kötüstil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötüstil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Çok Saçma ve Gereksiz

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Böyle Psikolojik Hastalık Anlatımı Olmaz

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 


Kötü Stil Kötü Performans Videosu Örneği

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 



Yırtık Pantolon kanalı sahibi bu genç arkadaş Türkiye'de malum çok duyduğumuz hikayelerden birine sahip, "herşeyi bırakıp üçkuruşla dünyayı geziyor" ve geçimini Youtuber'lık ile sağlıyor

Video ilgimizi çekiyor çünkü; Brezilya'yı hem futbol hemde birçok açıdan merak ediyoruz ve malum 2013'teki Gezi olaylarından da ilham almışlardı ve kendi ülkelerinde Occupy hareketini düzenleyen bir milletti. Yani bize epey benziyorlar toplumsal hareketleri ve insan doğaları olarak. En çok siyasetleri bize benziyor, halkıyla alay eden politikacıları var ve yoksullukları ve gelir adaletsizlikleri de aynı bize benziyor. Büyük bir ülke aynı zamanda ve potansiyeli çok fazla tıpkı bizim gibi.

Videoda evsizleri ve genel ekonomik durumunu anlatıyor arkadaş, ama sürekli bir şaşırma, afallama ve tuhaf bir konuşma stili var "ufo gören köylü" gibi davranıyor. Oysa orda insanların açık ve net dramları var ve neden öyle olduklarının bilgisini zaten kendisi videonun girişinden ekomomik verilerle anlatıyor.

Sonuç olarak, insanların dramlarına saygısızlığımız yurtdışına da taşmış bu arkadaşla Çok acı keşke  "Oha falan oldum bu ne" modundan çıkıp " "çok üzücü çok üzüldüm, keşke böye olmasalar Brezilya bize millet olarakta çok yakın ve daha iyi yaşamayı hak ediyorlar ve inşallah kısa zamanda toparlarlar" gibi güzel temennilerde bulunabilise..  100 binlerce insana hitap edip bu kadar saygısız haller sergilemesi son derece yakışıksız ve bir o kadar kaliteli olan çekimi mahvediyor.

Aynı arkadaş Brezilya da misafiri olduğu Türk'ün evinde nerdeyse "hazır ol"da dinliyordu ama sokağa çıkınca evsizleri görünce epey bir laçka moda geçmiş görünüyor.

Saygı saygı insanların dramlarına saygı lütfen....

Bu sebeplerle videoyu #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz.

 

İnsanların Dramlarına Saygısızlık Yapmanın Adı Gezginlik Olmuş


Yırtık Pantolon kanalı sahibi bu genç arkadaş Türkiye'de malum çok duyduğumuz hikayelerden birine sahip, "herşeyi bırakıp üçkuruşla dünyayı geziyor" ve geçimini Youtuber'lık ile sağlıyor

Video ilgimizi çekiyor çünkü; Brezilya'yı hem futbol hemde birçok açıdan merak ediyoruz ve malum 2013'teki Gezi olaylarından da ilham almışlardı ve kendi ülkelerinde Occupy hareketini düzenleyen bir milletti. Yani bize epey benziyorlar toplumsal hareketleri ve insan doğaları olarak. En çok siyasetleri bize benziyor, halkıyla alay eden politikacıları var ve yoksullukları ve gelir adaletsizlikleri de aynı bize benziyor. Büyük bir ülke aynı zamanda ve potansiyeli çok fazla tıpkı bizim gibi.

Videoda evsizleri ve genel ekonomik durumunu anlatıyor arkadaş, ama sürekli bir şaşırma, afallama ve tuhaf bir konuşma stili var "ufo gören köylü" gibi davranıyor. Oysa orda insanların açık ve net dramları var ve neden öyle olduklarının bilgisini zaten kendisi videonun girişinden ekomomik verilerle anlatıyor.

Sonuç olarak, insanların dramlarına saygısızlığımız yurtdışına da taşmış bu arkadaşla Çok acı keşke  "Oha falan oldum bu ne" modundan çıkıp " "çok üzücü çok üzüldüm, keşke böye olmasalar Brezilya bize millet olarakta çok yakın ve daha iyi yaşamayı hak ediyorlar ve inşallah kısa zamanda toparlarlar" gibi güzel temennilerde bulunabilise..  100 binlerce insana hitap edip bu kadar saygısız haller sergilemesi son derece yakışıksız ve bir o kadar kaliteli olan çekimi mahvediyor.

Aynı arkadaş Brezilya da misafiri olduğu Türk'ün evinde nerdeyse "hazır ol"da dinliyordu ama sokağa çıkınca evsizleri görünce epey bir laçka moda geçmiş görünüyor.

Saygı saygı insanların dramlarına saygı lütfen....

Bu sebeplerle videoyu #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz.

 


Öncelikle Youtube için temel bir kuralı ortaya koymak lazım. Eğer siz kanalnızda çok sorulan bir soruyu veya kanalınızda anlattığınız temel bir konuyu anlatıyorsanız bunu VLOG dağınıklığında anlatmamalısınız.

Çünkü siz bu konuda fikri merak  edilen durumda oluyorsunuz. Ve insanlar dikkat kesiliyorlar onlar için hayati olan bu konuda da sizden duyacakları için. Kafanızda havlu ile bunu anlatmanız öncelike abonelerinize saygısızlık oluyor.

Konuya gelirsek, malum gene bir yurtdışında yaşayan Türk'ten haberler durumu var. Japon Hamza'da Japonya konusunda böyle bir misyon edinmiş isteyerek veya istemeden.  Bunuda yerine getirmeye çalışıyor. Kamerasını kendisi alsa daha iyi olurmuş.

Japon Hamza olsa da kanal ismi kendisi Japon disiplini ve ciddiyetini almamış üstüne ve epey gayri ciddi ama gerekte yok buna Türk heryerde sıcakkanlıdır. Umarız onlara bizden biraz baız özellikler katar...

Sonuç olarak, Japon Hamza son derece samimi ve herşeyi olduğu gibi gösterme çabasında.  Nedense gereksiz yere çok fazla hayranlık duyduğumuz ve milletçe çok özendiğimiz ama gerçekte son derece faşist ve iş kolik olan ve 2 dakika 1 kişinin intihar ettiği bir toplum olan Japonya'nın gerçek yüzünü bize ordan bildiriyor. 

İçerik olarak #iyiiçerik etiketliyoruz ama #kötüstil ile de taçlandırıyoruz hatalarını..


Japon Hamza Japon Kültürüne Meydan Okuyor


Öncelikle Youtube için temel bir kuralı ortaya koymak lazım. Eğer siz kanalnızda çok sorulan bir soruyu veya kanalınızda anlattığınız temel bir konuyu anlatıyorsanız bunu VLOG dağınıklığında anlatmamalısınız.

Çünkü siz bu konuda fikri merak  edilen durumda oluyorsunuz. Ve insanlar dikkat kesiliyorlar onlar için hayati olan bu konuda da sizden duyacakları için. Kafanızda havlu ile bunu anlatmanız öncelike abonelerinize saygısızlık oluyor.

Konuya gelirsek, malum gene bir yurtdışında yaşayan Türk'ten haberler durumu var. Japon Hamza'da Japonya konusunda böyle bir misyon edinmiş isteyerek veya istemeden.  Bunuda yerine getirmeye çalışıyor. Kamerasını kendisi alsa daha iyi olurmuş.

Japon Hamza olsa da kanal ismi kendisi Japon disiplini ve ciddiyetini almamış üstüne ve epey gayri ciddi ama gerekte yok buna Türk heryerde sıcakkanlıdır. Umarız onlara bizden biraz baız özellikler katar...

Sonuç olarak, Japon Hamza son derece samimi ve herşeyi olduğu gibi gösterme çabasında.  Nedense gereksiz yere çok fazla hayranlık duyduğumuz ve milletçe çok özendiğimiz ama gerçekte son derece faşist ve iş kolik olan ve 2 dakika 1 kişinin intihar ettiği bir toplum olan Japonya'nın gerçek yüzünü bize ordan bildiriyor. 

İçerik olarak #iyiiçerik etiketliyoruz ama #kötüstil ile de taçlandırıyoruz hatalarını..



Refika Türkiye'de üst düzey profesyonel aşçılık yani TV düzeyinde olan birisi. Ama gelgelim bu düzeyde profesyonelliği tam halledememiş gözüküyor. Youtube kanalında yemek anlatıyor ama o ne anlatım? Aman aman mutfaklardan ırak...Bir panik bir panik havası hep...

Görüntülerden anlaşılan yemekler çok eşsiz özgün ve leziz ama anlatım ise çok kötü gözüküyor.

Hızlı Anlatayım Derken Anlatamamak

Öncelikle şu nokda temel bir karar vermek lazım, siz eğer Youtube'un hızlı anlatım trendine uygun bir diksiyona ve kondisyona sahip değilseniz buna teşebbüs etmemelisiniz. Yani malum yazılı olmayan kural ; "videonun seyredilmesini istiyorsan hızlı ve dinamik anlatmalısın ki izleyen sıkılıp daralıp kaçmasın" desturu bazı kişiler için uygun değil. Örneğin Refika gibi.

Eğer bunu kabul etmeyip zorlarsanız tıpkı videodaki gibi denizde dalıp dalıp çıkar gibi nefes nefese kalabilirsiniz. Aceleniz ne ana habere yetişecek değilsiniz.?

Refika'nın Mutfağı sanki hep panik modunda.

Birde elinizi kolunuzu bu kadar aşırı sallamamanız lazım anlatırken; "hadi hadi çabuk havalimanına yetişemeyeceğiz" gibi olmuş hep. Ayrıca postür sorunu var dik durmak gerek biraz daha.

Sonuç olarak, Refika çok güzel tarifler üretse de, anlatım tarzı, insan üzerinde yemek gibi keyifli bir konuda bile gereksiz bir stres yaratıyor ve asla o tariflere odaklanamıyorsunuz.

Bir an önce aceleye getirilen ve kötü diksiyon ve anlatımla ziyan edilen bu 15 dakikalık yemek videoları 20 dakika olarak yapılabilmeli ve sakin sakin anlatılmalı.  Gerekiyorsa nefes ve diskiyon eğitimi alınmalı.

Bu halde bu anlatıma tahammül edenler dışında herkes için bakıp çıkılacak veya tahammül edilmeden kapatılıp hiç bakılmayacak şekilde kalır.

Bu sebeplerle #kötüstil #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Refika'nın Mutfağı Sanki Hep Bi Panik Modunda!


Refika Türkiye'de üst düzey profesyonel aşçılık yani TV düzeyinde olan birisi. Ama gelgelim bu düzeyde profesyonelliği tam halledememiş gözüküyor. Youtube kanalında yemek anlatıyor ama o ne anlatım? Aman aman mutfaklardan ırak...Bir panik bir panik havası hep...

Görüntülerden anlaşılan yemekler çok eşsiz özgün ve leziz ama anlatım ise çok kötü gözüküyor.

Hızlı Anlatayım Derken Anlatamamak

Öncelikle şu nokda temel bir karar vermek lazım, siz eğer Youtube'un hızlı anlatım trendine uygun bir diksiyona ve kondisyona sahip değilseniz buna teşebbüs etmemelisiniz. Yani malum yazılı olmayan kural ; "videonun seyredilmesini istiyorsan hızlı ve dinamik anlatmalısın ki izleyen sıkılıp daralıp kaçmasın" desturu bazı kişiler için uygun değil. Örneğin Refika gibi.

Eğer bunu kabul etmeyip zorlarsanız tıpkı videodaki gibi denizde dalıp dalıp çıkar gibi nefes nefese kalabilirsiniz. Aceleniz ne ana habere yetişecek değilsiniz.?

Refika'nın Mutfağı sanki hep panik modunda.

Birde elinizi kolunuzu bu kadar aşırı sallamamanız lazım anlatırken; "hadi hadi çabuk havalimanına yetişemeyeceğiz" gibi olmuş hep. Ayrıca postür sorunu var dik durmak gerek biraz daha.

Sonuç olarak, Refika çok güzel tarifler üretse de, anlatım tarzı, insan üzerinde yemek gibi keyifli bir konuda bile gereksiz bir stres yaratıyor ve asla o tariflere odaklanamıyorsunuz.

Bir an önce aceleye getirilen ve kötü diksiyon ve anlatımla ziyan edilen bu 15 dakikalık yemek videoları 20 dakika olarak yapılabilmeli ve sakin sakin anlatılmalı.  Gerekiyorsa nefes ve diskiyon eğitimi alınmalı.

Bu halde bu anlatıma tahammül edenler dışında herkes için bakıp çıkılacak veya tahammül edilmeden kapatılıp hiç bakılmayacak şekilde kalır.

Bu sebeplerle #kötüstil #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Ülkemizin en büyük teknoloji medya şirketlerinden biri Webtekno... Türkiye'de daha önce hiç yapılmaıdk şekilde teknolojiyi daha magazinci ve hatta kaba tabirle laçka muhabbetler üzerine kurulu bir habercilikle yapıyorlar ve bu anlamda çok büyük başarı elde ettiler... Çünkü insanlarımız teknolojinin bile ülkemizde askeri disiplinle anlatılmasından bıkmıştı.

Bu videoda 1 milyon tl'leri olduğunu öğreniyoruz daha doğrusu paralarından ayırdıkları 1 milyon tl'lerini coine yatırıp bundan sansasyonel bir şey içerik yaparak rating kastıklarını anlıyoruz.

Videonun konusu kişisel bir mevzuya ve şova dönüşüyor giderek ve Webtekno'da ki görevi ve payının ne olduğunu bilmediğimiz arkadaş 1 milyon tl'lik Bitcoin'ni satıp alt coine "basıyor..." kendi deyimiyle. Yani 1 milyon tl lik parasına 100 tl'lik iddia kuponu muamelesi yapıyor.

Nerden baksanız izlemek gereksiz ve zaman kaybı. Ülkemizdeki işsizliği, ekonomik krizi, pandemiyi ve hatta malum bitcoin çılgınlığında, hele hele birde bu yasal düzenlemeleri henzü olmayan bu alandaki kitlesel dolandırılıcığın da yapıldığı bir ortamda, 4 milyon kadar insana hitap eden bir firmanın 1 milyon gibi çok büyük bir rakamla, coinler üzerinden kendi medyaları üzerinden böyle tuhaf bir fikirle reyting kasmaları aslında, insandaki etkisi itibariyle epey rahatsız edici olmalı.

Bu sebeplerle bu şekilde düşünenler için kanalı #izlenmez #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.


Webtekno Parasıyla Coin Şovu Yapıyor; "Basıcaz"

Ülkemizin en büyük teknoloji medya şirketlerinden biri Webtekno... Türkiye'de daha önce hiç yapılmaıdk şekilde teknolojiyi daha magazinci ve hatta kaba tabirle laçka muhabbetler üzerine kurulu bir habercilikle yapıyorlar ve bu anlamda çok büyük başarı elde ettiler... Çünkü insanlarımız teknolojinin bile ülkemizde askeri disiplinle anlatılmasından bıkmıştı.

Bu videoda 1 milyon tl'leri olduğunu öğreniyoruz daha doğrusu paralarından ayırdıkları 1 milyon tl'lerini coine yatırıp bundan sansasyonel bir şey içerik yaparak rating kastıklarını anlıyoruz.

Videonun konusu kişisel bir mevzuya ve şova dönüşüyor giderek ve Webtekno'da ki görevi ve payının ne olduğunu bilmediğimiz arkadaş 1 milyon tl'lik Bitcoin'ni satıp alt coine "basıyor..." kendi deyimiyle. Yani 1 milyon tl lik parasına 100 tl'lik iddia kuponu muamelesi yapıyor.

Nerden baksanız izlemek gereksiz ve zaman kaybı. Ülkemizdeki işsizliği, ekonomik krizi, pandemiyi ve hatta malum bitcoin çılgınlığında, hele hele birde bu yasal düzenlemeleri henzü olmayan bu alandaki kitlesel dolandırılıcığın da yapıldığı bir ortamda, 4 milyon kadar insana hitap eden bir firmanın 1 milyon gibi çok büyük bir rakamla, coinler üzerinden kendi medyaları üzerinden böyle tuhaf bir fikirle reyting kasmaları aslında, insandaki etkisi itibariyle epey rahatsız edici olmalı.

Bu sebeplerle bu şekilde düşünenler için kanalı #izlenmez #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.


 

 

Kanal genel olarak acaip ve tuhaf bir kanal galiba ve bundan besleniyor muhtemelen. 1 milyon takipçisi var "KEKOLARIN ELİNDEN KIZ ALMAK!" adlı seriler çekilmiş. "Mevzuya Bir Kamyon Adam Çağırmak" veya "Asansörde Altına Sıçmak" gibi videoları var.  Amaç ne anlamakta bayağı zorlanacağınız bir kanal. 

Kanaldaki en temel video başlığı kelimeleri, Keko, Şahin, Mevzu, Şaka vs... Ve düşünün ülkenin başkentinde oluyor bu konsept videoları. Ve üstelik muhtemelen çoğusu Ankara'lı bu kanalın takipçilerinin. Nerden baksanız trajikomik.

Kanalın ismi Angara Bebesi ve anlaşılan Ankara'ya dair bir tipleme ile Ankara'nin varoslarına dair çeşitli tuhaf şeyler yapılıyor. Zaten ülkecek başkentimiz olarak Ankara'ya dair hiçbir güzel şey duymuyoruz nerdeyse. Ankara'nın hali 50-60 yıldır siyaseten içler acısı olduğu gibi kanalda görüldüğü gibi kültürel olarakta içler açısı durumda. 

Gerçekten bu kanala denk gelen birisi ülkeyi terk etmek ister diye düşünüyoruz veya böyle bir kanalın ülke başkentinin bir kültürüne ait olduğunu düşününce ülkeye dair tüm umutlarını da yitirebilir.

Kanal üniveriste sosyoloji bölümleri tarafından incelenebilir veya herkes trafından izlenip toplumsal dersler çıkarılılabilir.

Bu şekilde düşünenler için #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz



Ankara'lılık Bu mu Demek? - Ben Ne İzledim -5

 

 

Kanal genel olarak acaip ve tuhaf bir kanal galiba ve bundan besleniyor muhtemelen. 1 milyon takipçisi var "KEKOLARIN ELİNDEN KIZ ALMAK!" adlı seriler çekilmiş. "Mevzuya Bir Kamyon Adam Çağırmak" veya "Asansörde Altına Sıçmak" gibi videoları var.  Amaç ne anlamakta bayağı zorlanacağınız bir kanal. 

Kanaldaki en temel video başlığı kelimeleri, Keko, Şahin, Mevzu, Şaka vs... Ve düşünün ülkenin başkentinde oluyor bu konsept videoları. Ve üstelik muhtemelen çoğusu Ankara'lı bu kanalın takipçilerinin. Nerden baksanız trajikomik.

Kanalın ismi Angara Bebesi ve anlaşılan Ankara'ya dair bir tipleme ile Ankara'nin varoslarına dair çeşitli tuhaf şeyler yapılıyor. Zaten ülkecek başkentimiz olarak Ankara'ya dair hiçbir güzel şey duymuyoruz nerdeyse. Ankara'nın hali 50-60 yıldır siyaseten içler acısı olduğu gibi kanalda görüldüğü gibi kültürel olarakta içler açısı durumda. 

Gerçekten bu kanala denk gelen birisi ülkeyi terk etmek ister diye düşünüyoruz veya böyle bir kanalın ülke başkentinin bir kültürüne ait olduğunu düşününce ülkeye dair tüm umutlarını da yitirebilir.

Kanal üniveriste sosyoloji bölümleri tarafından incelenebilir veya herkes trafından izlenip toplumsal dersler çıkarılılabilir.

Bu şekilde düşünenler için #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz




Google Caner Özyurtlu, Türk oyuncu, senarist, film yönetmeni ve yapımcısı diyor ve dizilerden tanıdığınızı hatırlıyorsunuz bu kanalın sahibini ve diğer videolarına bakıyorsunuz epey sektöründen ve kendi alanı dışından ünlüyle sohbet gerçekleştirmiş.

Videoya bakıyoruz sonra tekrar ve berbat bir sunum görüyoruz.

Kendisi kanalın ismine kendisini fazla kaptırmış sanki her haliyle bildiğimiz ve hepimizin vücut diliylede yaptığı "neyse ne ya" sözünü yaşıyor gibi.

Prezantabl olmakla yakından alakası olmayan bu arkadaşın, en azından oyuncu olması sebebiyle kamera karşısında ne yaptığını nasıl göründüğünü önemsemesini beklerdik; o da yok.

Videoyu izlerken "herhalde başı bu videonun ondan öyle yapıyor muhtemelen ilerde düzeltir" diyorsunuz ama nafile arkadaşın seside hareketleri de giderek acaipleşiyor.

İlginç bir şekilde donup kalıyorsunuz. Hani saç baş dağınık olabilir bu da bir tarzdır ama toplamda bakıyorsunuz gerçek anlamıyla videoyu izlemek kendinize eziyet. 

Kısaca kanalı ve arkadaşı fazla kafa yormuyoruz daha "Neyse ne"

Video ve kanalı #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz


Kanal İzlenmemek İçin Kurulmuş Sanki


Google Caner Özyurtlu, Türk oyuncu, senarist, film yönetmeni ve yapımcısı diyor ve dizilerden tanıdığınızı hatırlıyorsunuz bu kanalın sahibini ve diğer videolarına bakıyorsunuz epey sektöründen ve kendi alanı dışından ünlüyle sohbet gerçekleştirmiş.

Videoya bakıyoruz sonra tekrar ve berbat bir sunum görüyoruz.

Kendisi kanalın ismine kendisini fazla kaptırmış sanki her haliyle bildiğimiz ve hepimizin vücut diliylede yaptığı "neyse ne ya" sözünü yaşıyor gibi.

Prezantabl olmakla yakından alakası olmayan bu arkadaşın, en azından oyuncu olması sebebiyle kamera karşısında ne yaptığını nasıl göründüğünü önemsemesini beklerdik; o da yok.

Videoyu izlerken "herhalde başı bu videonun ondan öyle yapıyor muhtemelen ilerde düzeltir" diyorsunuz ama nafile arkadaşın seside hareketleri de giderek acaipleşiyor.

İlginç bir şekilde donup kalıyorsunuz. Hani saç baş dağınık olabilir bu da bir tarzdır ama toplamda bakıyorsunuz gerçek anlamıyla videoyu izlemek kendinize eziyet. 

Kısaca kanalı ve arkadaşı fazla kafa yormuyoruz daha "Neyse ne"

Video ve kanalı #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz


 

 

Bu tuhaf video trend lksitesine girmiş gerçi kimse trend listesinin mantığını anlamış değil ama bizde merak edip baktık.

Ortada bir şeyler dönüyor veya konu cemaat dışındakiler için anlaması çok zor. Bir grup arkadaş tuhaf bir düzende oturup bir şeyler konuşuyorlar; ama, sadece mevzuyu abonelerine anlatıyorlar ama bunu anlatmaya da zorlanıyorlar.

Ekipten biri ayrılmış; ama herkes konuşamayı ellerini birbirine vurarak hatta şaplatarak konuşmaya çalışıyorlar veya konuşamıyorlar.

Sonuç olarak, 3 kişinin koltukta birini gamer koltuğunda oturduğu ve arkada mavi kırmızı fransa bayrağı türünde br perdenin olduğu tuhaf bir durum sözkonusu.

Bizlerde kampta başlarına gelmeyen amerikan gençlik filmlerinin klişe repliği ile soruyoruz:

"Birisi burada neler oluyor açıklasın lütfen...?" 

Böyle kalablık nüfuslu videolarda bir tür hazırlık olmalı ve insanlar neyin nasıl kimin neyi konuşacağı önceden ayarlanmalı

Video şu haliyle tam bir #kötüstil ve #kötüperformans abidesi ama maalesef Youtube algoritması henüz bu anlayamıyor ve bizler trend listesinde görüyoruz.

 


Biri Burada Konu Ne Açıklasın Lütfen

 

 

Bu tuhaf video trend lksitesine girmiş gerçi kimse trend listesinin mantığını anlamış değil ama bizde merak edip baktık.

Ortada bir şeyler dönüyor veya konu cemaat dışındakiler için anlaması çok zor. Bir grup arkadaş tuhaf bir düzende oturup bir şeyler konuşuyorlar; ama, sadece mevzuyu abonelerine anlatıyorlar ama bunu anlatmaya da zorlanıyorlar.

Ekipten biri ayrılmış; ama herkes konuşamayı ellerini birbirine vurarak hatta şaplatarak konuşmaya çalışıyorlar veya konuşamıyorlar.

Sonuç olarak, 3 kişinin koltukta birini gamer koltuğunda oturduğu ve arkada mavi kırmızı fransa bayrağı türünde br perdenin olduğu tuhaf bir durum sözkonusu.

Bizlerde kampta başlarına gelmeyen amerikan gençlik filmlerinin klişe repliği ile soruyoruz:

"Birisi burada neler oluyor açıklasın lütfen...?" 

Böyle kalablık nüfuslu videolarda bir tür hazırlık olmalı ve insanlar neyin nasıl kimin neyi konuşacağı önceden ayarlanmalı

Video şu haliyle tam bir #kötüstil ve #kötüperformans abidesi ama maalesef Youtube algoritması henüz bu anlayamıyor ve bizler trend listesinde görüyoruz.

 


 

Bilim veya Matematik veya Fizik dersi... Malum bu tür zor konularda hep bir klişe var: "Biz acaba bunları daha eğlenceli ve sevimli şekilde basitleştirerek anlatarak öğretebilir miyiz?. Bu videoda buna yeltenilmiş ama olmamış... 

Nedenine gelirsek, öncelikle çok hızlı bir giriş var ve "kim kimdir? Şimdi burada ne yapıyoruz?" girizgahı yok ve  soru soran kişi çok kötü diksiyona sahip, yada kayıt kötü ve sinema eleştirmeni ile konuşacak havası veriyor bizlere.

İkincisi bilim adamı olan kişi çok kötü bir üsluba sahip.. "Zaman? pis bir soru bu" bu ne demek... Daha başlar başlamaz insanı bilimden soğutuyor ve bunu söylerken sırıtıyor... Böyle bir  giriş olamaz. Tüm sevimlilik baştan bitti. Küfürde eder bu şimdi havası veriyor.

Birde galiba, "insanlar atlamadan izlesin" diye, çok hızlı bir çekim kurgusu veya montajı yapmışlar ve daha "o ne bu ne şu ne" diyemeden ordan oraya atlıyorlar durumu var.

Birde soruları cevaplayan bilim adamımız gereksiz yere çok gülümsüyor ve konuya odaklanmamızı sağlayacak vurguları bu yüzden yapamıyor, sanki ana okulu çocuklarına birşeyi anlatıyormuş gibi bir hali var. Tamam sevimli olmak güzel ama ekrana karşı bunu yapmak lazım orda olup ekranda görünmeyen insanlara karşı değil.

Arkadaşlar tamam, çok duyduk; "videoya giriş ne kadar kısa ile ve hızlı ise, o kadar çarpıcı oluyor veya insanları videoda tutuyor" ama burada konu bilim ve zor sorular.. Aceleniz ne ? Sakin olun şöyle... Birde videonun altında patreonla desteklendiği için yapılmıştır vesaire diyorsunuz. Yarış videosu mu bu? Keşke desteklemeseler de siz de yapmasanız bu videoları...

Sonuç olarak, video kanalın ismi gibi Flu olmuş ve başlığındaki gibi "olmaz böyle saçma anlatım..." dedirtiyor.

Videoyu bu sebeplerle #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.


Bilimi Sevimli de Anlatamamışlar!

 

Bilim veya Matematik veya Fizik dersi... Malum bu tür zor konularda hep bir klişe var: "Biz acaba bunları daha eğlenceli ve sevimli şekilde basitleştirerek anlatarak öğretebilir miyiz?. Bu videoda buna yeltenilmiş ama olmamış... 

Nedenine gelirsek, öncelikle çok hızlı bir giriş var ve "kim kimdir? Şimdi burada ne yapıyoruz?" girizgahı yok ve  soru soran kişi çok kötü diksiyona sahip, yada kayıt kötü ve sinema eleştirmeni ile konuşacak havası veriyor bizlere.

İkincisi bilim adamı olan kişi çok kötü bir üsluba sahip.. "Zaman? pis bir soru bu" bu ne demek... Daha başlar başlamaz insanı bilimden soğutuyor ve bunu söylerken sırıtıyor... Böyle bir  giriş olamaz. Tüm sevimlilik baştan bitti. Küfürde eder bu şimdi havası veriyor.

Birde galiba, "insanlar atlamadan izlesin" diye, çok hızlı bir çekim kurgusu veya montajı yapmışlar ve daha "o ne bu ne şu ne" diyemeden ordan oraya atlıyorlar durumu var.

Birde soruları cevaplayan bilim adamımız gereksiz yere çok gülümsüyor ve konuya odaklanmamızı sağlayacak vurguları bu yüzden yapamıyor, sanki ana okulu çocuklarına birşeyi anlatıyormuş gibi bir hali var. Tamam sevimli olmak güzel ama ekrana karşı bunu yapmak lazım orda olup ekranda görünmeyen insanlara karşı değil.

Arkadaşlar tamam, çok duyduk; "videoya giriş ne kadar kısa ile ve hızlı ise, o kadar çarpıcı oluyor veya insanları videoda tutuyor" ama burada konu bilim ve zor sorular.. Aceleniz ne ? Sakin olun şöyle... Birde videonun altında patreonla desteklendiği için yapılmıştır vesaire diyorsunuz. Yarış videosu mu bu? Keşke desteklemeseler de siz de yapmasanız bu videoları...

Sonuç olarak, video kanalın ismi gibi Flu olmuş ve başlığındaki gibi "olmaz böyle saçma anlatım..." dedirtiyor.

Videoyu bu sebeplerle #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.



 

Sağdaki Youtuber arkadaş tüm tiyatral yeteneklerini sergilerken, soldaki kanalın sahibi arkadaş sadece bağırıyor. Üstelik etrafındakileri de sessiz sakin olma konusunda uyarıyor. Gerçekten trajik.

Muhtemel  10 metrekare bir yerde konuğu olan biri neden bu kadar bağırır acaba..  Sebebi ne olabilir? Kurtlar Vadisi'nin 10 bölümünü bir günde izleyip sonra bu videoyu mu kaydetmiş acaba?

Tuhaf diğer yanı bu video trendlerde 2. sıra olmuş ki muhtemelen bunun sebebide sağdaki arkadaşın komikliği ve onun fanları yüzünden olabilir. Başka bir sebebi yok çünkü. 

Video sağdaki arkadaşın hayrına dengede gidiyor ama bir yere kadar ve izlemek işkenceye dönüşüyor. Videoyu editleyen arkadaşta sütün bir çaba ile videoyu kurtarmaya çalışmış ama gene olmamış.

Bu sebeplerle #izlenmez ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.

Kulaklara Gürültü Kirliği Kaçın.....


 

Sağdaki Youtuber arkadaş tüm tiyatral yeteneklerini sergilerken, soldaki kanalın sahibi arkadaş sadece bağırıyor. Üstelik etrafındakileri de sessiz sakin olma konusunda uyarıyor. Gerçekten trajik.

Muhtemel  10 metrekare bir yerde konuğu olan biri neden bu kadar bağırır acaba..  Sebebi ne olabilir? Kurtlar Vadisi'nin 10 bölümünü bir günde izleyip sonra bu videoyu mu kaydetmiş acaba?

Tuhaf diğer yanı bu video trendlerde 2. sıra olmuş ki muhtemelen bunun sebebide sağdaki arkadaşın komikliği ve onun fanları yüzünden olabilir. Başka bir sebebi yok çünkü. 

Video sağdaki arkadaşın hayrına dengede gidiyor ama bir yere kadar ve izlemek işkenceye dönüşüyor. Videoyu editleyen arkadaşta sütün bir çaba ile videoyu kurtarmaya çalışmış ama gene olmamış.

Bu sebeplerle #izlenmez ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.

 

ABD'ye göçmeyi öven Youtuber'lar gibi tam tersini anlatanlarda var. Akademiklink kanalının sahibi akademisyen bu kişide, bu konuda ABD'nin gerçek yüzünü anlatmaya çalışıyor. Konu gerçekten çok can alıcı çünkü; pandemiye kadar Türkiye'den yılda 300-400 bin kişi göç ediyordu ortalama ve ABD'ye gitmek isteyenler çok fazla..

Videoda ABD'ye neden göç edilmemesini sağlık ve eğitim ve yaşam yerleri üzerinden anlatıyor ki, çoğu kişi bu konuları biliyor. Ama, bu arkadaş gibi orada olan bir kişiden direkt örnekler üzerinden detaylıca duymak daha iyi; elbette sağlıklı, detaylı ve objektif bir anlatımla. 

Elde selfie aleti, kötü bir diksiyonla ve "tetkik" diyemeyen bir Türkçe ile nefes nefese ve bizim Türkçe'de tabir edilen "pis pis sırıtma" ile değil. Yürüdüğü ve kelimeleri yutarak konuştuğu için videoyu 1.25-50 hızla oynatıyormuş veya biz bir yere gidiyormuşuz gibi dinliyoruz.

Böyle kötü bir stille böyle hayati bir konuyu, üstelik bir akamisyenin bu şekilde ayaküstü anlatması pek normal ve etkileyici değil. İçerik son derece iyi seçilmiş konu olarak, ama stil çok kötü en başta. 

İçeriğe gelirsek, madem insanlara yardımcı olmak istiyorsunuz o zaman kendiniz üzerinden anlatınız. Çünkü; diğer Youtuber'lar bu konuları kendileri üzerinden anlatıyor insanları göçe yönlendirirken. Bu haliyle kendisini hiç katmaması mevzuya; "Ben yırttım iyi kötü ama size akıl vereyim" tarzında bir video olmuş. Daha oturaklı ve tutarlı içerik gerekirdi. Ayrıca Türkiye ile ilgili bir kıyas yok. Türkiye'nin son 5 yılından bahsetmemek çok büyük eksiklik.

Ayrıca küçümseyici bir dille insanlara; "keşke gelmeseler" derken "keşke gelmesek" demeyerek kendini tekrar mevzuya hiç katmaması tam bir saçmalık ve saygısızlık olmuş. O zaman "Kendisi Büyükelçi galiba veya ABD'de varsa Nato askeri üssünde asker veya MİT ajanı galiba?" diye düşünmemiz gerekir. Değil mi? 

Ayrıca bu kadar net olarak, kendisini akademisyen olsa bile mevzuya hiç katmaması, "acaba her yeni giden Türk'ü orada kendisi gibilerin imajlarını sıkıntıya sokuyor olarak görüyor " manasında mı istemiyor? Diye düşündürtüyor...

Özetle insanlara böyle faydalı olunmaz.

Bu sepeplerle, #izlenmez  #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.

İyi Konu Eksik Anlatım ve Kötü Stille Birleşince; ABD'ye Göç?

 

ABD'ye göçmeyi öven Youtuber'lar gibi tam tersini anlatanlarda var. Akademiklink kanalının sahibi akademisyen bu kişide, bu konuda ABD'nin gerçek yüzünü anlatmaya çalışıyor. Konu gerçekten çok can alıcı çünkü; pandemiye kadar Türkiye'den yılda 300-400 bin kişi göç ediyordu ortalama ve ABD'ye gitmek isteyenler çok fazla..

Videoda ABD'ye neden göç edilmemesini sağlık ve eğitim ve yaşam yerleri üzerinden anlatıyor ki, çoğu kişi bu konuları biliyor. Ama, bu arkadaş gibi orada olan bir kişiden direkt örnekler üzerinden detaylıca duymak daha iyi; elbette sağlıklı, detaylı ve objektif bir anlatımla. 

Elde selfie aleti, kötü bir diksiyonla ve "tetkik" diyemeyen bir Türkçe ile nefes nefese ve bizim Türkçe'de tabir edilen "pis pis sırıtma" ile değil. Yürüdüğü ve kelimeleri yutarak konuştuğu için videoyu 1.25-50 hızla oynatıyormuş veya biz bir yere gidiyormuşuz gibi dinliyoruz.

Böyle kötü bir stille böyle hayati bir konuyu, üstelik bir akamisyenin bu şekilde ayaküstü anlatması pek normal ve etkileyici değil. İçerik son derece iyi seçilmiş konu olarak, ama stil çok kötü en başta. 

İçeriğe gelirsek, madem insanlara yardımcı olmak istiyorsunuz o zaman kendiniz üzerinden anlatınız. Çünkü; diğer Youtuber'lar bu konuları kendileri üzerinden anlatıyor insanları göçe yönlendirirken. Bu haliyle kendisini hiç katmaması mevzuya; "Ben yırttım iyi kötü ama size akıl vereyim" tarzında bir video olmuş. Daha oturaklı ve tutarlı içerik gerekirdi. Ayrıca Türkiye ile ilgili bir kıyas yok. Türkiye'nin son 5 yılından bahsetmemek çok büyük eksiklik.

Ayrıca küçümseyici bir dille insanlara; "keşke gelmeseler" derken "keşke gelmesek" demeyerek kendini tekrar mevzuya hiç katmaması tam bir saçmalık ve saygısızlık olmuş. O zaman "Kendisi Büyükelçi galiba veya ABD'de varsa Nato askeri üssünde asker veya MİT ajanı galiba?" diye düşünmemiz gerekir. Değil mi? 

Ayrıca bu kadar net olarak, kendisini akademisyen olsa bile mevzuya hiç katmaması, "acaba her yeni giden Türk'ü orada kendisi gibilerin imajlarını sıkıntıya sokuyor olarak görüyor " manasında mı istemiyor? Diye düşündürtüyor...

Özetle insanlara böyle faydalı olunmaz.

Bu sepeplerle, #izlenmez  #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.

 

Nerden başlasak ki, kısaca özet geçelim, video tamamen para kazanma amaçlı ve "olsa da olur olmasa da olur" kötü bir yapım ve izlerken "Niye Ya?" diye sorup  kendinize "Ne İzledim Ben" diyebileceğiniz eğlencelik ve kaotik bir video.

Youtuber arkadaş, etrafına topladığı insanlarla karman çorman bir düzende,  videonun başlığında challenge videosu yaptığını iddiasını videoda yok ediyor ve video başlığı ile aldatıyor; bu anlamda yanıltıcı bir içerik. 

Bu kadar karmaşaya gerek olmasa ve başlıktaki iddiayı gösterse aslında güzel bir video olabilirdi. Midye üzerine ve midyenin tarihide anlatılmaya çalışılmış ama pek başarılı sayılmaz

Konuşmalardaki argolarda küçük çocuklara kötü örnek olabilir.  2.5 milyon aboneye karşı bu kadar düzensiz bir yapım ve yanlıltıcı başlık gerçekten çok kötü.

Sonuç olarak, #izlenmez #niyeya #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.

1000 Tane Midye Yiyen Adam - Ne İzledim Ben-2

 

Nerden başlasak ki, kısaca özet geçelim, video tamamen para kazanma amaçlı ve "olsa da olur olmasa da olur" kötü bir yapım ve izlerken "Niye Ya?" diye sorup  kendinize "Ne İzledim Ben" diyebileceğiniz eğlencelik ve kaotik bir video.

Youtuber arkadaş, etrafına topladığı insanlarla karman çorman bir düzende,  videonun başlığında challenge videosu yaptığını iddiasını videoda yok ediyor ve video başlığı ile aldatıyor; bu anlamda yanıltıcı bir içerik. 

Bu kadar karmaşaya gerek olmasa ve başlıktaki iddiayı gösterse aslında güzel bir video olabilirdi. Midye üzerine ve midyenin tarihide anlatılmaya çalışılmış ama pek başarılı sayılmaz

Konuşmalardaki argolarda küçük çocuklara kötü örnek olabilir.  2.5 milyon aboneye karşı bu kadar düzensiz bir yapım ve yanlıltıcı başlık gerçekten çok kötü.

Sonuç olarak, #izlenmez #niyeya #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.

 

Video baştan sona aslında tutarsız ve gereksiz bir çaba ürünü. Lüks iftar menüsünü(bildiğiniz serpme kahvaltı) daha şık bir şekilde deneyip mütevazı olan sıradan iftarı da(tavuk dönerlli fakir iftarı mı diyelim neyse artık.) ona göre bir stille bir ortam ve kılıkta denemek denenen şey dahiyane öncelikle, ama yapılan bu şey, hem bu inanç kutsalıyla ve anlamıyla çelişiyor hemde yapılan şeyi daha anlamsız ve saçma kılıyor. 

İlk denenen iftar menüsü değil, bildiğiniz hurma eklenmiş serpme kahvaltı ve kim serpme kahvaltı ile iftar açar Türk kültüründe? 

"Bıhtık ya Bıhtık" Ucuz vs Pahalı... Hep aynı terane ramazanda bile...

Gerçekten anlamsız ve saçma bir çaba. Arada çevreci sosyal mesaj vermek bile videonun genel olarak berbatlığının önüne geçememiş. Madem çevreci mesaj vereceksiniz, o ilk lüks menüdeki plastik kirliliğinden neden bahset miyorsunuz? 20 tane at kullan plastik var orda, dünyadaki en büyük çevre felaketlerinden birisidir plastik kirliliği... 

Bu arada "fakir iftarı" diyebileceğimiz ucuz seçilen iftar menüsü de tam bir saçmalık; iftarda tavuk döner ayran nedir arkadaş? Oto sanayi mi orası? Yani bunun neyini test edebilirsiniz.. Bunun Türk kültüründe iftarlık anlamı nedir? Yok! 

Farklı bir şey seçin, ya da kendiniz yapın ve nasıl yaptığınızı da anlatın o zaman insanlar size: vay be desin!. Gir mutfağa iki makarna pilav yap.. Hadi pirinç pilavını geçelim arpa şehriyesi pilavı yapın. Öğrenci evi mi orası...? 

Serpme kahvaltıyı iftar diye yiyip sonra ona alternatif ucuz olarakta ekmek arası döner menü iftariyelik olarak yemek nedir? Şaka gibi.. Üstelik bunu evde yapmak! Evde ekmek arası tavuk döner menü ile iftar açmak? Saç baş dağınık gecelikle!... Reklamda gece yarısı çikolata almaya giden kadın modu hiç olmamış..

Bu şekilde bir video yapmak iftar açmak değil, "ben zenginim ama ben fakiri de oynayabiliyorum" demek gibi bir şey. Ayrıca madem restoranların ismini vermeyecekseniz neden laf atıyorsunuz...?

Ayrıca lüks menüdeki mekandakı o aydınlatma ve yerdeki o ufo benzeri şeyler nedir? Oto sanayi gibi gözüküyor... Hem açık far renk makyaj ve o soluk benizli o tarza bu kötü aydıntlatma olur mu?

Gerçekten anlamsız ve gereksiz bir video olmuş. 4 milyon insana hitap edip, bu kadar vasatın altında işler yapmak niye?

Video #izlenmez #kötüperformans #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.


Kötü Yapım Kötü Anlatım Kötü Stil

 

Video baştan sona aslında tutarsız ve gereksiz bir çaba ürünü. Lüks iftar menüsünü(bildiğiniz serpme kahvaltı) daha şık bir şekilde deneyip mütevazı olan sıradan iftarı da(tavuk dönerlli fakir iftarı mı diyelim neyse artık.) ona göre bir stille bir ortam ve kılıkta denemek denenen şey dahiyane öncelikle, ama yapılan bu şey, hem bu inanç kutsalıyla ve anlamıyla çelişiyor hemde yapılan şeyi daha anlamsız ve saçma kılıyor. 

İlk denenen iftar menüsü değil, bildiğiniz hurma eklenmiş serpme kahvaltı ve kim serpme kahvaltı ile iftar açar Türk kültüründe? 

"Bıhtık ya Bıhtık" Ucuz vs Pahalı... Hep aynı terane ramazanda bile...

Gerçekten anlamsız ve saçma bir çaba. Arada çevreci sosyal mesaj vermek bile videonun genel olarak berbatlığının önüne geçememiş. Madem çevreci mesaj vereceksiniz, o ilk lüks menüdeki plastik kirliliğinden neden bahset miyorsunuz? 20 tane at kullan plastik var orda, dünyadaki en büyük çevre felaketlerinden birisidir plastik kirliliği... 

Bu arada "fakir iftarı" diyebileceğimiz ucuz seçilen iftar menüsü de tam bir saçmalık; iftarda tavuk döner ayran nedir arkadaş? Oto sanayi mi orası? Yani bunun neyini test edebilirsiniz.. Bunun Türk kültüründe iftarlık anlamı nedir? Yok! 

Farklı bir şey seçin, ya da kendiniz yapın ve nasıl yaptığınızı da anlatın o zaman insanlar size: vay be desin!. Gir mutfağa iki makarna pilav yap.. Hadi pirinç pilavını geçelim arpa şehriyesi pilavı yapın. Öğrenci evi mi orası...? 

Serpme kahvaltıyı iftar diye yiyip sonra ona alternatif ucuz olarakta ekmek arası döner menü iftariyelik olarak yemek nedir? Şaka gibi.. Üstelik bunu evde yapmak! Evde ekmek arası tavuk döner menü ile iftar açmak? Saç baş dağınık gecelikle!... Reklamda gece yarısı çikolata almaya giden kadın modu hiç olmamış..

Bu şekilde bir video yapmak iftar açmak değil, "ben zenginim ama ben fakiri de oynayabiliyorum" demek gibi bir şey. Ayrıca madem restoranların ismini vermeyecekseniz neden laf atıyorsunuz...?

Ayrıca lüks menüdeki mekandakı o aydınlatma ve yerdeki o ufo benzeri şeyler nedir? Oto sanayi gibi gözüküyor... Hem açık far renk makyaj ve o soluk benizli o tarza bu kötü aydıntlatma olur mu?

Gerçekten anlamsız ve gereksiz bir video olmuş. 4 milyon insana hitap edip, bu kadar vasatın altında işler yapmak niye?

Video #izlenmez #kötüperformans #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.


 

Türkiye'nin en büyük genel içerik Youtube kanallarından biri "Herşey Dahil" ve videoları 4 milyon abone tarafından günde 500 bin'in üzerinde seyrediliyor . 

Kanalın en önemli özelliği, her telden konular anlatması gibi gözükse de, asıl stratejileri TV'lerdeki özelliklede paparazzi programlarında ki gibi bir seslendirme tekniği ile anlatım yapmaları. 

Bu yüksek sesli, tempolu ve heyacanlı anlatımı daha çok paparazzi programlarından biliyoruz. "İzleyeni heyacanlandıran etkileyici bir sesle, hızlıca anlatılan ilginç konular" evet, bu şekilde ile izleyenin nabzı elde tutulmaya çalışılıyor.

Ama maalesef bu kanal bunu tam başaramıyor. Çok itici bir tarz bu. 4 milyon abonesi olması bunu iyi yapıyor anlamına gelmez, çünkü yurtdışındaki Türkler'i de sayarsak 100 milyona yakın Türkçe konuşan izleyici arasında 4 milyon ulaşılabilir bir şeydir 5 yılda. Belli ki daha çok gençler ve çocuklar izliyor ve onların bu anlamda bir izleyicilik kaygısı yok.

Sonuç olarak, izlerken rahatsız oluyorsunuz, seslendirmeyi yapan arkadaş yerine sizi hıçkırık tutmuş gibi, hıçkıracaksınız gibi geliyor ya da bu hissi çok yemek yediğinizde gırtlağınıza kadar yemek dolduğunda yaşarsınız ve konuşmak isterken zorlanırsınız. 

Seslendirmeyi yapan kişi konuyu hep aynı tempoda anlattığı için, hızını alamayıp kelimeleri yutuyor ve buda konuda asıl ilginç noktalara tonlama ile vurgu yapmasının önüne geçiyor ve siz bu arada konudan uzaklaşıp dalıp başka konulara gidiyorsunuz ve tekrar odaklanmak istediğinizde bu anlatımın insanın zihnini yoran bir şey olduğunu fark ediyorsunuz.

Zaten paparazzi programları bu tekniği sadece girişte kullanıyorlar ve videonun tamamını böyle at koşturur gibi anlatmıyorlar. En nihayetinde sizin sesininizin heyacanı ve hızı konunun heyacanı veya ilginçliğinin önüne geçmemeli. Konu asıl olan.

Bu şekilde düşünenler için Herşey Dahil kanalını #izlenmez ve #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.

Bu Tempoda Uzun Anlatım Olmaz

 

Türkiye'nin en büyük genel içerik Youtube kanallarından biri "Herşey Dahil" ve videoları 4 milyon abone tarafından günde 500 bin'in üzerinde seyrediliyor . 

Kanalın en önemli özelliği, her telden konular anlatması gibi gözükse de, asıl stratejileri TV'lerdeki özelliklede paparazzi programlarında ki gibi bir seslendirme tekniği ile anlatım yapmaları. 

Bu yüksek sesli, tempolu ve heyacanlı anlatımı daha çok paparazzi programlarından biliyoruz. "İzleyeni heyacanlandıran etkileyici bir sesle, hızlıca anlatılan ilginç konular" evet, bu şekilde ile izleyenin nabzı elde tutulmaya çalışılıyor.

Ama maalesef bu kanal bunu tam başaramıyor. Çok itici bir tarz bu. 4 milyon abonesi olması bunu iyi yapıyor anlamına gelmez, çünkü yurtdışındaki Türkler'i de sayarsak 100 milyona yakın Türkçe konuşan izleyici arasında 4 milyon ulaşılabilir bir şeydir 5 yılda. Belli ki daha çok gençler ve çocuklar izliyor ve onların bu anlamda bir izleyicilik kaygısı yok.

Sonuç olarak, izlerken rahatsız oluyorsunuz, seslendirmeyi yapan arkadaş yerine sizi hıçkırık tutmuş gibi, hıçkıracaksınız gibi geliyor ya da bu hissi çok yemek yediğinizde gırtlağınıza kadar yemek dolduğunda yaşarsınız ve konuşmak isterken zorlanırsınız. 

Seslendirmeyi yapan kişi konuyu hep aynı tempoda anlattığı için, hızını alamayıp kelimeleri yutuyor ve buda konuda asıl ilginç noktalara tonlama ile vurgu yapmasının önüne geçiyor ve siz bu arada konudan uzaklaşıp dalıp başka konulara gidiyorsunuz ve tekrar odaklanmak istediğinizde bu anlatımın insanın zihnini yoran bir şey olduğunu fark ediyorsunuz.

Zaten paparazzi programları bu tekniği sadece girişte kullanıyorlar ve videonun tamamını böyle at koşturur gibi anlatmıyorlar. En nihayetinde sizin sesininizin heyacanı ve hızı konunun heyacanı veya ilginçliğinin önüne geçmemeli. Konu asıl olan.

Bu şekilde düşünenler için Herşey Dahil kanalını #izlenmez ve #kötüstil #kötüperformans olarak etiketliyoruz.

 

Malum son 5-10 yılda yurdışına göç almış başını gitmişti; ortalama yılda 300-400 bin kişi göç ediyordu ve pandemiye kadar bu böyleydi ve geçen yıl muhtemelen bu göç durdu veya çok azaldı ama bu süreçte de hala yurtdışına gitmek isteyenler  için, özellikle ABD'ye yerleşenler ordan kanal açıp burdaki insanlara bilgilendirici videolar çekiyorlar.

Bu arkadaşta muhtemelen bunlardan birisi, hatta kanalının ismi de ÇırakMusaUSA gibi bir tekerlemelik bir şey. Çok amatörce çekilen videyo izlemeye tahammül edebilirseniz içeriğe odaklanarak bir süre izleyebiliyorsunuz.  Ama bir yere kadar; çünkü o kadar kötü bir stili varki her açıdan; video çekimi, konuşması, giyimi, saçı başı ve ses tonlaması her açıdan çok kötü. O şapka ve saçlar nedir öyle? Sakince ve yaşına göre daha olgun bir stile geçmesi gerekiyor ve mümkünse mikrofona geçmesi lazım.

Sonuç olarak, içeriği iyi olsa da performansı ve stili çok kötü. 

Bu yüzden kendisini ABD deki gündelik iş hayatını çok iyi işlediği için #iyiiçerik olarak ama #kötüperformans ve #kötüstil olarak 3 kategoride etiketliyoruz.

İyi İçerik ama Kötü Performans ve Kötü Stil

 

Malum son 5-10 yılda yurdışına göç almış başını gitmişti; ortalama yılda 300-400 bin kişi göç ediyordu ve pandemiye kadar bu böyleydi ve geçen yıl muhtemelen bu göç durdu veya çok azaldı ama bu süreçte de hala yurtdışına gitmek isteyenler  için, özellikle ABD'ye yerleşenler ordan kanal açıp burdaki insanlara bilgilendirici videolar çekiyorlar.

Bu arkadaşta muhtemelen bunlardan birisi, hatta kanalının ismi de ÇırakMusaUSA gibi bir tekerlemelik bir şey. Çok amatörce çekilen videyo izlemeye tahammül edebilirseniz içeriğe odaklanarak bir süre izleyebiliyorsunuz.  Ama bir yere kadar; çünkü o kadar kötü bir stili varki her açıdan; video çekimi, konuşması, giyimi, saçı başı ve ses tonlaması her açıdan çok kötü. O şapka ve saçlar nedir öyle? Sakince ve yaşına göre daha olgun bir stile geçmesi gerekiyor ve mümkünse mikrofona geçmesi lazım.

Sonuç olarak, içeriği iyi olsa da performansı ve stili çok kötü. 

Bu yüzden kendisini ABD deki gündelik iş hayatını çok iyi işlediği için #iyiiçerik olarak ama #kötüperformans ve #kötüstil olarak 3 kategoride etiketliyoruz.

Videoyu biraz izleyiniz sonra okuyunuz lütfen.

Ekonomi gibi sıkıntılı bir konusu olan bir ülkede muhalif bir kanalda Ekonomist olarak konuşan birisi konu ne olursa olsun bu kadar cıvık ve saygısız olmamalı.

Tamam çağımızın gereği habercilikte ve tv tartışmalarında samimiyet, doğallık ve doğaçlama şeyler önde olsa da, orda bir açık oturum var ve ne dediğine ne konuştuğuna insan dikkat etmeli.

"Mağdurlar paraların üzerine soğuk su içsin...?" ne demek!

İnsanlar senin siyasi görüşünle değil, aynı zamanda üslübunla da ilgilidir ve eğer bu bir dolandırıcılıksa bile, mağdurlara karşı saygını kaybetmemen gerekir, böylece insanlarda senin insan gibi insan olduğuna kanaat getirsinler.

Programın moderatörünün düzetlmeye çalışmasına rağmen "ısrarla ben cıvıyacağım ve ağzımın ayarı yok" minavildeki davranış ve üslup çirkinliktir hem mağdurlara hem de izleyiciye karşı. 

"Burası bizim mahalle bizimkiler izliyor zaten, sallayayım ağzımıza ne gelirse" derseniz o zaman itibarınızda sallanır.

Kamuya karşı sorumlu ve saygılı olması gerekenler sadece siyasiler, bürokratlar ve devlet adamları değildir. Okumuş eğitim almış ve halka konuşan herkes halka saygılı olmalıdır, hele adıyla bir misyon edinmiş adı Halk TV olan bir kanalda.. Fashion TV değil orası.  

Ayrıca bu saygısızlığı seyredilmesi için öne bu şekilde çıkaran Halk TV Youtube editörüde saçmalıyor izleyenlere ve mağdurlara karşı.

Video #kötüstil olarak etiketliyoruz.


Murat Muratoğlu Cıvıklığı ve Saygısızlığı

Videoyu biraz izleyiniz sonra okuyunuz lütfen.

Ekonomi gibi sıkıntılı bir konusu olan bir ülkede muhalif bir kanalda Ekonomist olarak konuşan birisi konu ne olursa olsun bu kadar cıvık ve saygısız olmamalı.

Tamam çağımızın gereği habercilikte ve tv tartışmalarında samimiyet, doğallık ve doğaçlama şeyler önde olsa da, orda bir açık oturum var ve ne dediğine ne konuştuğuna insan dikkat etmeli.

"Mağdurlar paraların üzerine soğuk su içsin...?" ne demek!

İnsanlar senin siyasi görüşünle değil, aynı zamanda üslübunla da ilgilidir ve eğer bu bir dolandırıcılıksa bile, mağdurlara karşı saygını kaybetmemen gerekir, böylece insanlarda senin insan gibi insan olduğuna kanaat getirsinler.

Programın moderatörünün düzetlmeye çalışmasına rağmen "ısrarla ben cıvıyacağım ve ağzımın ayarı yok" minavildeki davranış ve üslup çirkinliktir hem mağdurlara hem de izleyiciye karşı. 

"Burası bizim mahalle bizimkiler izliyor zaten, sallayayım ağzımıza ne gelirse" derseniz o zaman itibarınızda sallanır.

Kamuya karşı sorumlu ve saygılı olması gerekenler sadece siyasiler, bürokratlar ve devlet adamları değildir. Okumuş eğitim almış ve halka konuşan herkes halka saygılı olmalıdır, hele adıyla bir misyon edinmiş adı Halk TV olan bir kanalda.. Fashion TV değil orası.  

Ayrıca bu saygısızlığı seyredilmesi için öne bu şekilde çıkaran Halk TV Youtube editörüde saçmalıyor izleyenlere ve mağdurlara karşı.

Video #kötüstil olarak etiketliyoruz.


 

Daha öncede malum bir teknoloji editörümüzü bu video analizimizde epey yermiştik şeklen.  Benzer bir şeyle karşı karşıyız gene ama, içerik şekli değil bu sefer giyim stili ile ilgili.

Bu Donanım Arşivi kanalı sahibi arkadaşımız teknoloji editörlüğü konusunda en eskilerden ve işini çok severek yapan sıcak birisi. Bu yüzden 1 milyon abonesi var. Ama gelgelelim bu sıcaklık ve enerji her şeye yetmiyor görüntü olarak. Belli ki o da farkında bu yüzden bir spor yorumcusu gibi kafaya bere geçirmiş artık. Malum o futbol yorumcusu arkadaşı zar zor atlatlık derken yetmezmiş gibi birde bu arkadaş sardı şimdi kafayı.

Gerçekten nerden baksan saçma ve irrite edici bir görüntü var. Öncelikle eğer sağlık sorunu veya ani saç dökülmesi gibi özel bir gerekçe yoksa, kafayı kapalı ortamlarda kapatmak yanlıştır. Bu askerliğin de birinci kuralıdır. Maalesef işte 90 doğumlular, özellikle askerliğidi bedelli yaptıkları için böyle oluyor galiba.

Sorun çok net stil olarak, 10 metrekare alanda olduğunu insanlara gösterdiğin veya hissettirdiğin bir alanda yakın çekimde eğer kafana şapka veya bere takarsan bu karşı tarafta izleyeni sıkar. O an sen öyle seviyrosundur, kapatmışsındır kafanı ama yıllar sonra kendine gülersin. "Ben ne saçmalıyormuşum öyle o zamanlar arkadaş" diye. Bu böyledir. Birde eski Levent KIRCA skeçi vardır bilen bilir "ne kodun la kafana" der kafaya saplanmış baltayı görünce...

Bir ikincisi bu arkadaş "ama" yerine sürekli "lakin" kullanıyor. Bu da çok itici tekonoloji kanalı için. Çünkü lakin daha çok soayut anlatımlarda çok anlamlı oluyor. Ama deyip geçmek daha mantıklı olur çünkü lakin dediğinde insanın kafası başka bir yere gidiyor.

Maalesef daha öncede dediğimiz gibi teknoloji editörlerimizde bir acayiplik hep var nerdeyse. Artık çok karmaşık cihazlarla uğraşmaktan mı nedir kafa bazı konularda çalışmıyor kendilerini sunma konusunda. Bu konuda Pc Hocası kanalı çok başarılı ve bir TRT sunucusu gibi gerçekten. Donanım Arşivi en başarılısı ama şekil sorunlarını aşması gerek.

Sonuç olarak, içerik çok ilgi çekici gelse de  #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.

"Ne Kodun La Kafana"

 

Daha öncede malum bir teknoloji editörümüzü bu video analizimizde epey yermiştik şeklen.  Benzer bir şeyle karşı karşıyız gene ama, içerik şekli değil bu sefer giyim stili ile ilgili.

Bu Donanım Arşivi kanalı sahibi arkadaşımız teknoloji editörlüğü konusunda en eskilerden ve işini çok severek yapan sıcak birisi. Bu yüzden 1 milyon abonesi var. Ama gelgelelim bu sıcaklık ve enerji her şeye yetmiyor görüntü olarak. Belli ki o da farkında bu yüzden bir spor yorumcusu gibi kafaya bere geçirmiş artık. Malum o futbol yorumcusu arkadaşı zar zor atlatlık derken yetmezmiş gibi birde bu arkadaş sardı şimdi kafayı.

Gerçekten nerden baksan saçma ve irrite edici bir görüntü var. Öncelikle eğer sağlık sorunu veya ani saç dökülmesi gibi özel bir gerekçe yoksa, kafayı kapalı ortamlarda kapatmak yanlıştır. Bu askerliğin de birinci kuralıdır. Maalesef işte 90 doğumlular, özellikle askerliğidi bedelli yaptıkları için böyle oluyor galiba.

Sorun çok net stil olarak, 10 metrekare alanda olduğunu insanlara gösterdiğin veya hissettirdiğin bir alanda yakın çekimde eğer kafana şapka veya bere takarsan bu karşı tarafta izleyeni sıkar. O an sen öyle seviyrosundur, kapatmışsındır kafanı ama yıllar sonra kendine gülersin. "Ben ne saçmalıyormuşum öyle o zamanlar arkadaş" diye. Bu böyledir. Birde eski Levent KIRCA skeçi vardır bilen bilir "ne kodun la kafana" der kafaya saplanmış baltayı görünce...

Bir ikincisi bu arkadaş "ama" yerine sürekli "lakin" kullanıyor. Bu da çok itici tekonoloji kanalı için. Çünkü lakin daha çok soayut anlatımlarda çok anlamlı oluyor. Ama deyip geçmek daha mantıklı olur çünkü lakin dediğinde insanın kafası başka bir yere gidiyor.

Maalesef daha öncede dediğimiz gibi teknoloji editörlerimizde bir acayiplik hep var nerdeyse. Artık çok karmaşık cihazlarla uğraşmaktan mı nedir kafa bazı konularda çalışmıyor kendilerini sunma konusunda. Bu konuda Pc Hocası kanalı çok başarılı ve bir TRT sunucusu gibi gerçekten. Donanım Arşivi en başarılısı ama şekil sorunlarını aşması gerek.

Sonuç olarak, içerik çok ilgi çekici gelse de  #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.


Öncelikle şekil olarak, temel bir yerden analiz etmeye başlayalım videoyu. Hani derlerya "koskoca...." evet koskoca Prof. insanın youtube video kapak fotosunda böyle bir hassas konuda elinde iğnelerle kendini göstermesi son derece ciddiyetsiz ve kötü olmuş.

Çünkü şu an insanlar hastanede ölüyor, yakınları hastane olan insanlar var. Bu kadar ciddi bir konuda "ne vereyim abime" pozu kesmesi tam bir ucubelik. Geleceğe dönüş filmindeki çılgın mühendisi hatırlatıyor. Olabilir tabi sağlıkta çok ünlü ve hem çok medyatik olan Mehmet ÖZ gibi bir global markayı çıkarmış milletiz ve öykünmeler de olabilir, ama bu kadar hayati bir konuda daha ciddi ve saygılı olunmalıydı şeklen.

Tahmin edebiliyoruz tabii biz, bu kapağın neden konulduğunun sebebini evet, daha çok tıklama almak ilgi çekmek ve izlettirmek. Ama bu foto tercih edilmeden de daha çok izlettirebilirdi kendini değerli Profumuz. Üzücü bir yandan demek ki, proflarımızın maaşı az galiba ve Youtube'dan ek gelir elde etmeye çalışıyorlar. 

Baksanıza 5 dakikada bir reklam yayınlıyorlar bu videoda pandemi sürecinde bir Prof'un kanalında. Böyle hayati bir konuda üstelik.  Tabii o da haklıdır kendince, "neden böyle bir bilgiyi bedava vereyim" de demiş olabilir, o kadar emeği var videoda ve yılda Youtube dan kazanacağı ortalama 10000 tl ye de tamah ediyor olabilir; karıyerinin şu aşamasında böyle bilinen Youtuber kapak fotoları ile süsleyerek.. 

Aslında Cüneyt Özemir gibi katıl butonu koysa daha çok kazanabilirdi, bizim halkımız cömertte olabilir böyle hayati konularda rehber olarak çalışanlara da.

Gelelim muhtevaya... Videonun içeriğine gelirsek, şaşırtıcı derecede kapak fotosundan uzak bir emek, üslüp ve ciddiyet var ve hangi aşıyı olacağına karar veremeyenlere ışık tutacak bilgiler veriyor. Bunu da gerçekten örneklemeli ve kapsamlı olarak yapıyor. 

Sonuç olarak videoyu #kötüstil ve #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.


Sinovac & Biontech? Ne Vereyim Abime?


Öncelikle şekil olarak, temel bir yerden analiz etmeye başlayalım videoyu. Hani derlerya "koskoca...." evet koskoca Prof. insanın youtube video kapak fotosunda böyle bir hassas konuda elinde iğnelerle kendini göstermesi son derece ciddiyetsiz ve kötü olmuş.

Çünkü şu an insanlar hastanede ölüyor, yakınları hastane olan insanlar var. Bu kadar ciddi bir konuda "ne vereyim abime" pozu kesmesi tam bir ucubelik. Geleceğe dönüş filmindeki çılgın mühendisi hatırlatıyor. Olabilir tabi sağlıkta çok ünlü ve hem çok medyatik olan Mehmet ÖZ gibi bir global markayı çıkarmış milletiz ve öykünmeler de olabilir, ama bu kadar hayati bir konuda daha ciddi ve saygılı olunmalıydı şeklen.

Tahmin edebiliyoruz tabii biz, bu kapağın neden konulduğunun sebebini evet, daha çok tıklama almak ilgi çekmek ve izlettirmek. Ama bu foto tercih edilmeden de daha çok izlettirebilirdi kendini değerli Profumuz. Üzücü bir yandan demek ki, proflarımızın maaşı az galiba ve Youtube'dan ek gelir elde etmeye çalışıyorlar. 

Baksanıza 5 dakikada bir reklam yayınlıyorlar bu videoda pandemi sürecinde bir Prof'un kanalında. Böyle hayati bir konuda üstelik.  Tabii o da haklıdır kendince, "neden böyle bir bilgiyi bedava vereyim" de demiş olabilir, o kadar emeği var videoda ve yılda Youtube dan kazanacağı ortalama 10000 tl ye de tamah ediyor olabilir; karıyerinin şu aşamasında böyle bilinen Youtuber kapak fotoları ile süsleyerek.. 

Aslında Cüneyt Özemir gibi katıl butonu koysa daha çok kazanabilirdi, bizim halkımız cömertte olabilir böyle hayati konularda rehber olarak çalışanlara da.

Gelelim muhtevaya... Videonun içeriğine gelirsek, şaşırtıcı derecede kapak fotosundan uzak bir emek, üslüp ve ciddiyet var ve hangi aşıyı olacağına karar veremeyenlere ışık tutacak bilgiler veriyor. Bunu da gerçekten örneklemeli ve kapsamlı olarak yapıyor. 

Sonuç olarak videoyu #kötüstil ve #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.