Haftanın Kanalı (En İyiler)

iyiicerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyiicerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Son araştımalara göre Türkiye'de kitap okuma oranı kişi başına 1 kitaptan daha az orana inmiş. 

Zaten sosyal medya sitelerine en çok ilgi gösteren ülkeler sıralamasında da ilk 5-10 te olduğumuz için kitap okuma konusunda da  hiç istekli olmadığımız ortaya çıkıyor.

Bu videonun konusu ise, kitap okumamazı değil tam tersi bir konuyu; çok fazla kitap alma hastalığı, evet evet yanlış duymadınız çok fazla kitap okuma hastalığı olan bibliyomaniyi değil, çok fazla kitap alma ama aldıklarını büyük oranda okumama hastalığını ele alıyor. Bu yüzden buna çok kitap alma hastalığı denmiş.

Açıkcası bu yüzyılda kitap okuma bireysel ve toplumsal gelişim açısından temel bir ölçüt olabilir mi o da muğlak bir konu. Çünkü haberde de göreceğiniz gibi en çok kitap okunan ülkeler Hindistan, Tayvan ve Çin. Bu ülkeler teknoloji olarak gelişmiş ama demokrasi, insan hakları ve diğer insani gelişmişlik endekslerinde çok geride olan ülkeler.

O zaman demek ki, kitap okumak çok müthiş insanı ve toplumları sağlıklı yapan ve geliştirne bir şey değil ve bu anlamda zanla zorla kitap okumak iyi bir şey değil.

Ya da aynı şekilde çok çok kitap okumakta iyi bir şey değil, asıl iyi olan şey, yeterince ve azda olsa kitap okumak ve buna ek olarak başka kaynaklardan özellikle internetten, ansiklopedik metin okumak, haber okumak, araştırma yazıları okumak daha önemli. Bu tür yazılar okumak insanı zamanın içinde tutan ve insanın sorgulama, analiz etme ve düşünme becerilerini geliştirir. Çünkü tek başına bir konuda yazılan kitapları çok fazla okumak, insanı gerçeklikten egrçek hayattan bireysel veya sosyal sorumluluk ve doğrulardan ve toplum içinde faydalı aktif birey olmaktan koyan asosyal kişiler yapan bir şeye dönüştürebilir. 

Ama, genel olarak çok kitap alıp okumama veya çok kitap okumanında birer hastalık olduğu ve normal olmadığını bilmemiz gerekir.

Sonuç olarak, kitap okumak veya çok kitap okumak bu anlamda elitist bir şeye yani kendini seçkinler sınıfına koymaya dönüşme aracı olarak kullanılmamalı.

Bu video, aslında çok kitap alanların belkide bu sebeple kitap aldıklarını da işaret ederek bir anlamda insanları eleştiriyor.

Bu konularda detaylı ve sade bir anlatımı olan Karavdandaki Adam adlı bu youtuberın bu videosu çok faydalı bir içerik.

Videoyu #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.



Çok Kitap Okumamak Daha İyi Bir şey Belkide?

 

Son araştımalara göre Türkiye'de kitap okuma oranı kişi başına 1 kitaptan daha az orana inmiş. 

Zaten sosyal medya sitelerine en çok ilgi gösteren ülkeler sıralamasında da ilk 5-10 te olduğumuz için kitap okuma konusunda da  hiç istekli olmadığımız ortaya çıkıyor.

Bu videonun konusu ise, kitap okumamazı değil tam tersi bir konuyu; çok fazla kitap alma hastalığı, evet evet yanlış duymadınız çok fazla kitap okuma hastalığı olan bibliyomaniyi değil, çok fazla kitap alma ama aldıklarını büyük oranda okumama hastalığını ele alıyor. Bu yüzden buna çok kitap alma hastalığı denmiş.

