kötüperformans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötüperformans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Bu aralar Youtuber'ların gözde izlenme ve istismar etme soyal konuları var malum.  Başta elbette komplo terörileri içeren şeyler illumunati(dünyayı yöneten bir grup zengin) sonra pandemi,  iklim değişkliği/küresel ısınma, 5g, petrol/ plastik kirliği, ve geri dönüşüm ve elbette tek başına Bill Gates...

Bu videoda Evrim Ağacı kanalı hararetle baştan sona plastik ve geri dönüşüm konusunu anlatmış. Çokta detaylı anlatmış ama yetersiz ve anlamsız gelen tekrarlar var artık.

Kötü kısmı, en başta bu tür sosyal sorumlulluk gerektiren bir konuda bile artık Youtuber'lar izlenme amaçlı videolar yapıyorlar gibi geliyor ve sürekli birilerini suçluyorlar ve araya da "bu tür videolar yapmamı istiyorsanız patreondan para yatırın" diyebiliyorlar bu videoda olduğu gibi

Artık bu kurnazlığa ve hatta şarlatanalığa da dur demek lazım!

Zaten Google öyle yapmış ve iklim konusundaki metin içeriklerden reklam gelirine son vermiş.

Haklılar çünkü; baktılar ki iklim değişkliği gibi kesin bir konuda bir aptal komplo teorileri üreterek milyonlarca insanın sizi takip etmesini ve böylece içeriklerinziden  reklam geliri etmeye yani bunu meslek yapmayı başarabiliyorsunuz.

Evet, çok ağır bir itham bu ama hak ediyorlar,

Çünkü, bu "kandırılık ey halkım geri dönüşüm de koca bir yalan" demek bizim duymak istediğimiz en son şey bu konuda.

Eğer geri dönüşüm ve plastik konusunda bir aldatmaca varsa bunu kısaca anlatıp, sonra sektöre saldırmaya saymaya gerek yok eğer o insanları yargılayacak bri düzen yoksa dünyada o zaman biz kendi sorumluluklarımıza bakmalıyız.

Çünkü bazı şeylerin tekrarının ve birilerinin suçlamanın faydası da yok artık sene 2021 Alaska'da yağan kar içinde miktorplastik var, evet dönülmez noktaya geldik ve hatta geçtik.

Çevreci küçük bir kızan Greta Thunberg'e bile komplo teorileri ile saldıran şuursuzları olduğu bir dünya burası. Yapacak şeyler endüstri ve siyasetçiler değil bizler önce kendi bahçemizden hareket edelim.

Çok dolandırmaya ve anlatmaya gerek yok, "yok öyleydi böyledi bizi kandırdılar" diye

Youtuber olarak önce siz de bireysel eylemlerinizden bahsedin, çevre konusunda yapacaklarınız bir youtube videosu olamaz elbette kişisel olarak.

O tombul halinle Evrim Ağacı yapımcısı olarak ne kadar az plastik tükettiğinden bahset mesela.

Çok duyarlıysanız madem çıkın gündelik hayatta nasıl plastik tüketmekten kaçındığınızı anlatın vlog olarak atın. Yok öyle ben uyarıcı meshim gibi videolar yapıp sonra burdan gelen izlenmenin paralarını plastik ambalajlı ürünlere harcamaya.

Basit çözüm, hem tüketmeyin evet hemde bu konuda aktivist olun çevreci olun evet ama "tüketmeyin tüketmeyin, plastik ambalajlı ürünleri tüketmeyin en az şekilde tüketin, canınız kola çeksede bisküvit çekse de bunun çevreye zararını düşünerek tüketmeyin bende öyle yapıyorum" diyebilin.

Ve bunun kanıtları olan vloglar çekin. 

Video #iyiiçerik olarak 10 sene önce sunulabilirdi ama şimdi değil. Bize kişisel icraatlardan bashetmeniz lazım bireysel video yapımcıları olarak. 

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.



