhabbet

Ülkemize ender özgür ruhlu ve entellektüel insanlar geldi, birini en son kaybettik malum, Huysuz Virjin - Seyfi Dursunoğlu.

Kimseye biat etmeyenlerden biri olarak yaşayanlardan ise, belkide Billur Kalkavan bunların en başında gelenlerindendir diyebiliriz çizgisi ile .

Normal tabii çok olmamaları, son 50-60 yıldır batı ile doğu arasında kafası karışmış, yıllardır gelenekselciliğin üstüne birde askeri zorbalıkla ve devletçi ahlakla örselenmiş ve malum son 20 yılda muhafazakar ahlakın dayatıldığı bir toplumuz. 

Bu yüzden özgüveni yüksek ve malum belli ideolojilere ve onun temsilcilerine göre konuşmayan insanlar bize hep ağır ve şaşırtıcı geliyor.

Billur KALKAVAN onu tanıyanların bileceği üzere 90'lardan günümüze çizgisini bozmayan bu ender özgür insanlardan biri.

Bu röportajda da baştan sona bunu hissettiriyor. 

Kanal sahibi Ahu Karaduman bu anlamda çok başarılı bir iş çıkarmış ve çok güzel bir diyalog ortaya çıkmış. 

Video #iyiiçerik olmayı hak ediyor.

 

"İnşaat" kelimesi son 20 yılda Top 10 siyaset kelimesinden biri oldu... Bu bir ülke siyaset tarihinde muhtemelen görülmemiş bir şeydir. 

Özellikle bizim gibi tarım, hayvancılık ve tekstil ülkesi için anlaşılır bir şey değil. Çünkü beton bir ürün üretim biçimi değil ve yenmiyor ya da giyilmiyor ama giymeye çalıştık üzerimize.

Hal böyle olunca üzerimizde pek durmadı. Yakışmadı, sırıttı ve saçmaladık.

Hele yüksek olanları hiç durmadı. Bizler 100 yıllardır bu coğrafyada kendi çabaları ile bir şekilde evini yapan bir toplumduk. Birden birileri bize geldi dedi ki; "gerek yok endişelenmenize, 10-20 katlı binalarda çok güvenli lüks yaşayacaksınız, ayda taksitle kira öder gibi ev sahibi olacaksınız.."

Bu teklife hemen atladık ya da bizi ikna ettiler. Zaten nerdeyse 50 yıldır askeri vesayetle ve kaoslarla yönetilen bir ülkede olduğumuzdan, her alanda sınırlı şeylere sahip olduğumuz için her hangi bir şehirleşme planı içinde olmayan bu maket binalara koşa koşa para yatırdık.

Sonuç, kaos, çirkinlik, soygun, ahlaki çöküş... 

Kira öder gibi ev sahibi olanlar kira kadar aidat ödemeye başladı.

Her yerde 10-20 katlı binalar ve mahalle kültürü içinde gerçek insanı ilişkileri yaşam alanı olmayan nerdeyse 1000 lerce 10000 lerce kişinin 10-20 tane binada yaşadığı siteler ve taksitleri ödeyebilmek için insanlıktan çıkmış ebevenler, bu süreçte yıkılmış evlilikler ve ev sahibi olma yolunda kavga gürültü paramparça olmuş aileler.

#iyiiçerik ve #iyiçekim olarak etiketlenmeyi hak eden ender bir iş.


"İnşaat" "Yapı" ve "Yıkım" Bir Belgeselde

 

"İnşaat" kelimesi son 20 yılda Top 10 siyaset kelimesinden biri oldu... Bu bir ülke siyaset tarihinde muhtemelen görülmemiş bir şeydir. 

Özellikle bizim gibi tarım, hayvancılık ve tekstil ülkesi için anlaşılır bir şey değil. Çünkü beton bir ürün üretim biçimi değil ve yenmiyor ya da giyilmiyor ama giymeye çalıştık üzerimize.

Hal böyle olunca üzerimizde pek durmadı. Yakışmadı, sırıttı ve saçmaladık.

Hele yüksek olanları hiç durmadı. Bizler 100 yıllardır bu coğrafyada kendi çabaları ile bir şekilde evini yapan bir toplumduk. Birden birileri bize geldi dedi ki; "gerek yok endişelenmenize, 10-20 katlı binalarda çok güvenli lüks yaşayacaksınız, ayda taksitle kira öder gibi ev sahibi olacaksınız.."

Bu teklife hemen atladık ya da bizi ikna ettiler. Zaten nerdeyse 50 yıldır askeri vesayetle ve kaoslarla yönetilen bir ülkede olduğumuzdan, her alanda sınırlı şeylere sahip olduğumuz için her hangi bir şehirleşme planı içinde olmayan bu maket binalara koşa koşa para yatırdık.