Açıkcası bu yüzyılda kitap okuma bireysel ve toplumsal gelişim açısından temel bir ölçüt olabilir mi o da muğlak bir konu. Çünkü haberde de göreceğiniz gibi en çok kitap okunan ülkeler Hindistan, Tayvan ve Çin. Bu ülkeler teknoloji olarak gelişmiş ama demokrasi, insan hakları ve diğer insani gelişmişlik endekslerinde çok geride olan ülkeler.

O zaman demek ki, kitap okumak çok müthiş insanı ve toplumları sağlıklı yapan ve geliştirne bir şey değil ve bu anlamda zanla zorla kitap okumak iyi bir şey değil.

Ya da aynı şekilde çok çok kitap okumakta iyi bir şey değil, asıl iyi olan şey, yeterince ve azda olsa kitap okumak ve buna ek olarak başka kaynaklardan özellikle internetten, ansiklopedik metin okumak, haber okumak, araştırma yazıları okumak daha önemli. Bu tür yazılar okumak insanı zamanın içinde tutan ve insanın sorgulama, analiz etme ve düşünme becerilerini geliştirir. Çünkü tek başına bir konuda yazılan kitapları çok fazla okumak, insanı gerçeklikten egrçek hayattan bireysel veya sosyal sorumluluk ve doğrulardan ve toplum içinde faydalı aktif birey olmaktan koyan asosyal kişiler yapan bir şeye dönüştürebilir. 

Ama, genel olarak çok kitap alıp okumama veya çok kitap okumanında birer hastalık olduğu ve normal olmadığını bilmemiz gerekir.

Sonuç olarak, kitap okumak veya çok kitap okumak bu anlamda elitist bir şeye yani kendini seçkinler sınıfına koymaya dönüşme aracı olarak kullanılmamalı.

Bu video, aslında çok kitap alanların belkide bu sebeple kitap aldıklarını da işaret ederek bir anlamda insanları eleştiriyor.

Bu konularda detaylı ve sade bir anlatımı olan Karavdandaki Adam adlı bu youtuberın bu videosu çok faydalı bir içerik.

Videoyu #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.



 

İnsanları bir çok konuda ikiye, üçe veya daha kategoriye ayırabilirsiniz.

Ama, temelde modern dünyada insalar ikiye ayrılır; birincisi yazma iradesini gösterebilenler ve ikincisi gösteremeyenler.

Bu bu kadar basit, evet; tıpkı doğayı sevenler veya sevmeyenler hayvanları sevenler sevmeyenler çevreci olanlar olmayanlar kadar kesin çizgilerle ayrılır.

Elbette, blog yazmayı da hayvan sevmeyi de sadece hava atmak için bir ego tatmini için ikizyüzlüce yapanlar da var. Bunlar istisnalar, ama temelde modern insan; ya internette ya da fiziki olarak deftere ajandaya günlük hayata, işlerine veya hayata dair düşünceleri yazanlar veya yazmayanlar olarak ikiye ayrılır.

Burada, samimiyetle yazma dışında ikinci konu, yazma konusunda istikrarlı olmak...

Bu videonun konusu da tam olarak bu.

Blog yazmanın kişisel hayatta, yazan kişi için müthiş bir devrim olmasından bahsediyor aslında yazılımcı bu Youtuber arkadaş ve kendisi blog yazmanın önemi konusunda ilham aldığı yabancı kişiden hareketle, istikrarlı blog yazmanın önemini bize vurguluyor.

İsiktarlı blog yazmanın önemini anlatan bu videoyu analiz ettiğimiz bu yazıda, konunun anlatıldığından daha da önemli bir konu olarak görmekte gerek ve hatta belkide insanlığın kurtuluşunun bunda olduğunu düşünebiliriz

Çünkü; kitap yazarlığı, gazete yazarlığı ve video yayıncılığı artık tamamen ticarileşti ve giderek insanlığın geçmişten okuyup izleyip ders alarak, kıyas yaparak, referans alarak ilerlemesinin önü giderek kapanıyor ve zamanında belkide bunun en büyük yolu olan kitap yazarlığı da artık değerli bir amaçla veya faydalı bir şekilde yapılmıyor.