Youtuber'ların Gözde İzlenme ve İstismar Konusu; Çevrecilik

 

Bu aralar Youtuber'ların gözde izlenme ve istismar etme soyal konuları var malum.  Başta elbette komplo terörileri içeren şeyler illumunati(dünyayı yöneten bir grup zengin) sonra pandemi,  iklim değişkliği/küresel ısınma, 5g, petrol/ plastik kirliği, ve geri dönüşüm ve elbette tek başına Bill Gates...

Bu videoda Evrim Ağacı kanalı hararetle baştan sona plastik ve geri dönüşüm konusunu anlatmış. Çokta detaylı anlatmış ama yetersiz ve anlamsız gelen tekrarlar var artık.

Kötü kısmı, en başta bu tür sosyal sorumlulluk gerektiren bir konuda bile artık Youtuber'lar izlenme amaçlı videolar yapıyorlar gibi geliyor ve sürekli birilerini suçluyorlar ve araya da "bu tür videolar yapmamı istiyorsanız patreondan para yatırın" diyebiliyorlar bu videoda olduğu gibi

Artık bu kurnazlığa ve hatta şarlatanalığa da dur demek lazım!

Zaten Google öyle yapmış ve iklim konusundaki metin içeriklerden reklam gelirine son vermiş.

Haklılar çünkü; baktılar ki iklim değişkliği gibi kesin bir konuda bir aptal komplo teorileri üreterek milyonlarca insanın sizi takip etmesini ve böylece içeriklerinziden  reklam geliri etmeye yani bunu meslek yapmayı başarabiliyorsunuz.

Evet, çok ağır bir itham bu ama hak ediyorlar,

Çünkü, bu "kandırılık ey halkım geri dönüşüm de koca bir yalan" demek bizim duymak istediğimiz en son şey bu konuda.

Eğer geri dönüşüm ve plastik konusunda bir aldatmaca varsa bunu kısaca anlatıp, sonra sektöre saldırmaya saymaya gerek yok eğer o insanları yargılayacak bri düzen yoksa dünyada o zaman biz kendi sorumluluklarımıza bakmalıyız.

Çünkü bazı şeylerin tekrarının ve birilerinin suçlamanın faydası da yok artık sene 2021 Alaska'da yağan kar içinde miktorplastik var, evet dönülmez noktaya geldik ve hatta geçtik.

Çevreci küçük bir kızan Greta Thunberg'e bile komplo teorileri ile saldıran şuursuzları olduğu bir dünya burası. Yapacak şeyler endüstri ve siyasetçiler değil bizler önce kendi bahçemizden hareket edelim.

Çok dolandırmaya ve anlatmaya gerek yok, "yok öyleydi böyledi bizi kandırdılar" diye

Youtuber olarak önce siz de bireysel eylemlerinizden bahsedin, çevre konusunda yapacaklarınız bir youtube videosu olamaz elbette kişisel olarak.

O tombul halinle Evrim Ağacı yapımcısı olarak ne kadar az plastik tükettiğinden bahset mesela.

Çok duyarlıysanız madem çıkın gündelik hayatta nasıl plastik tüketmekten kaçındığınızı anlatın vlog olarak atın. Yok öyle ben uyarıcı meshim gibi videolar yapıp sonra burdan gelen izlenmenin paralarını plastik ambalajlı ürünlere harcamaya.

Basit çözüm, hem tüketmeyin evet hemde bu konuda aktivist olun çevreci olun evet ama "tüketmeyin tüketmeyin, plastik ambalajlı ürünleri tüketmeyin en az şekilde tüketin, canınız kola çeksede bisküvit çekse de bunun çevreye zararını düşünerek tüketmeyin bende öyle yapıyorum" diyebilin.

Ve bunun kanıtları olan vloglar çekin. 

Video #iyiiçerik olarak 10 sene önce sunulabilirdi ama şimdi değil. Bize kişisel icraatlardan bashetmeniz lazım bireysel video yapımcıları olarak. 

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.