Sonuç, kaos, çirkinlik, soygun, ahlaki çöküş... 

Kira öder gibi ev sahibi olanlar kira kadar aidat ödemeye başladı.

Her yerde 10-20 katlı binalar ve mahalle kültürü içinde gerçek insanı ilişkileri yaşam alanı olmayan nerdeyse 1000 lerce 10000 lerce kişinin 10-20 tane binada yaşadığı siteler ve taksitleri ödeyebilmek için insanlıktan çıkmış ebevenler, bu süreçte yıkılmış evlilikler ve ev sahibi olma yolunda kavga gürültü paramparça olmuş aileler.

#iyiiçerik ve #iyiçekim olarak etiketlenmeyi hak eden ender bir iş.


 

 

Anadolunun en güzel özelliklerinden birisidir kışa hazırlık konusunda yapılan hazırlıklar. Bunların başında da elbette bir çok sebze ve meyve kurutulması veya kaynatılıp konserveler yapılması gelir.

Domates malum yaz kış çok sevdiğimzi hem çiğ hemde pişmiş olarak tükettiğimiz eşsiz kırmızı bir sebze ve kırmızı sebzelerin kansere karşı koruduğu da söylenir.

Bu video da baştan sona eşsiz bir kalitede domates kurutulmasını aşama aşama anlatılmış.

Bizlere kalan keyifle bu tarifi uygulamak.

Video çok doğal ve samimi bir sunum yaptığı için #iyiiçerik #kendinyap tarifi olmayı hak ediyor.


Kış Hazırlıkları Başlasın: Domates Kurutma

 

 

Anadolunun en güzel özelliklerinden birisidir kışa hazırlık konusunda yapılan hazırlıklar. Bunların başında da elbette bir çok sebze ve meyve kurutulması veya kaynatılıp konserveler yapılması gelir.

Domates malum yaz kış çok sevdiğimzi hem çiğ hemde pişmiş olarak tükettiğimiz eşsiz kırmızı bir sebze ve kırmızı sebzelerin kansere karşı koruduğu da söylenir.

Bu video da baştan sona eşsiz bir kalitede domates kurutulmasını aşama aşama anlatılmış.

Bizlere kalan keyifle bu tarifi uygulamak.

Video çok doğal ve samimi bir sunum yaptığı için #iyiiçerik #kendinyap tarifi olmayı hak ediyor.



Bu sene okullarda yüzyüze eğitim nasıl olacak diye merak ederken Sağlık Bakanı'ndan açıklama gelmişti ve yüzyüze eğitim yapılacağı sert bir vurgu ile söylenmişti.

Buna karşı pandemide geldiğimiz noktada ise, malum ülkemizde pandemi zirve yapmış durumda ve ölüm sayıları 200'ü buluyor ve geçiyor vaka sayıları ise 20000 civarlarında.

Şahan Bakar ve eşide bir ebeveyn olarak çocuklarının sağlığını düşünerek bir video yapmış ve yüzyüze eğitimle ilgili çekincelerini kibarca dile getirmişler.

Video bu anlamda sorumlu ve duyarlı bir çaba ve diğer ünlülerede örnek olmalı.

Demokrasi, sadece oy kullanıp seçilenlerin ve onların atadıkları yetkililerin size uygun gördüğü çözümleri üretmesini beklemek ve bunu sorgulamadan itiraz etmeden kabul etmek değil, karar süreçlerine katılımcı olarak, direkt ve dolaylı şekilde karar süreçlerinde yönetime dahil olmayı da gerektiriyor.

Bizde maalesef demokrasi sadece 1. şekilde yanı seçilenlerin kararları kendilerinin aldığı ve kamuyla(STK vb.) istişare etmeden verdiği kararların halkın büyük kısmı tarafından beklendiği "temsili demokrasi" şeklinde, oysa dünya 2. demokrasi türünü yani "katılımcı demokrasi" ile kararların alınmasında katılımcı olarak yer aldığı şeklinde. 

Günümüzde hatta 3. demokrasi türü de başladı dünyada, o da "radikal demokrasi" ki, bu demokrasi türünde devlet ve seçilenler yüzde 100 şeffaf ve dürüst olmaya zorlanıyor ki, bunu da ABD'nin ve NATO'yaptığı savaş suçlarını ifşa eden Julian Assange ve Snowden günümüzde temsil etmektedir.

Okullarda Yüzyüze Eğitim ve Gökbakar Ailesinin Bakışı


Bu sene okullarda yüzyüze eğitim nasıl olacak diye merak ederken Sağlık Bakanı'ndan açıklama gelmişti ve yüzyüze eğitim yapılacağı sert bir vurgu ile söylenmişti.