Bu anlamda, gelecek nesillere; bir iz bir işaret bırakmak, bir ilham verip ve referans olmak kendilerini ve dünyayı daha sağlıklı bir haline getirmelerinin sağlamanın tek yolu, aslında şu anda yazılan bloglar veya youtube videoları olacaktır. Çünkü onlar kitpa hiç okumayacak hatta eski kitapları ve videoları nerdeyse hiç merak edip izlemeyecek.

Düşünsenize, bundan 50-100 yıl sonra birileri eğer bu son 2 sene dünyada çıkan pandemi veya orman yangınları veya robotikleşme hakkında yazı olarak yeterince eleştiri veya analizi görmezlerse gelecekte o zaman neyle neyi kıyaslayıp insanlığı yönlendirecekler ve neyin doğal ve dengeli olduğuna karar verebilecekler.

Eğer, bugün ki gençler 60-70-80 lerin müziğini ve yazarlarını hiç bimeseydiler o zaman bugünkü yapılan müziğe veya youtube yayıncılığına sanat veya gerçek yayıncılık diye bakar ve tamamen para ün ve güç merkezli bir rekabetin doğal olduğunu düşünürlerdi ve bu da tüketim çılgınlığı ve insanlığın robotikleşip doğayı yok etmesinin daha hızlandırırdı.

Bu anlamda blog yazmak mecburi bir görev artık, çocuklarının veya torunlarının hayatını önemseyen herkes için tarihe kayıt düşmek zorunlu bir şey...

Bu video blog yazmaya bu şekliyle değil, bireysel yönü ile bakıyor ki, o da nihayetinde sosyal hayata yansıyacaktır. Çünkü sadece okuyan değil, yazan bireyler daha katılımcı olurlar.

Bu anlamda blog yazmanın önemini çok güzel şekilde ifade edenler olarak bu videoyu sonuna kadar izlemenizi tavsiye ediyor blog yazmanızı öneriyoruz.

Video çok sade ve güzel şekilde blog yazmanızın önemini anlatmış ve #iyiiçerik olmayı hak ediyor.


İnsanlar İkiye Ayrılır...

 

İnsanları bir çok konuda ikiye, üçe veya daha kategoriye ayırabilirsiniz.

Ama, temelde modern dünyada insalar ikiye ayrılır; birincisi yazma iradesini gösterebilenler ve ikincisi gösteremeyenler.

Bu bu kadar basit, evet; tıpkı doğayı sevenler veya sevmeyenler hayvanları sevenler sevmeyenler çevreci olanlar olmayanlar kadar kesin çizgilerle ayrılır.

Elbette, blog yazmayı da hayvan sevmeyi de sadece hava atmak için bir ego tatmini için ikizyüzlüce yapanlar da var. Bunlar istisnalar, ama temelde modern insan; ya internette ya da fiziki olarak deftere ajandaya günlük hayata, işlerine veya hayata dair düşünceleri yazanlar veya yazmayanlar olarak ikiye ayrılır.

Burada, samimiyetle yazma dışında ikinci konu, yazma konusunda istikrarlı olmak...

Bu videonun konusu da tam olarak bu.

Blog yazmanın kişisel hayatta, yazan kişi için müthiş bir devrim olmasından bahsediyor aslında yazılımcı bu Youtuber arkadaş ve kendisi blog yazmanın önemi konusunda ilham aldığı yabancı kişiden hareketle, istikrarlı blog yazmanın önemini bize vurguluyor.

İsiktarlı blog yazmanın önemini anlatan bu videoyu analiz ettiğimiz bu yazıda, konunun anlatıldığından daha da önemli bir konu olarak görmekte gerek ve hatta belkide insanlığın kurtuluşunun bunda olduğunu düşünebiliriz

Çünkü; kitap yazarlığı, gazete yazarlığı ve video yayıncılığı artık tamamen ticarileşti ve giderek insanlığın geçmişten okuyup izleyip ders alarak, kıyas yaparak, referans alarak ilerlemesinin önü giderek kapanıyor ve zamanında belkide bunun en büyük yolu olan kitap yazarlığı da artık değerli bir amaçla veya faydalı bir şekilde yapılmıyor.