 


Video'da malum çok konuşulan "üniveristeler ve eğitim sistemimiz" hakkında analizler yapan bir akademisyen Dç. Dr arkadaş var. 
 
Kendisi ABD'den sonra da buraya gelerek burada yargı dağıtıyor adeta. Ve epey çok insanlarımız bu arkadaşı izliyor.
 
İddiasına göre "Üniversite Sistemiz Çöküyor"
 
Öncelikle olmayan üniveriste sistemi nasıl çöksün. Türkiye'de ne zaman üniveristeler eğitim ve bilim merkezi oldu ve bir sistem içinde yönetildi ki? Bu soruya hayır cevabını verir herkes.
 
Eğer kasıt bu iktidarsa, ondan önceki 2001'den öncede üniveristeler olabilecek en kötü şeyin esiriy ve faşist militarist bir ideolojinin en tepe merkeziydi ve amacı gençleri yontmak ya da katı disiplinler içinde yarıştırıp delirtmekti ve ülke siyasetien yön vermeye çalışmaktı.

Evet 20 yıl önce üniveristelerimiz tam olarak faşist elitist militarist bir oligarşinin yönettiği ve yarı açık cezaevleriydi 
 
Öyleki tamamen nerdeyse devletin tekelinde olan yüksek öğrenim düzeninde yeterince kontenjan açmayan bu faşist militarist YÖK yüzünden sene 2001'de benim mesela puanım çok iyi olduğu halde Türkçe Öğr. veya Edebiyat okuyamadım ve ancak önlisans Turizm okumak zorunda kaldım.
 
Zırvalamayı keselim artık...Ne kadar çok üniversite varsa o kadar rekabet ve gelişme demek. Eğitim serbestleşmeli ve devlet tekelinde  olmamalı. Ayrıca ne sanıyordunuz tek tipçi herkese tek müfredatı dayatan 1900 ler mantığı "milli tedrisatçı" eğitim düzeni hiç serbestleşmeyecek miydi? Bitti o devirler. Dünya giderek serberst ve küresel bir yer oluyor.
 
Ayrıca ne sanıyordunuz eğitim serbestleşeli ve militaristlerin elinden alınalı şurda 15 yıl olmuş! Özellikle bu yeni kurulan 10-15 yıllık ünilerimiz, dünyada eğitimi kendi kurucu ideolojilerinin uzantısı olarak, yani bizdeki gibi tek tipçi militarist kemalizmin beyin yıkama aracı olarak kullanmayan 100-200 yıllık dünya üniverisiteriylemi yarışacaktılar? Hayır elbette mümkün değil. Zaman gerek!
 
Bu ünivristeler elbette zamanla rekabetle çok gelişecekler. Çok duduyoruz malum. Neymiş efendim "neden 200 tane üniversite varmış neden her ilde neden üniversite varmış, neden herke süniveriste okuyormuş?"
 
Ne var bunda? Elbette üniveristeler çok olacak. Buralar kutsal mekanlar değil. 
Eğitim ölüm kalım meselesi değildir. Tıp, genetik, inşaat vb insanlık için hayati olan bölümler dışındaki her bölüm bir tür ortalama meslektir ve bu alanlarla kendi müfredatını oluşturan özel ve devlet üniverisetlerde rahatlıkla eğitim verebilirler.
 
Ayrıca Türkiye'de özel üniveriste açmak yasak vakıf kurup ancka üni açabiliyorlar hala.
 
Çünkü neden? 2001 den önce üniler ideoloji ve siyaset merkezleriydi ve akademisyenlerin amaçları solu ve muafazakarları engellemek için askere akıl hocalığı yapmaktı 
 
Nur Serter'ler Kemal Gürüzler Kemal Alemdaroğlu'lar kim açın bi okuyun "türban siyasi simgedir yasaklanmalı okullarla ve devlet kurumlarında" diyenler üniveristeleri ve ülkeyi yöneten hain militarist kemalist/Atatürkçü zevattı ve şu an ki demokrasi ve hukuk kaousunu onlar yüzünden yaşıyoruz.
 
Çünkü kendileri faşist militarist ideolojileri için 80 darbesinden bu yana ülkede eğitim başta olmak üzere ordu üzerinden ve tüm kurumlar üzerinde gençlerimizi ve vatandaşlarmızı mahvettiler

Özetle, bu ülkede eğitim eğitimi kemalistler yönetirkende berbattı çünkü tüm dertleri solcuları ve dindarları kemalist yapmaya çalışmaktı üniveristeyi yönetmek bilim üretmek değildi.

"Üniversiteler Eğitim Battı" Diyen Felaket Tellalları İş Başında

 


Video'da malum çok konuşulan "üniveristeler ve eğitim sistemimiz" hakkında analizler yapan bir akademisyen Dç. Dr arkadaş var. 
 
Kendisi ABD'den sonra da buraya gelerek burada yargı dağıtıyor adeta. Ve epey çok insanlarımız bu arkadaşı izliyor.
 
İddiasına göre "Üniversite Sistemiz Çöküyor"
 
Öncelikle olmayan üniveriste sistemi nasıl çöksün. Türkiye'de ne zaman üniveristeler eğitim ve bilim merkezi oldu ve bir sistem içinde yönetildi ki? Bu soruya hayır cevabını verir herkes.
 
Eğer kasıt bu iktidarsa, ondan önceki 2001'den öncede üniveristeler olabilecek en kötü şeyin esiriy ve faşist militarist bir ideolojinin en tepe merkeziydi ve amacı gençleri yontmak ya da katı disiplinler içinde yarıştırıp delirtmekti ve ülke siyasetien yön vermeye çalışmaktı.

Evet 20 yıl önce üniveristelerimiz tam olarak faşist elitist militarist bir oligarşinin yönettiği ve yarı açık cezaevleriydi 
 
Öyleki tamamen nerdeyse devletin tekelinde olan yüksek öğrenim düzeninde yeterince kontenjan açmayan bu faşist militarist YÖK yüzünden sene 2001'de benim mesela puanım çok iyi olduğu halde Türkçe Öğr. veya Edebiyat okuyamadım ve ancak önlisans Turizm okumak zorunda kaldım.
 
Zırvalamayı keselim artık...Ne kadar çok üniversite varsa o kadar rekabet ve gelişme demek. Eğitim serbestleşmeli ve devlet tekelinde  olmamalı. Ayrıca ne sanıyordunuz tek tipçi herkese tek müfredatı dayatan 1900 ler mantığı "milli tedrisatçı" eğitim düzeni hiç serbestleşmeyecek miydi? Bitti o devirler. Dünya giderek serberst ve küresel bir yer oluyor.
 
Ayrıca ne sanıyordunuz eğitim serbestleşeli ve militaristlerin elinden alınalı şurda 15 yıl olmuş! Özellikle bu yeni kurulan 10-15 yıllık ünilerimiz, dünyada eğitimi kendi kurucu ideolojilerinin uzantısı olarak, yani bizdeki gibi tek tipçi militarist kemalizmin beyin yıkama aracı olarak kullanmayan 100-200 yıllık dünya üniverisiteriylemi yarışacaktılar? Hayır elbette mümkün değil. Zaman gerek!
 
Bu ünivristeler elbette zamanla rekabetle çok gelişecekler. Çok duduyoruz malum. Neymiş efendim "neden 200 tane üniversite varmış neden her ilde neden üniversite varmış, neden herke süniveriste okuyormuş?"
 
Ne var bunda? Elbette üniveristeler çok olacak. Buralar kutsal mekanlar değil. 
Eğitim ölüm kalım meselesi değildir. Tıp, genetik, inşaat vb insanlık için hayati olan bölümler dışındaki her bölüm bir tür ortalama meslektir ve bu alanlarla kendi müfredatını oluşturan özel ve devlet üniverisetlerde rahatlıkla eğitim verebilirler.
 
Ayrıca Türkiye'de özel üniveriste açmak yasak vakıf kurup ancka üni açabiliyorlar hala.
 
Çünkü neden? 2001 den önce üniler ideoloji ve siyaset merkezleriydi ve akademisyenlerin amaçları solu ve muafazakarları engellemek için askere akıl hocalığı yapmaktı 
 
Nur Serter'ler Kemal Gürüzler Kemal Alemdaroğlu'lar kim açın bi okuyun "türban siyasi simgedir yasaklanmalı okullarla ve devlet kurumlarında" diyenler üniveristeleri ve ülkeyi yöneten hain militarist kemalist/Atatürkçü zevattı ve şu an ki demokrasi ve hukuk kaousunu onlar yüzünden yaşıyoruz.
 
Çünkü kendileri faşist militarist ideolojileri için 80 darbesinden bu yana ülkede eğitim başta olmak üzere ordu üzerinden ve tüm kurumlar üzerinde gençlerimizi ve vatandaşlarmızı mahvettiler

Özetle, bu ülkede eğitim eğitimi kemalistler yönetirkende berbattı çünkü tüm dertleri solcuları ve dindarları kemalist yapmaya çalışmaktı üniveristeyi yönetmek bilim üretmek değildi.

 

Flaş Flaş... 170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyor! 

Kanala ilk denk geldiğiniz andan itibaren doktorluk mesleğini ve bu tombul beyefendiyi ve onun ne yapmaya çalıştığı ve onun kim olduğu üzerinden bir çok şeyi sorgulmaya başlıyorsunuz, çünkü malum ülkemizde gereksiz yere doktora fazla değer atfeden bir durum var; doktorlar mükemmel insanlar olmalı gibi ve sanki bize babalarının hayrına hizmet ediyorlamış gibi sürekli bir saygı ve minnet halimiz var "aman canım cicim doktor" "doktorluk kutsaldır" gibi. 

Biliyorsunuz, tuhaf şekilde insana güvenilmez diyerek dürüstçe işlerini yapmaları ve insan hayatını öncelemeleri için Hipokrat yemini bile ettirilyorlar doktorlara. 6 yıl üniversitede kafa patlatıyorlar sonra delirip hastalarını öldürmesinler diye herhalde.... 

Neyse bu ayrı konu, ama bu sebepeler yüzden maalesef ülkemizde doktorlar çok havalı bir statüde yıllardır ve toplumda tarafından bu verilen değeri çok fazla istismar eden ve hastalarına gerekli özenle ve insani yaklaşamayan çok doktor da var. 

Belkide kimbilir toplumda bu yargı oluştuğu için, insanlar bilip bilmeden işini iyi şekilde mütavazice yapmaya çalışan doktorlara saldırıyorlar. Maalesef bu iki şekilde uç bakış açısı var toplumuzda. Doktoru yücelten veya doktoru dövmeye veya öldürmeye çalışan.

Özetle, doktorluk mesleği kutsaldır ve önemlidir ama, doktorlar yüce insanlar değildirler tıpkı öğretmenlik, fırıncılık veya çöpçülük gibi diğer insanlarla eşittirler, çünkü kimse onları zorlamaz doktor olmaya kendileri seçerler ve diğer her meslekler gibi insan hayatını birinci sıraya koyan ve dürüstçe icra edilen bir meslek olarak kabul edilmeli ve diğer herkes gibi imtiyaz sahibi olmadan eşit birer vatandaş olarak hesap verebilir olmalıdırlar. Çünkü; biz gözümüzde doktorları ve doktorluk mesleğini büyüttükçe toplum sağlığı ve sağlık sistemi daha iyi olmuyor aksine daha kötü oluyor. Çünkü insanoğlu hep aynı şımartılınca ve fazla değer verince işini savsaklıyor.

Maalesef ülkemizde dediğimiz gibi "doktorlar her açıdan mükemmel insanlar olmalı" gibi bir yargıda var ki bu da çok yanlış. Obez doktor olmaz gibi mesela. Olur bal gibi olur, buyurun. Bu youtuber doktor arkadaş aslında bu yargıyı kırmak için iyi bir örnek olabilir. Çünkü doktorların sizin bizim gibi sıradan birer insan olduğu gerçeğini her saniye gözümüze sokuyor bu videoda.

İzlediğiniz bir süre sonra anladığınız ve en baştan anlamanız gereken şey, bu arkadaşın mesleğinin dışında nasıl gözüktüğü ve nasıl davrandığının tamamen onun tercihi olduğu ve ona her özel hayat haliyle saygı duymanız gerektiği oluyor.

170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyerek bir şeyler anlatıyor ve insanlara fikirlerini söylüyor. Gayet normal. Bu onun tercihi çünkü.

Saçmaladığı ve haksız olduğu 2 şey var; birisi pipetlerin şu an yasaklanmaması gerektiği fikri... Pandemi süreciymiş yok pipet daha güvenli olurmuş korunmak için falan diye zırvalıyor. Söylemesi kolay tabii, bu kafada tüketmeye odaklanırsa gelecek nesillere ne iklim ne deniz ve doğa kalmayacak.. Duymamız gereken şey, "pipetler bundan 20 yıl önce yasaklanmalıydı, şu pandemi de fast foodlara gitmeyin ve içeçecekte içmeyin hatta" olmalı en fazla.

2. konu otobüste yaşlılara yer verilmesini yanlış bulan bir okurunu onaylaması üstelik bir doktor olarak.

Doktor demek, insan bedenini bilen kişi demek, 60-70 yaşındaki bir teyze veya amcanın eklemlerinin, sizin gibi kötü gün yaşadığını otobüste idrak eden ergen psikolojilerinden daha zayıf ve değerli olduğunu anlamanız gerekir...

Ne acı bunları bir doktordan da duymak. Evet, zorunlu olmalı yaşlılara otobüste ve heryere yer vermek hatta yasa olmalı 55 yaş üzeri herkes kimliğini göstererek kamu arçalarında kuyruklarında istediği kişiyi kaldırıp oturabilmeli veya yerine geçebilmeli. Toplum ve insan olmak bunu gerektiriyor çünkü.

Kısaca, gördüğünüz gibi video ve kanal içerik olarak toplamda insanı duyarlılıklar ve temenniler vaad etmiyor.

Bu haliyle video #iyiiçerik sahibi değil, #kötüstil #kötüperformans olarak etiketlenmeyi hak ediyor en fazla.

Sıradışı Bir Doktor Tanımaya Ne Dersiniz!

 

Flaş Flaş... 170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyor! 

Kanala ilk denk geldiğiniz andan itibaren doktorluk mesleğini ve bu tombul beyefendiyi ve onun ne yapmaya çalıştığı ve onun kim olduğu üzerinden bir çok şeyi sorgulmaya başlıyorsunuz, çünkü malum ülkemizde gereksiz yere doktora fazla değer atfeden bir durum var; doktorlar mükemmel insanlar olmalı gibi ve sanki bize babalarının hayrına hizmet ediyorlamış gibi sürekli bir saygı ve minnet halimiz var "aman canım cicim doktor" "doktorluk kutsaldır" gibi. 

Biliyorsunuz, tuhaf şekilde insana güvenilmez diyerek dürüstçe işlerini yapmaları ve insan hayatını öncelemeleri için Hipokrat yemini bile ettirilyorlar doktorlara. 6 yıl üniversitede kafa patlatıyorlar sonra delirip hastalarını öldürmesinler diye herhalde.... 

Neyse bu ayrı konu, ama bu sebepeler yüzden maalesef ülkemizde doktorlar çok havalı bir statüde yıllardır ve toplumda tarafından bu verilen değeri çok fazla istismar eden ve hastalarına gerekli özenle ve insani yaklaşamayan çok doktor da var. 

Belkide kimbilir toplumda bu yargı oluştuğu için, insanlar bilip bilmeden işini iyi şekilde mütavazice yapmaya çalışan doktorlara saldırıyorlar. Maalesef bu iki şekilde uç bakış açısı var toplumuzda. Doktoru yücelten veya doktoru dövmeye veya öldürmeye çalışan.

Özetle, doktorluk mesleği kutsaldır ve önemlidir ama, doktorlar yüce insanlar değildirler tıpkı öğretmenlik, fırıncılık veya çöpçülük gibi diğer insanlarla eşittirler, çünkü kimse onları zorlamaz doktor olmaya kendileri seçerler ve diğer her meslekler gibi insan hayatını birinci sıraya koyan ve dürüstçe icra edilen bir meslek olarak kabul edilmeli ve diğer herkes gibi imtiyaz sahibi olmadan eşit birer vatandaş olarak hesap verebilir olmalıdırlar. Çünkü; biz gözümüzde doktorları ve doktorluk mesleğini büyüttükçe toplum sağlığı ve sağlık sistemi daha iyi olmuyor aksine daha kötü oluyor. Çünkü insanoğlu hep aynı şımartılınca ve fazla değer verince işini savsaklıyor.

Maalesef ülkemizde dediğimiz gibi "doktorlar her açıdan mükemmel insanlar olmalı" gibi bir yargıda var ki bu da çok yanlış. Obez doktor olmaz gibi mesela. Olur bal gibi olur, buyurun. Bu youtuber doktor arkadaş aslında bu yargıyı kırmak için iyi bir örnek olabilir. Çünkü doktorların sizin bizim gibi sıradan birer insan olduğu gerçeğini her saniye gözümüze sokuyor bu videoda.

İzlediğiniz bir süre sonra anladığınız ve en baştan anlamanız gereken şey, bu arkadaşın mesleğinin dışında nasıl gözüktüğü ve nasıl davrandığının tamamen onun tercihi olduğu ve ona her özel hayat haliyle saygı duymanız gerektiği oluyor.

170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyerek bir şeyler anlatıyor ve insanlara fikirlerini söylüyor. Gayet normal. Bu onun tercihi çünkü.

Saçmaladığı ve haksız olduğu 2 şey var; birisi pipetlerin şu an yasaklanmaması gerektiği fikri... Pandemi süreciymiş yok pipet daha güvenli olurmuş korunmak için falan diye zırvalıyor. Söylemesi kolay tabii, bu kafada tüketmeye odaklanırsa gelecek nesillere ne iklim ne deniz ve doğa kalmayacak.. Duymamız gereken şey, "pipetler bundan 20 yıl önce yasaklanmalıydı, şu pandemi de fast foodlara gitmeyin ve içeçecekte içmeyin hatta" olmalı en fazla.

2. konu otobüste yaşlılara yer verilmesini yanlış bulan bir okurunu onaylaması üstelik bir doktor olarak.

Doktor demek, insan bedenini bilen kişi demek, 60-70 yaşındaki bir teyze veya amcanın eklemlerinin, sizin gibi kötü gün yaşadığını otobüste idrak eden ergen psikolojilerinden daha zayıf ve değerli olduğunu anlamanız gerekir...

Ne acı bunları bir doktordan da duymak. Evet, zorunlu olmalı yaşlılara otobüste ve heryere yer vermek hatta yasa olmalı 55 yaş üzeri herkes kimliğini göstererek kamu arçalarında kuyruklarında istediği kişiyi kaldırıp oturabilmeli veya yerine geçebilmeli. Toplum ve insan olmak bunu gerektiriyor çünkü.

Kısaca, gördüğünüz gibi video ve kanal içerik olarak toplamda insanı duyarlılıklar ve temenniler vaad etmiyor.

Bu haliyle video #iyiiçerik sahibi değil, #kötüstil #kötüperformans olarak etiketlenmeyi hak ediyor en fazla.

Youtube Kanalını büyütmek mi istiyorsun?