kötüperformans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötüperformans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Böyle Psikolojik Hastalık Anlatımı Olmaz

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 


Kötü Stil Kötü Performans Videosu Örneği

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 



Bu topraklar kendini çok şey sanan çok fazla insan gördü çok partili sisteme geçtiğimizden beri.
Özellikle, son 70 yıldaki ülkenin militarist ve şöven çarpık siyasi buhranları içinden geçerek bazı alanlarda Türkiye çapında öne çıkan bazı insanlar, bir noktada kendiklerine fikirleri sorulduğunda veya fikirlerini beyan edecekleri fırsatları bulduklarında hep bir gevşek küstahlıka konuşmaya başlıyorlar. 

Bu insanlar  muhtemelen bu cüreti de, ülkemizdeki bu militarist şöven düzende survive etme yeteneklerine ve güçlerine bağlıyorlar. İlker Canikligil'de bunlardan en yenisi, halk olarak çok yabancı değiliz bu hallere, gene bir yönetmen olan Sinan ÇETİN zaten bunu yıllarca yaptı ve Cüneyt ÖZDEMİR hali hazırda bunu çok iyi yapıyor, Rasim Ozan Kütahyalı ile beraber eşide öyle...

Bu kafaya benzer çoğu kafa FETÖ gibi bir ucubenin peşinden bile gidecek kadar da fütursuz ve ilkesizdi ve biz bu tarz topluma küstahça konuşanları son 20 yılda çok fazla yaşadık ve şimdi TV Youtube'a dönüşünce yeni olmuyor bu.

Nerden baksanız küstah bir üslupla kendi ideolojisini sunma biçimi olduğu çok aşikar olan bu tarz, kendini Ekşi Sözlük'teki haterları veya genel olarak karşıtları üzerinden hayatta konumlandırdığı için her sorulan soruda onlara cevap veriyormuş gibi konuşurlar. Çünkü bilirler ki, orada kendinden nefret eden epey birileri var ve onlar  kendileri gibi ünlü değildir ama o zaman savunduklarını alaycı, gevşek bir küstahlıkla ifade etmek son derece haktır ve onlara her şekilde gol atmak için her fırsat kullanılmalıdır.

Bu gevşek küstahlığa gerekçe olarak ağızlarındaki en büyük siper ise, "ülkede kamplar var kamplara ayrılmışız, ne desen boş herkes yargılıyor, yaftalıyor" dur. Sorar bir insan kendine : "toplum kamplara ayrıldı diye ben ülkedeki sektörel komumum buna bağlı şöhretim ve maddi gücüm üzerinden bunu en küstah ve gevşek biçimde mi şekilde mi ifade etmeliyim, yoksa yapıcı ve aydınlatıcı bir dille tüm ülkenin gerçeklikleri üzerinden daha desturla ve tevazu ile mi konuşmalıyım?" Bakınız bir Mehmet Aslantuğ örneği var bu ülkede. Ünse ün, yakışıklıksa yakışıklık karizma her şey var ama bu toplumda hiçbir zaman gevşek bir küstahlığa başvurup sonunda nefretleri çeken bir itibarsızlık yaşamıyor.

Biz bu filmi çok gördük İlker Bey, kendi görüşlerini ilerici demokrat özgürlükçü sanıp toplumun kalanı içinde : "dur bakayım şimdi onlar hakkımd sert bir bişey dediğinde onlara biraz salak geride kalmış muamelesi yapayım, çünkü dünya hiç öyle düşündükleri gibi değil" hallerini çok fazla izledik. Besim TİBUK bunu en zirvede yaptı yıllarca. Normal şartlarda şu an toplumda %1 olması gereken itibarı binde 1 bile değil ülkede ve Kıbrıs sıcağında hala aynı gevşek küstahlığı ve kibiriyle beraber insanlara sesleniyor.

Küstahlık ve geveşklik iticilik ve dolayısıyla itibarsızlık getirir ve bu zamanda itibar denen şey, kanal abone sayısı ile de işlerle de ölçülmez. 500 bin abone sayısı, senin 500 bin kişiye hitap edebilme çaban en nihayetinde Enes BATUR performansı ve düzeyi gerektirir bu ülkede ve eğer ona odaklanırsan hiç zor değil bunu başarmak. Çünkü toplumda çağırsan koşacak Proflar, sektör öncüleri, sanatçılar ve ne versen alacak 85 milyon ve artı 15 milyon yurtdışı 100 milyon Türkçe konuşan insan var aşağı yukarı ülkede ve yurtdışında. Bunların 500 binini 30 yıllık bir yönetmen olarak üstelik Youtube gibi aynı zamanda çöplük bir yerde de sosyal içerikle aykırılıklarla toplaman zor değil, çünkü TV öldü ülkede siyasi iktidar kaynaklı.

Mesele, senin geveşklik ve küstahlık sınırında bu kadar çok dolaşarak kendinin ve  yapmak istediğin faydalı şeylerin toplumdaki olası yüksek itibarını sıfırlamaya çalışman.  Bunun sebebi ekşi sözlük yazarı ve okuru da değil. Sebebi sensin... 

Küstah ve gevşek aykırılık toplumdaki yanlış bakışları ve gelişmemişliği değiştirmede kullanılacak bir yöntem değildir. Nihayetinde insanlar sizin ne kadar akıllı, demokrat ve toplumsal açıdan faydalı olduğunuza değil küstah ve gevşek olduğunuza bakar ve sizi bir konuda sözcüsü yapmaz. Sizin sosyal içerik üretmeniz bunun çok izlenmesi sizin ve içeriklerinizin onaylandığı anlamına da gelmez.

Video özelinde baktığınızda röportaj çok gereksiz ve anlamsız bir çabanın ürünü ve insana bir şey katmıyor. Çünkü; konuk kendini çok şey sanma hezayanını sürekli yaşadığı için hiçbir şeye tam ve anlamlı bir cevap veremiyor, yıllarca 30 yıl kurgu yapmış biri cümle kurgusu bile yapamıyor ve karşısındaki net ve ciddiyetle soru soran kişinin her anlamlı diyalog kurma çabası havada kalıyor. İlker CANİKLİGİL kanalı gibi flu bir insan ve bunu muhtemelen sadece kanalındaki konular için değil, kendi tarzı içinde kullanıyor flu takılarak havalı olmaya çalışıyor.

YOL TV muhtemelen polemiksel açıdanda İlker CANİKLİGİL'i konuk yaparak kendisini kullanıp abone ve izleyici kasmaya çalışmışve başarmışta 350 bin izleme 150 bin abone için.

Videoyu #izlenmez #kötüperformans oalrka etiketliyoruz

İlker Canikligil; Yeni Bir ROK, Cüneyt Özdemir, Sinan Çetin Vakası


Bu topraklar kendini çok şey sanan çok fazla insan gördü çok partili sisteme geçtiğimizden beri.
Özellikle, son 70 yıldaki ülkenin militarist ve şöven çarpık siyasi buhranları içinden geçerek bazı alanlarda Türkiye çapında öne çıkan bazı insanlar, bir noktada kendiklerine fikirleri sorulduğunda veya fikirlerini beyan edecekleri fırsatları bulduklarında hep bir gevşek küstahlıka konuşmaya başlıyorlar. 

Bu insanlar  muhtemelen bu cüreti de, ülkemizdeki bu militarist şöven düzende survive etme yeteneklerine ve güçlerine bağlıyorlar. İlker Canikligil'de bunlardan en yenisi, halk olarak çok yabancı değiliz bu hallere, gene bir yönetmen olan Sinan ÇETİN zaten bunu yıllarca yaptı ve Cüneyt ÖZDEMİR hali hazırda bunu çok iyi yapıyor, Rasim Ozan Kütahyalı ile beraber eşide öyle...

Bu kafaya benzer çoğu kafa FETÖ gibi bir ucubenin peşinden bile gidecek kadar da fütursuz ve ilkesizdi ve biz bu tarz topluma küstahça konuşanları son 20 yılda çok fazla yaşadık ve şimdi TV Youtube'a dönüşünce yeni olmuyor bu.

Nerden baksanız küstah bir üslupla kendi ideolojisini sunma biçimi olduğu çok aşikar olan bu tarz, kendini Ekşi Sözlük'teki haterları veya genel olarak karşıtları üzerinden hayatta konumlandırdığı için her sorulan soruda onlara cevap veriyormuş gibi konuşurlar. Çünkü bilirler ki, orada kendinden nefret eden epey birileri var ve onlar  kendileri gibi ünlü değildir ama o zaman savunduklarını alaycı, gevşek bir küstahlıkla ifade etmek son derece haktır ve onlara her şekilde gol atmak için her fırsat kullanılmalıdır.

Bu gevşek küstahlığa gerekçe olarak ağızlarındaki en büyük siper ise, "ülkede kamplar var kamplara ayrılmışız, ne desen boş herkes yargılıyor, yaftalıyor" dur. Sorar bir insan kendine : "toplum kamplara ayrıldı diye ben ülkedeki sektörel komumum buna bağlı şöhretim ve maddi gücüm üzerinden bunu en küstah ve gevşek biçimde mi şekilde mi ifade etmeliyim, yoksa yapıcı ve aydınlatıcı bir dille tüm ülkenin gerçeklikleri üzerinden daha desturla ve tevazu ile mi konuşmalıyım?" Bakınız bir Mehmet Aslantuğ örneği var bu ülkede. Ünse ün, yakışıklıksa yakışıklık karizma her şey var ama bu toplumda hiçbir zaman gevşek bir küstahlığa başvurup sonunda nefretleri çeken bir itibarsızlık yaşamıyor.

Biz bu filmi çok gördük İlker Bey, kendi görüşlerini ilerici demokrat özgürlükçü sanıp toplumun kalanı içinde : "dur bakayım şimdi onlar hakkımd sert bir bişey dediğinde onlara biraz salak geride kalmış muamelesi yapayım, çünkü dünya hiç öyle düşündükleri gibi değil" hallerini çok fazla izledik. Besim TİBUK bunu en zirvede yaptı yıllarca. Normal şartlarda şu an toplumda %1 olması gereken itibarı binde 1 bile değil ülkede ve Kıbrıs sıcağında hala aynı gevşek küstahlığı ve kibiriyle beraber insanlara sesleniyor.

Küstahlık ve geveşklik iticilik ve dolayısıyla itibarsızlık getirir ve bu zamanda itibar denen şey, kanal abone sayısı ile de işlerle de ölçülmez. 500 bin abone sayısı, senin 500 bin kişiye hitap edebilme çaban en nihayetinde Enes BATUR performansı ve düzeyi gerektirir bu ülkede ve eğer ona odaklanırsan hiç zor değil bunu başarmak. Çünkü toplumda çağırsan koşacak Proflar, sektör öncüleri, sanatçılar ve ne versen alacak 85 milyon ve artı 15 milyon yurtdışı 100 milyon Türkçe konuşan insan var aşağı yukarı ülkede ve yurtdışında. Bunların 500 binini 30 yıllık bir yönetmen olarak üstelik Youtube gibi aynı zamanda çöplük bir yerde de sosyal içerikle aykırılıklarla toplaman zor değil, çünkü TV öldü ülkede siyasi iktidar kaynaklı.

Mesele, senin geveşklik ve küstahlık sınırında bu kadar çok dolaşarak kendinin ve  yapmak istediğin faydalı şeylerin toplumdaki olası yüksek itibarını sıfırlamaya çalışman.  Bunun sebebi ekşi sözlük yazarı ve okuru da değil. Sebebi sensin... 

Küstah ve gevşek aykırılık toplumdaki yanlış bakışları ve gelişmemişliği değiştirmede kullanılacak bir yöntem değildir. Nihayetinde insanlar sizin ne kadar akıllı, demokrat ve toplumsal açıdan faydalı olduğunuza değil küstah ve gevşek olduğunuza bakar ve sizi bir konuda sözcüsü yapmaz. Sizin sosyal içerik üretmeniz bunun çok izlenmesi sizin ve içeriklerinizin onaylandığı anlamına da gelmez.

Video özelinde baktığınızda röportaj çok gereksiz ve anlamsız bir çabanın ürünü ve insana bir şey katmıyor. Çünkü; konuk kendini çok şey sanma hezayanını sürekli yaşadığı için hiçbir şeye tam ve anlamlı bir cevap veremiyor, yıllarca 30 yıl kurgu yapmış biri cümle kurgusu bile yapamıyor ve karşısındaki net ve ciddiyetle soru soran kişinin her anlamlı diyalog kurma çabası havada kalıyor. İlker CANİKLİGİL kanalı gibi flu bir insan ve bunu muhtemelen sadece kanalındaki konular için değil, kendi tarzı içinde kullanıyor flu takılarak havalı olmaya çalışıyor.

YOL TV muhtemelen polemiksel açıdanda İlker CANİKLİGİL'i konuk yaparak kendisini kullanıp abone ve izleyici kasmaya çalışmışve başarmışta 350 bin izleme 150 bin abone için.

Videoyu #izlenmez #kötüperformans oalrka etiketliyoruz

 

Eşsiz güzellikte dizayn edilmiş bir ev hakkında, son derece naif güzel bir girişle başlayan video sunucunun sorusu üzerine "tuhaf bir seyahat anımı anlatayım size şimdi" derken birden bilmeden "teröristi açıkça reddetmeme" içeren bir içerik barındırıyor hale geliyor ve bu KOÇTAŞ'ın Youtube kanalında kesilmeden yayınlanıyor..  

Gerçekten tuhaf şekilde, Rotasız Seyyah adlı Youtuber'ın evini ziyaret eden KOÇTAŞ skandal bir video içerik detayına imza atıyor. 

Bilmeyenler olarak bu video ile beraber tanıdığımız Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç adlı kişi evine konuk olan KOÇTAŞ'a dünyanın 40'e yakın ülkesinden getirdiği eşyalarını ve süslerini tanıtırken, sunucunun sorduğu "bunlar arasında en özeline senin için" dediğinde, çıkardığı muska tarzında bir şeyi gösterip; bunu Afganistan'da Taliban militanlarının kampını ziyaret ettiğinde onların hediye ettiğini ve kendisine insanı mermiden bile koruduğunu söylediklerini söylüyor ve sunucuda bir süre şok yaşıyor galiab birşey söyleyemiyor ve Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç Afganistan'ı yeri geldiğinde hiç çekinmeden kana bulayan, teoratik din devleti isteyen terör örgütü Taliban'ı bu haliyle hiç bir eleştiri sunmadan normal bir şeymiş gibi anlatmaya başlıyor.

Gerçekten "Pes!" dedirtiyor videoyu kanalında yayınlayan KOÇTAŞ. Videonun yapım aşamasında hadi diyelim kazara böyle bir şey oldu; ama bunu içerikten kesip çıkarmamaları tam bir skandal. Teröristlerin kampını ziyaret eden bir kişi onlardan aldığı bir hediyeyi anlatması kendi Youtube'da kişisel kanalında değil, bir markanın kurumsal sayfasında yayınlanıyor. Bu nerden baksanız bir skandal.

 

Son derece güzel bir çekim adeta berbat ediliyor. Sormak lazım KOÇTAŞ'a; bu olumsuz örnek içeren davranış Mehmet GENÇ'in kendi tercihi ile yaptığı düşünülmemiş bir hareket olabilir ve bunu sizin video çekiminizde söylemiş osla bile kendisine saklı kalması gerekirken, acaba bunu neden kesmeden yayınlıyorsunuz? Ayrıca Taliban'ın Boko Haram veya IŞID'ten farkı nedir? KOÇTAŞ bu skandal hareketini düzeltmeli ve videodan bu bölümü çıkarmalıdır.

Videoyu üzülerek #izlenmez #kötüperformans #niyeya olarak etiketliyoruz.

Siz duyarlı takipçi ve okuyucularımızdan da, aşağıdaki yorum kısmından sizlerinde yorumlarını bekliyor ve yine aşağıdaki sosyal meday paylaşım butonlarından bu içeriği paylaşmalarını ve insanlara duyurmalarını bekliyoruz.

KOÇTAŞ'tan Skandal Youtube Video İçeriği

 

Eşsiz güzellikte dizayn edilmiş bir ev hakkında, son derece naif güzel bir girişle başlayan video sunucunun sorusu üzerine "tuhaf bir seyahat anımı anlatayım size şimdi" derken birden bilmeden "teröristi açıkça reddetmeme" içeren bir içerik barındırıyor hale geliyor ve bu KOÇTAŞ'ın Youtube kanalında kesilmeden yayınlanıyor..  

Gerçekten tuhaf şekilde, Rotasız Seyyah adlı Youtuber'ın evini ziyaret eden KOÇTAŞ skandal bir video içerik detayına imza atıyor. 

Bilmeyenler olarak bu video ile beraber tanıdığımız Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç adlı kişi evine konuk olan KOÇTAŞ'a dünyanın 40'e yakın ülkesinden getirdiği eşyalarını ve süslerini tanıtırken, sunucunun sorduğu "bunlar arasında en özeline senin için" dediğinde, çıkardığı muska tarzında bir şeyi gösterip; bunu Afganistan'da Taliban militanlarının kampını ziyaret ettiğinde onların hediye ettiğini ve kendisine insanı mermiden bile koruduğunu söylediklerini söylüyor ve sunucuda bir süre şok yaşıyor galiab birşey söyleyemiyor ve Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç Afganistan'ı yeri geldiğinde hiç çekinmeden kana bulayan, teoratik din devleti isteyen terör örgütü Taliban'ı bu haliyle hiç bir eleştiri sunmadan normal bir şeymiş gibi anlatmaya başlıyor.

Gerçekten "Pes!" dedirtiyor videoyu kanalında yayınlayan KOÇTAŞ. Videonun yapım aşamasında hadi diyelim kazara böyle bir şey oldu; ama bunu içerikten kesip çıkarmamaları tam bir skandal. Teröristlerin kampını ziyaret eden bir kişi onlardan aldığı bir hediyeyi anlatması kendi Youtube'da kişisel kanalında değil, bir markanın kurumsal sayfasında yayınlanıyor. Bu nerden baksanız bir skandal.

 

Son derece güzel bir çekim adeta berbat ediliyor. Sormak lazım KOÇTAŞ'a; bu olumsuz örnek içeren davranış Mehmet GENÇ'in kendi tercihi ile yaptığı düşünülmemiş bir hareket olabilir ve bunu sizin video çekiminizde söylemiş osla bile kendisine saklı kalması gerekirken, acaba bunu neden kesmeden yayınlıyorsunuz? Ayrıca Taliban'ın Boko Haram veya IŞID'ten farkı nedir? KOÇTAŞ bu skandal hareketini düzeltmeli ve videodan bu bölümü çıkarmalıdır.

Videoyu üzülerek #izlenmez #kötüperformans #niyeya olarak etiketliyoruz.

Siz duyarlı takipçi ve okuyucularımızdan da, aşağıdaki yorum kısmından sizlerinde yorumlarını bekliyor ve yine aşağıdaki sosyal meday paylaşım butonlarından bu içeriği paylaşmalarını ve insanlara duyurmalarını bekliyoruz.