Buna karşı pandemide geldiğimiz noktada ise, malum ülkemizde pandemi zirve yapmış durumda ve ölüm sayıları 200'ü buluyor ve geçiyor vaka sayıları ise 20000 civarlarında.

Şahan Bakar ve eşide bir ebeveyn olarak çocuklarının sağlığını düşünerek bir video yapmış ve yüzyüze eğitimle ilgili çekincelerini kibarca dile getirmişler.

Video bu anlamda sorumlu ve duyarlı bir çaba ve diğer ünlülerede örnek olmalı.

Demokrasi, sadece oy kullanıp seçilenlerin ve onların atadıkları yetkililerin size uygun gördüğü çözümleri üretmesini beklemek ve bunu sorgulamadan itiraz etmeden kabul etmek değil, karar süreçlerine katılımcı olarak, direkt ve dolaylı şekilde karar süreçlerinde yönetime dahil olmayı da gerektiriyor.

Bizde maalesef demokrasi sadece 1. şekilde yanı seçilenlerin kararları kendilerinin aldığı ve kamuyla(STK vb.) istişare etmeden verdiği kararların halkın büyük kısmı tarafından beklendiği "temsili demokrasi" şeklinde, oysa dünya 2. demokrasi türünü yani "katılımcı demokrasi" ile kararların alınmasında katılımcı olarak yer aldığı şeklinde. 

Günümüzde hatta 3. demokrasi türü de başladı dünyada, o da "radikal demokrasi" ki, bu demokrasi türünde devlet ve seçilenler yüzde 100 şeffaf ve dürüst olmaya zorlanıyor ki, bunu da ABD'nin ve NATO'yaptığı savaş suçlarını ifşa eden Julian Assange ve Snowden günümüzde temsil etmektedir.

 

Yumurta fiyatlarının pandemide birden bire tavan yapması diye bir şey oldu ve hala devam ediyor ama nedense pek konuşulmuyor nedense?

Uzun yıllardır doların 6 tl olmasına rağmen tanesi 50 kuruşun altında seyreden yumurta fiyatları pandemide önce 75 kuruşu şimdi ise 1 tl yi geçti.

Marketlerde 15 li yumurtanın fiyatı 15.5 tl civarında şu anda. Türk milletinin büyük bir kısmının ekmek, peynir, zeytin, patatesle beraber temel besinlerinden biri olan yumurta artık lüks tüketime girdi

Şu an bunlar arasında fiyatı uygun sayılabilecek olan tek patates.. Ekmeğinde kilosu zaten şu an nerdeyse 8-10 lira civarında.

Peynir ve zeytini zaten artık konuşamıyoruz bile en ucuz zeytin 20 tl ve en ucuz peynir 30 tl ye yakın.

Bu anlamda bu video 1 yıl önce çekilmesine rağmen mevzuyu çok erkenden görmüş.

Yumurta eğer bahane edildiği gibi pandemide çok tüketimden talep arttığından dolayı arttırysa şimdi neden artıyo? Çünkü kısıtlmalar kalkalı aylar oluyor?

Yoksa bir fırsatçılık mı söz konusu?

Video bunu ele aldığı ve cesurca soguladığı için #iyiiçerik olmayı hak ediyor.

Yumurta Fiyatlarına Tepki

 

Yumurta fiyatlarının pandemide birden bire tavan yapması diye bir şey oldu ve hala devam ediyor ama nedense pek konuşulmuyor nedense?

Uzun yıllardır doların 6 tl olmasına rağmen tanesi 50 kuruşun altında seyreden yumurta fiyatları pandemide önce 75 kuruşu şimdi ise 1 tl yi geçti.

Marketlerde 15 li yumurtanın fiyatı 15.5 tl civarında şu anda. Türk milletinin büyük bir kısmının ekmek, peynir, zeytin, patatesle beraber temel besinlerinden biri olan yumurta artık lüks tüketime girdi

Şu an bunlar arasında fiyatı uygun sayılabilecek olan tek patates.. Ekmeğinde kilosu zaten şu an nerdeyse 8-10 lira civarında.

Peynir ve zeytini zaten artık konuşamıyoruz bile en ucuz zeytin 20 tl ve en ucuz peynir 30 tl ye yakın.

Bu anlamda bu video 1 yıl önce çekilmesine rağmen mevzuyu çok erkenden görmüş.

Yumurta eğer bahane edildiği gibi pandemide çok tüketimden talep arttığından dolayı arttırysa şimdi neden artıyo? Çünkü kısıtlmalar kalkalı aylar oluyor?

Yoksa bir fırsatçılık mı söz konusu?

Video bunu ele aldığı ve cesurca soguladığı için #iyiiçerik olmayı hak ediyor.

Bizi Takip Edin