Bu anlamda, gelecek nesillere; bir iz bir işaret bırakmak, bir ilham verip ve referans olmak kendilerini ve dünyayı daha sağlıklı bir haline getirmelerinin sağlamanın tek yolu, aslında şu anda yazılan bloglar veya youtube videoları olacaktır. Çünkü onlar kitpa hiç okumayacak hatta eski kitapları ve videoları nerdeyse hiç merak edip izlemeyecek.

Düşünsenize, bundan 50-100 yıl sonra birileri eğer bu son 2 sene dünyada çıkan pandemi veya orman yangınları veya robotikleşme hakkında yazı olarak yeterince eleştiri veya analizi görmezlerse gelecekte o zaman neyle neyi kıyaslayıp insanlığı yönlendirecekler ve neyin doğal ve dengeli olduğuna karar verebilecekler.

Eğer, bugün ki gençler 60-70-80 lerin müziğini ve yazarlarını hiç bimeseydiler o zaman bugünkü yapılan müziğe veya youtube yayıncılığına sanat veya gerçek yayıncılık diye bakar ve tamamen para ün ve güç merkezli bir rekabetin doğal olduğunu düşünürlerdi ve bu da tüketim çılgınlığı ve insanlığın robotikleşip doğayı yok etmesinin daha hızlandırırdı.

Bu anlamda blog yazmak mecburi bir görev artık, çocuklarının veya torunlarının hayatını önemseyen herkes için tarihe kayıt düşmek zorunlu bir şey...

Bu video blog yazmaya bu şekliyle değil, bireysel yönü ile bakıyor ki, o da nihayetinde sosyal hayata yansıyacaktır. Çünkü sadece okuyan değil, yazan bireyler daha katılımcı olurlar.

Bu anlamda blog yazmanın önemini çok güzel şekilde ifade edenler olarak bu videoyu sonuna kadar izlemenizi tavsiye ediyor blog yazmanızı öneriyoruz.

Video çok sade ve güzel şekilde blog yazmanızın önemini anlatmış ve #iyiiçerik olmayı hak ediyor.


 

Pandemi ile demekten sıkıldık ama, bazı şeyler pandemi ile değişti ve evden çalışma artık çok yaygın hale geldi bunun sonucundan evden yapılabilen işlere meslek olarak daha çok bakılmaya başlandı.

Evden yapılan işlerde en yüksek seçenek ise, yazılımcılık diyebiliriz çünkü yazılım hem günümüğzün en gözde mesleği hemde tamamen uzaktna çalışmaya izin veren bir meslek.

Selman Kahya ABD silikon vadisinde de çalışmış bir yazılımcı ve bu alanda tecrübeli biri yazılımcı ve Youtube kanalında bize bu konuda rehbe rbir video yapmış.

Video pandemiden önce yapılsa da güncel bir içerik.

Detaylı ve mütevazı anlatımı #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor


Uzmandan Yazılımcı Olmak İsteyenlere Rehber Bir Video

 

Pandemi ile demekten sıkıldık ama, bazı şeyler pandemi ile değişti ve evden çalışma artık çok yaygın hale geldi bunun sonucundan evden yapılabilen işlere meslek olarak daha çok bakılmaya başlandı.

Evden yapılan işlerde en yüksek seçenek ise, yazılımcılık diyebiliriz çünkü yazılım hem günümüğzün en gözde mesleği hemde tamamen uzaktna çalışmaya izin veren bir meslek.

Selman Kahya ABD silikon vadisinde de çalışmış bir yazılımcı ve bu alanda tecrübeli biri yazılımcı ve Youtube kanalında bize bu konuda rehbe rbir video yapmış.

Video pandemiden önce yapılsa da güncel bir içerik.

Detaylı ve mütevazı anlatımı #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor