niyeya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
niyeya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Çok Saçma ve Gereksiz

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Tekel veya dominant olan her şey insanlık için birer tehdittir aynı zamanda; bedava bile olsa. Youtube özellikle pandemide dünyanın öyle büyük bir içeriğini ve algısını kaplıyor ki, şu anda 5 ile 50 yaş arası herkes burada diyebiliriz.

Hal böyle olunca Youtube yani Google bu hakimiyeti ve tekelliği ile fazladan esneklik içinde davranabiliyor ve bu hakim gücü ile topluma zarar verecek şekilde bir platformada dönüştü.. 

Daha önce bir analizimizde son derece kötü ve şiddete yönlendirecek bir reklamı sürekli yayınladığından bahsetmiştik. Bu anlamda Youtube'ın sanıldığının aksine aslında topluma karşı hiç duyarlı olmadığını kanıtlamıştık.

Bu videoda ise, Youtube'un gene şiddet konusunda sınırlanırının ve toplumsal sorumluluğunun olmadığını göstereceğiz size. Videodaki Hugola adlı Youtuber son derece extrem şiddet içeren ve çocuklara özellikle kötü örnek teşkil edecek bir oyun oynuyor ve bunun ekrar görüntülerini hiç bir uyarı olmadan paylaşabiliyor.

Youtuber videoda; "2 parmağım olmasada olur" diyor kanlı elini kast ederek ve şiddetin dozu giderek artıyor oyunda.

İşin en kötü kısmı videoyu şikayet edeceğimiz bir buton bile yok. Ailelerin çocuklarını nasıl bir video izleme platformuyla karşı karşıaya bıraktıklarını görmeleri gerekir.

Videoyu #BenNeİzledim(NiyeYa)  ve kanalı #izlenmez  olarak etiketliyoruz.

  

Youtube ve Youtuber'lar Çocukları Böyle Zehirliyor!

Tekel veya dominant olan her şey insanlık için birer tehdittir aynı zamanda; bedava bile olsa. Youtube özellikle pandemide dünyanın öyle büyük bir içeriğini ve algısını kaplıyor ki, şu anda 5 ile 50 yaş arası herkes burada diyebiliriz.

Hal böyle olunca Youtube yani Google bu hakimiyeti ve tekelliği ile fazladan esneklik içinde davranabiliyor ve bu hakim gücü ile topluma zarar verecek şekilde bir platformada dönüştü.. 

Daha önce bir analizimizde son derece kötü ve şiddete yönlendirecek bir reklamı sürekli yayınladığından bahsetmiştik. Bu anlamda Youtube'ın sanıldığının aksine aslında topluma karşı hiç duyarlı olmadığını kanıtlamıştık.

Bu videoda ise, Youtube'un gene şiddet konusunda sınırlanırının ve toplumsal sorumluluğunun olmadığını göstereceğiz size. Videodaki Hugola adlı Youtuber son derece extrem şiddet içeren ve çocuklara özellikle kötü örnek teşkil edecek bir oyun oynuyor ve bunun ekrar görüntülerini hiç bir uyarı olmadan paylaşabiliyor.

Youtuber videoda; "2 parmağım olmasada olur" diyor kanlı elini kast ederek ve şiddetin dozu giderek artıyor oyunda.

İşin en kötü kısmı videoyu şikayet edeceğimiz bir buton bile yok. Ailelerin çocuklarını nasıl bir video izleme platformuyla karşı karşıaya bıraktıklarını görmeleri gerekir.

Videoyu #BenNeİzledim(NiyeYa)  ve kanalı #izlenmez  olarak etiketliyoruz.

  

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 


Kötü Stil Kötü Performans Videosu Örneği

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 


Biraz merak ettik ve gelin sorgulayalım beraber. Pandemide karantina da bu reklamı sürekli yayınlayarak bize ne yapmaya çalıştığını anlamıyoruz Youtube. 

Bu aptal reklamı görmeyen yoktur. Sinirlerimizi hoplatan bu ucube oyun ve reklamı ile adeta sinir harbi yaşıyoruz her seferinde. 

Oyun reklamındaki kadın çocuk istiyor eşinden o da mutfakta elinde bıçakla hayır diyor ona ama erkek başka bir kadından çocuk yapmak istiyor ve bunu kadın görüyor. 

Açık açık aile içi şiddeti öneren oyun reklamını sürekli yayınlayarak çok sorumsuz bir iş yapıyor ve belkid eböyle  sinirlerimizi bozarak Premium üyelik satmaya çalışıyorlar. Çünkü sürekli bu reklam çıkıyor. Sizce sebep nedir? Lütfen aşağıda yorumlara yazınız.

Açıkcası biz vimtre.com olarak, bu reklam videosunun pandemide eve kapanan ailelerde kötü etkileri olacağını, özelikle evli çiftlerde kötü şeyleri tetitkleyeceğini düşünüyoruz.  Bu sebeple Twitter üzerinden bu konuda bu reklamın yayınlanmaması konusunda kampanya başlatacağız.

#removethisshit hashtag ini kullanacağız. Lütfen sizde fikir ve önerilerinizi yazınız. Ve twitterdakı protestomuza katılınız.

Video reklam bize #niyeya #BenNeizledim dedirtiyor.






 

Youtube Pandemide Bu Oyun Reklamını Neden Sürekli Yayınlıyor?

Biraz merak ettik ve gelin sorgulayalım beraber. Pandemide karantina da bu reklamı sürekli yayınlayarak bize ne yapmaya çalıştığını anlamıyoruz Youtube. 

Bu aptal reklamı görmeyen yoktur. Sinirlerimizi hoplatan bu ucube oyun ve reklamı ile adeta sinir harbi yaşıyoruz her seferinde. 

Oyun reklamındaki kadın çocuk istiyor eşinden o da mutfakta elinde bıçakla hayır diyor ona ama erkek başka bir kadından çocuk yapmak istiyor ve bunu kadın görüyor. 

Açık açık aile içi şiddeti öneren oyun reklamını sürekli yayınlayarak çok sorumsuz bir iş yapıyor ve belkid eböyle  sinirlerimizi bozarak Premium üyelik satmaya çalışıyorlar. Çünkü sürekli bu reklam çıkıyor. Sizce sebep nedir? Lütfen aşağıda yorumlara yazınız.

Açıkcası biz vimtre.com olarak, bu reklam videosunun pandemide eve kapanan ailelerde kötü etkileri olacağını, özelikle evli çiftlerde kötü şeyleri tetitkleyeceğini düşünüyoruz.  Bu sebeple Twitter üzerinden bu konuda bu reklamın yayınlanmaması konusunda kampanya başlatacağız.

#removethisshit hashtag ini kullanacağız. Lütfen sizde fikir ve önerilerinizi yazınız. Ve twitterdakı protestomuza katılınız.

Video reklam bize #niyeya #BenNeizledim dedirtiyor.






 

 

Eşsiz güzellikte dizayn edilmiş bir ev hakkında, son derece naif güzel bir girişle başlayan video sunucunun sorusu üzerine "tuhaf bir seyahat anımı anlatayım size şimdi" derken birden bilmeden "teröristi açıkça reddetmeme" içeren bir içerik barındırıyor hale geliyor ve bu KOÇTAŞ'ın Youtube kanalında kesilmeden yayınlanıyor..  

Gerçekten tuhaf şekilde, Rotasız Seyyah adlı Youtuber'ın evini ziyaret eden KOÇTAŞ skandal bir video içerik detayına imza atıyor. 

Bilmeyenler olarak bu video ile beraber tanıdığımız Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç adlı kişi evine konuk olan KOÇTAŞ'a dünyanın 40'e yakın ülkesinden getirdiği eşyalarını ve süslerini tanıtırken, sunucunun sorduğu "bunlar arasında en özeline senin için" dediğinde, çıkardığı muska tarzında bir şeyi gösterip; bunu Afganistan'da Taliban militanlarının kampını ziyaret ettiğinde onların hediye ettiğini ve kendisine insanı mermiden bile koruduğunu söylediklerini söylüyor ve sunucuda bir süre şok yaşıyor galiab birşey söyleyemiyor ve Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç Afganistan'ı yeri geldiğinde hiç çekinmeden kana bulayan, teoratik din devleti isteyen terör örgütü Taliban'ı bu haliyle hiç bir eleştiri sunmadan normal bir şeymiş gibi anlatmaya başlıyor.

Gerçekten "Pes!" dedirtiyor videoyu kanalında yayınlayan KOÇTAŞ. Videonun yapım aşamasında hadi diyelim kazara böyle bir şey oldu; ama bunu içerikten kesip çıkarmamaları tam bir skandal. Teröristlerin kampını ziyaret eden bir kişi onlardan aldığı bir hediyeyi anlatması kendi Youtube'da kişisel kanalında değil, bir markanın kurumsal sayfasında yayınlanıyor. Bu nerden baksanız bir skandal.

 

Son derece güzel bir çekim adeta berbat ediliyor. Sormak lazım KOÇTAŞ'a; bu olumsuz örnek içeren davranış Mehmet GENÇ'in kendi tercihi ile yaptığı düşünülmemiş bir hareket olabilir ve bunu sizin video çekiminizde söylemiş osla bile kendisine saklı kalması gerekirken, acaba bunu neden kesmeden yayınlıyorsunuz? Ayrıca Taliban'ın Boko Haram veya IŞID'ten farkı nedir? KOÇTAŞ bu skandal hareketini düzeltmeli ve videodan bu bölümü çıkarmalıdır.

Videoyu üzülerek #izlenmez #kötüperformans #niyeya olarak etiketliyoruz.

Siz duyarlı takipçi ve okuyucularımızdan da, aşağıdaki yorum kısmından sizlerinde yorumlarını bekliyor ve yine aşağıdaki sosyal meday paylaşım butonlarından bu içeriği paylaşmalarını ve insanlara duyurmalarını bekliyoruz.

KOÇTAŞ'tan Skandal Youtube Video İçeriği

 

Eşsiz güzellikte dizayn edilmiş bir ev hakkında, son derece naif güzel bir girişle başlayan video sunucunun sorusu üzerine "tuhaf bir seyahat anımı anlatayım size şimdi" derken birden bilmeden "teröristi açıkça reddetmeme" içeren bir içerik barındırıyor hale geliyor ve bu KOÇTAŞ'ın Youtube kanalında kesilmeden yayınlanıyor..  

Gerçekten tuhaf şekilde, Rotasız Seyyah adlı Youtuber'ın evini ziyaret eden KOÇTAŞ skandal bir video içerik detayına imza atıyor. 

Bilmeyenler olarak bu video ile beraber tanıdığımız Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç adlı kişi evine konuk olan KOÇTAŞ'a dünyanın 40'e yakın ülkesinden getirdiği eşyalarını ve süslerini tanıtırken, sunucunun sorduğu "bunlar arasında en özeline senin için" dediğinde, çıkardığı muska tarzında bir şeyi gösterip; bunu Afganistan'da Taliban militanlarının kampını ziyaret ettiğinde onların hediye ettiğini ve kendisine insanı mermiden bile koruduğunu söylediklerini söylüyor ve sunucuda bir süre şok yaşıyor galiab birşey söyleyemiyor ve Rotasız Seyyah lakaplı Mehmet Genç Afganistan'ı yeri geldiğinde hiç çekinmeden kana bulayan, teoratik din devleti isteyen terör örgütü Taliban'ı bu haliyle hiç bir eleştiri sunmadan normal bir şeymiş gibi anlatmaya başlıyor.

Gerçekten "Pes!" dedirtiyor videoyu kanalında yayınlayan KOÇTAŞ. Videonun yapım aşamasında hadi diyelim kazara böyle bir şey oldu; ama bunu içerikten kesip çıkarmamaları tam bir skandal. Teröristlerin kampını ziyaret eden bir kişi onlardan aldığı bir hediyeyi anlatması kendi Youtube'da kişisel kanalında değil, bir markanın kurumsal sayfasında yayınlanıyor. Bu nerden baksanız bir skandal.

 

Son derece güzel bir çekim adeta berbat ediliyor. Sormak lazım KOÇTAŞ'a; bu olumsuz örnek içeren davranış Mehmet GENÇ'in kendi tercihi ile yaptığı düşünülmemiş bir hareket olabilir ve bunu sizin video çekiminizde söylemiş osla bile kendisine saklı kalması gerekirken, acaba bunu neden kesmeden yayınlıyorsunuz? Ayrıca Taliban'ın Boko Haram veya IŞID'ten farkı nedir? KOÇTAŞ bu skandal hareketini düzeltmeli ve videodan bu bölümü çıkarmalıdır.

Videoyu üzülerek #izlenmez #kötüperformans #niyeya olarak etiketliyoruz.

Siz duyarlı takipçi ve okuyucularımızdan da, aşağıdaki yorum kısmından sizlerinde yorumlarını bekliyor ve yine aşağıdaki sosyal meday paylaşım butonlarından bu içeriği paylaşmalarını ve insanlara duyurmalarını bekliyoruz.

 

Videonun kapağında "sınırları zorlayan bilgisayar" deniyor 100.000+ liralık ama videoyu izlediğiniz ilk dakikadan sonra video sizin sabır sınırlarınızı zorluyor.

Depo gibi bir yerde intordan sonraki kısımdan itibaren, rastgele bir çekim kötü ses düzeni ile ratgele konuşmalardan sonra tam konuya geldiler dediğimiz yerde de olay bir türlü netleşmiyor ve "ben ne izliyorum" diye kedinizize sormaya başlıyorsunuz ve sonrasını merka etmiyor kapatıyorsunuz.

Tercih meselesi tabii, herkes özgür özellikle 100 bin üzerinden abone yapan herkes abonelerinin sadakatine inanarak böyle dağınık yapımlarda yapabilirler ama, bu gerçekten sınırları zoruluyor.

Videoyu #kötüperformans ve #niyeya olarak etiketliyoruz.


Sınırları Zorlayan Video - Ne İzledim Ben -4

 

Videonun kapağında "sınırları zorlayan bilgisayar" deniyor 100.000+ liralık ama videoyu izlediğiniz ilk dakikadan sonra video sizin sabır sınırlarınızı zorluyor.

Depo gibi bir yerde intordan sonraki kısımdan itibaren, rastgele bir çekim kötü ses düzeni ile ratgele konuşmalardan sonra tam konuya geldiler dediğimiz yerde de olay bir türlü netleşmiyor ve "ben ne izliyorum" diye kedinizize sormaya başlıyorsunuz ve sonrasını merka etmiyor kapatıyorsunuz.

Tercih meselesi tabii, herkes özgür özellikle 100 bin üzerinden abone yapan herkes abonelerinin sadakatine inanarak böyle dağınık yapımlarda yapabilirler ama, bu gerçekten sınırları zoruluyor.

Videoyu #kötüperformans ve #niyeya olarak etiketliyoruz.


 

Liseliler hatta Üniveristeliler bile bilmez bunu, 90'ların sonu ve 2000'lerin başında Acun ILICALI Acun Firarda adlı magazin programında dünyayı gezerdi ve plajlarda bikinli kızlarla sohbet ederdi bizde izlerdik ağzımız açık. Bunun adı bugün kü deyimle Televole kültürü idi. Çünkü o dönem TV lerde bir çığır açılmıştı ve Televole adlı bir program futbolla magazıni bir araya getirmiş ve yeni bir magazin programı formatına öncülük etmişti ve Acun'da orda yetişmişti.

Zaman geçti ACUN tabi medya patronu oldu ve onun peşinden giden bir kaç kişi dışında bu güzide format unutuldu gitti ve güzel kadınlar plajlarda bir süre rahat nefes aldılar.Ama bir süre...

Evet, bu Batu Kakdele adlı Youtuber arkadaşta bu açığı görmüş olmalı aynı ABD'deki Oğuz adlı Youtuber gibi Acun'un yaptığını 10 kat seviye ilerisini yapıyor ve eznebi kızlarla çıkarken onları çekip, bir tür insanlara Date Rehberliği yapıyor. Ne yapsın demek ki; sevaba ihtiyacı var. İyilik yapmak ve paylaşmak çok önemli bu zamanda... Şaka şaka! Bu arkadaşta Youtube'dan ünlü olma ve para kazanma derdinde hepimiz gibi.

Gördüğünüz gibi Youtuber çağı çok tuhaf. Kafedeki özel bir buluşma ve sohbet tamamen kamuya açık hale gelebiliyor. 

Türkler her yerde!

Neden Türkler gelecekte ya da uzay çağında dünyayı ele geçirecek anladınız mı şimdi?.. Çünkü tüm dünya Mars'a gidecek Uzay Çağında ve dünyaya böyle dağılan Türklerde  kalanında dünyaya hüküm sürecek.

Video bize #NiyeYa yani Ne İzledim ben dedirtti.Bu yüzden Niye Ya etiketini hak ediyor.

Yeni Nesil Acun Firarda Değil mi Bu? Ne İzledim Ben -3

 

Liseliler hatta Üniveristeliler bile bilmez bunu, 90'ların sonu ve 2000'lerin başında Acun ILICALI Acun Firarda adlı magazin programında dünyayı gezerdi ve plajlarda bikinli kızlarla sohbet ederdi bizde izlerdik ağzımız açık. Bunun adı bugün kü deyimle Televole kültürü idi. Çünkü o dönem TV lerde bir çığır açılmıştı ve Televole adlı bir program futbolla magazıni bir araya getirmiş ve yeni bir magazin programı formatına öncülük etmişti ve Acun'da orda yetişmişti.

Zaman geçti ACUN tabi medya patronu oldu ve onun peşinden giden bir kaç kişi dışında bu güzide format unutuldu gitti ve güzel kadınlar plajlarda bir süre rahat nefes aldılar.Ama bir süre...

Evet, bu Batu Kakdele adlı Youtuber arkadaşta bu açığı görmüş olmalı aynı ABD'deki Oğuz adlı Youtuber gibi Acun'un yaptığını 10 kat seviye ilerisini yapıyor ve eznebi kızlarla çıkarken onları çekip, bir tür insanlara Date Rehberliği yapıyor. Ne yapsın demek ki; sevaba ihtiyacı var. İyilik yapmak ve paylaşmak çok önemli bu zamanda... Şaka şaka! Bu arkadaşta Youtube'dan ünlü olma ve para kazanma derdinde hepimiz gibi.

Gördüğünüz gibi Youtuber çağı çok tuhaf. Kafedeki özel bir buluşma ve sohbet tamamen kamuya açık hale gelebiliyor. 

Türkler her yerde!

Neden Türkler gelecekte ya da uzay çağında dünyayı ele geçirecek anladınız mı şimdi?.. Çünkü tüm dünya Mars'a gidecek Uzay Çağında ve dünyaya böyle dağılan Türklerde  kalanında dünyaya hüküm sürecek.

Video bize #NiyeYa yani Ne İzledim ben dedirtti.Bu yüzden Niye Ya etiketini hak ediyor.

 

Nerden başlasak ki, kısaca özet geçelim, video tamamen para kazanma amaçlı ve "olsa da olur olmasa da olur" kötü bir yapım ve izlerken "Niye Ya?" diye sorup  kendinize "Ne İzledim Ben" diyebileceğiniz eğlencelik ve kaotik bir video.

Youtuber arkadaş, etrafına topladığı insanlarla karman çorman bir düzende,  videonun başlığında challenge videosu yaptığını iddiasını videoda yok ediyor ve video başlığı ile aldatıyor; bu anlamda yanıltıcı bir içerik. 

Bu kadar karmaşaya gerek olmasa ve başlıktaki iddiayı gösterse aslında güzel bir video olabilirdi. Midye üzerine ve midyenin tarihide anlatılmaya çalışılmış ama pek başarılı sayılmaz

Konuşmalardaki argolarda küçük çocuklara kötü örnek olabilir.  2.5 milyon aboneye karşı bu kadar düzensiz bir yapım ve yanlıltıcı başlık gerçekten çok kötü.

Sonuç olarak, #izlenmez #niyeya #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.

1000 Tane Midye Yiyen Adam - Ne İzledim Ben-2

 

Nerden başlasak ki, kısaca özet geçelim, video tamamen para kazanma amaçlı ve "olsa da olur olmasa da olur" kötü bir yapım ve izlerken "Niye Ya?" diye sorup  kendinize "Ne İzledim Ben" diyebileceğiniz eğlencelik ve kaotik bir video.

Youtuber arkadaş, etrafına topladığı insanlarla karman çorman bir düzende,  videonun başlığında challenge videosu yaptığını iddiasını videoda yok ediyor ve video başlığı ile aldatıyor; bu anlamda yanıltıcı bir içerik. 

Bu kadar karmaşaya gerek olmasa ve başlıktaki iddiayı gösterse aslında güzel bir video olabilirdi. Midye üzerine ve midyenin tarihide anlatılmaya çalışılmış ama pek başarılı sayılmaz

Konuşmalardaki argolarda küçük çocuklara kötü örnek olabilir.  2.5 milyon aboneye karşı bu kadar düzensiz bir yapım ve yanlıltıcı başlık gerçekten çok kötü.

Sonuç olarak, #izlenmez #niyeya #kötüstil etiketlerini sonuna kadar hak ediyor.

Videoyu biraz izleyiniz sonra okuyunuz lütfen.

Ekonomi gibi sıkıntılı bir konusu olan bir ülkede muhalif bir kanalda Ekonomist olarak konuşan birisi konu ne olursa olsun bu kadar cıvık ve saygısız olmamalı.

Tamam çağımızın gereği habercilikte ve tv tartışmalarında samimiyet, doğallık ve doğaçlama şeyler önde olsa da, orda bir açık oturum var ve ne dediğine ne konuştuğuna insan dikkat etmeli.

"Mağdurlar paraların üzerine soğuk su içsin...?" ne demek!

İnsanlar senin siyasi görüşünle değil, aynı zamanda üslübunla da ilgilidir ve eğer bu bir dolandırıcılıksa bile, mağdurlara karşı saygını kaybetmemen gerekir, böylece insanlarda senin insan gibi insan olduğuna kanaat getirsinler.

Programın moderatörünün düzetlmeye çalışmasına rağmen "ısrarla ben cıvıyacağım ve ağzımın ayarı yok" minavildeki davranış ve üslup çirkinliktir hem mağdurlara hem de izleyiciye karşı. 

"Burası bizim mahalle bizimkiler izliyor zaten, sallayayım ağzımıza ne gelirse" derseniz o zaman itibarınızda sallanır.

Kamuya karşı sorumlu ve saygılı olması gerekenler sadece siyasiler, bürokratlar ve devlet adamları değildir. Okumuş eğitim almış ve halka konuşan herkes halka saygılı olmalıdır, hele adıyla bir misyon edinmiş adı Halk TV olan bir kanalda.. Fashion TV değil orası.  

Ayrıca bu saygısızlığı seyredilmesi için öne bu şekilde çıkaran Halk TV Youtube editörüde saçmalıyor izleyenlere ve mağdurlara karşı.

Video #kötüstil olarak etiketliyoruz.


Murat Muratoğlu Cıvıklığı ve Saygısızlığı

Videoyu biraz izleyiniz sonra okuyunuz lütfen.

Ekonomi gibi sıkıntılı bir konusu olan bir ülkede muhalif bir kanalda Ekonomist olarak konuşan birisi konu ne olursa olsun bu kadar cıvık ve saygısız olmamalı.

Tamam çağımızın gereği habercilikte ve tv tartışmalarında samimiyet, doğallık ve doğaçlama şeyler önde olsa da, orda bir açık oturum var ve ne dediğine ne konuştuğuna insan dikkat etmeli.

"Mağdurlar paraların üzerine soğuk su içsin...?" ne demek!

İnsanlar senin siyasi görüşünle değil, aynı zamanda üslübunla da ilgilidir ve eğer bu bir dolandırıcılıksa bile, mağdurlara karşı saygını kaybetmemen gerekir, böylece insanlarda senin insan gibi insan olduğuna kanaat getirsinler.

Programın moderatörünün düzetlmeye çalışmasına rağmen "ısrarla ben cıvıyacağım ve ağzımın ayarı yok" minavildeki davranış ve üslup çirkinliktir hem mağdurlara hem de izleyiciye karşı. 

"Burası bizim mahalle bizimkiler izliyor zaten, sallayayım ağzımıza ne gelirse" derseniz o zaman itibarınızda sallanır.

Kamuya karşı sorumlu ve saygılı olması gerekenler sadece siyasiler, bürokratlar ve devlet adamları değildir. Okumuş eğitim almış ve halka konuşan herkes halka saygılı olmalıdır, hele adıyla bir misyon edinmiş adı Halk TV olan bir kanalda.. Fashion TV değil orası.  

Ayrıca bu saygısızlığı seyredilmesi için öne bu şekilde çıkaran Halk TV Youtube editörüde saçmalıyor izleyenlere ve mağdurlara karşı.

Video #kötüstil olarak etiketliyoruz.


 

Böyle bir rezalet olamaz. Yıllarca reyting için her şeyi yapıyorlar diye, nerdeyse bütün halk olarak sövdüğümüz TV'ler bile bu kadar aşşağılık bir iş yapmadılar. 

"Seri katilllerin son yemeğini denedik" diye bir  konu bulmuş bu arkadaşlar. Empati ve vicdan ve iş ahlakı hak getire...

"Seri katil" kelimesini duymakta ve kullanmakta ürpertici, çünkü; "seri katil" dediğinizde ilk andan itibaren düşünmeniz gereken ilk ve son şey, öldürdükleri masum insanlar ve onları avlamakta kullandıkları vahşi ve acımısız yöntemler ve kurbanlarını öldürme şekilleri olabilir ve zaten zihniniz bunu düşündükten sonra durur ve susar.

Bu arkadaşların ki susmamış veya hissetmiyorlar galiba. Amaç, sonuçta çok izlenmek ve para kazanmak. O zaman her şey mübah. Tekrar bakın lütfen video başlığına "Seri katilllerin son yemeğini denedik" Düşünün iyice bu ne riskler taşıyor...

Nedeni belli aslında, modern dünyada internet çağında bu gençler öyle bir boşluk ve savrulma yaşıyorlar ki, para ve güç kazanma yolunda her şey yüceltiliyor; şiddette ve vahşette bunlardan biri. Ve bu tür hassasiyeti olmayan arkadaşlar, bu insanlik dışı seylerde bile farklı anlamlar veya farklı yanlar arıyorlar ve bunu videodaki gibi para kazanma aracı veya eglence aracı olarak kullanabiliyor.

Ahlaken ; "Doğru olan nedir?" diye düşünmeden ve "Bu  yaptığımız şeyin anlamı nedir; özellikle genç ve çocuk takipçilerimiz için hangi anlamdadır ve ne tür ahlaki yanlışları içerir?" demeden fütursuzca kullanıyorlar böyle insanlik dışı seyleri.

Böyle oluncada, bu tür bir video yapıp böyle insanlık dışı bir konunun unsuru olan kişilere dari böyle rezalet farklı bakışlar ve yanlar bulmakla, aslında takipçileri olarak çocuklar ve gençleri zehirliyorlar ve onlarında bir nevi iç dünyalarında dolaylı şekilde seri katillik normal ve olağan sayılıyor hale gelebilir.

Oysa böyle bir fikir ortaya atıldığında ilke olarak, " insan öldürmek, hele bunu sistematik olarak peş peşe planlayarak yapan yani seri katillik en büyük insanlık suçlarindan ve kötülüklerdendir ve bunu yapanlara dair hiç birşey bizim konumuz olamaz, zıkkım yesinler ne yemişlerse yemişler bize ne!" denmiyor ve denmediği gibi birde eglencelik konu yapılıyor ve her yaştan insan izlenecek şekilde video konusu yapılıyor para ve reyting uğruna. Bu bir rezalettir.

Üstelik bu videoyu "tepki" adı altında 2 milyon takipçisi olan Youtube Tepkikolik kanalında gösteriyorlar. Tepki sadece bir şeye karşı reaksiyon anlamı içermez, karşıtlık da içerik kötü şeylere ve ona hizmet edecek şeylere. Bundan haberleri yok galiba, o yüzden kanallarıyla da çelişen rezalet bir iş yapmışlar. Aslında Youtube'un bunu yayınlamaması ve izleyen insanlarında tepki göstermesi gerekir. Çünkü sonuçları itibariyle bu bir tür  insanların zihninde cinayetleri normalleştirmedir dolaylı yollarla.

Düşünün, bunun "teröristlerin son yemeğini denedik"ten farkı nedir? Seri katilin ideolojisini bilmiyoruz diye mi bu konu olabilir ama teröristin ki olamaz. Pratikte ve ahlaken ikisi de aynı. Tek tek veya toplu olarak bir amaç için insanları öldürmek. Teröristinki de aynı seri katilinki de aynı. İkiside lanetlenmeli he bizim gibi terörizmden cinayetlerden çok çeken bir ülkenin çocukları tarafından.

Şimdi anlıyorsunuz umarız ne demek istediğimizi.

Bu sebeplerle bu zihniyette olan kanalı kesinlikle #izlenmez ve şaşkınlığımızı dile getirme anlamında #niyeya  olarak etiketliyoruz.

Çocuklarınızında bu kanala abone olup bu videyu izleyip izlemediğını lütfen sorgulayınız.

Böyle Bir Rezalet ve İş Ahlakı Olamaz

 

Böyle bir rezalet olamaz. Yıllarca reyting için her şeyi yapıyorlar diye, nerdeyse bütün halk olarak sövdüğümüz TV'ler bile bu kadar aşşağılık bir iş yapmadılar. 

"Seri katilllerin son yemeğini denedik" diye bir  konu bulmuş bu arkadaşlar. Empati ve vicdan ve iş ahlakı hak getire...

"Seri katil" kelimesini duymakta ve kullanmakta ürpertici, çünkü; "seri katil" dediğinizde ilk andan itibaren düşünmeniz gereken ilk ve son şey, öldürdükleri masum insanlar ve onları avlamakta kullandıkları vahşi ve acımısız yöntemler ve kurbanlarını öldürme şekilleri olabilir ve zaten zihniniz bunu düşündükten sonra durur ve susar.

Bu arkadaşların ki susmamış veya hissetmiyorlar galiba. Amaç, sonuçta çok izlenmek ve para kazanmak. O zaman her şey mübah. Tekrar bakın lütfen video başlığına "Seri katilllerin son yemeğini denedik" Düşünün iyice bu ne riskler taşıyor...

Nedeni belli aslında, modern dünyada internet çağında bu gençler öyle bir boşluk ve savrulma yaşıyorlar ki, para ve güç kazanma yolunda her şey yüceltiliyor; şiddette ve vahşette bunlardan biri. Ve bu tür hassasiyeti olmayan arkadaşlar, bu insanlik dışı seylerde bile farklı anlamlar veya farklı yanlar arıyorlar ve bunu videodaki gibi para kazanma aracı veya eglence aracı olarak kullanabiliyor.

Ahlaken ; "Doğru olan nedir?" diye düşünmeden ve "Bu  yaptığımız şeyin anlamı nedir; özellikle genç ve çocuk takipçilerimiz için hangi anlamdadır ve ne tür ahlaki yanlışları içerir?" demeden fütursuzca kullanıyorlar böyle insanlik dışı seyleri.

Böyle oluncada, bu tür bir video yapıp böyle insanlık dışı bir konunun unsuru olan kişilere dari böyle rezalet farklı bakışlar ve yanlar bulmakla, aslında takipçileri olarak çocuklar ve gençleri zehirliyorlar ve onlarında bir nevi iç dünyalarında dolaylı şekilde seri katillik normal ve olağan sayılıyor hale gelebilir.

Oysa böyle bir fikir ortaya atıldığında ilke olarak, " insan öldürmek, hele bunu sistematik olarak peş peşe planlayarak yapan yani seri katillik en büyük insanlık suçlarindan ve kötülüklerdendir ve bunu yapanlara dair hiç birşey bizim konumuz olamaz, zıkkım yesinler ne yemişlerse yemişler bize ne!" denmiyor ve denmediği gibi birde eglencelik konu yapılıyor ve her yaştan insan izlenecek şekilde video konusu yapılıyor para ve reyting uğruna. Bu bir rezalettir.

Üstelik bu videoyu "tepki" adı altında 2 milyon takipçisi olan Youtube Tepkikolik kanalında gösteriyorlar. Tepki sadece bir şeye karşı reaksiyon anlamı içermez, karşıtlık da içerik kötü şeylere ve ona hizmet edecek şeylere. Bundan haberleri yok galiba, o yüzden kanallarıyla da çelişen rezalet bir iş yapmışlar. Aslında Youtube'un bunu yayınlamaması ve izleyen insanlarında tepki göstermesi gerekir. Çünkü sonuçları itibariyle bu bir tür  insanların zihninde cinayetleri normalleştirmedir dolaylı yollarla.

Düşünün, bunun "teröristlerin son yemeğini denedik"ten farkı nedir? Seri katilin ideolojisini bilmiyoruz diye mi bu konu olabilir ama teröristin ki olamaz. Pratikte ve ahlaken ikisi de aynı. Tek tek veya toplu olarak bir amaç için insanları öldürmek. Teröristinki de aynı seri katilinki de aynı. İkiside lanetlenmeli he bizim gibi terörizmden cinayetlerden çok çeken bir ülkenin çocukları tarafından.

Şimdi anlıyorsunuz umarız ne demek istediğimizi.

Bu sebeplerle bu zihniyette olan kanalı kesinlikle #izlenmez ve şaşkınlığımızı dile getirme anlamında #niyeya  olarak etiketliyoruz.

Çocuklarınızında bu kanala abone olup bu videyu izleyip izlemediğını lütfen sorgulayınız.

 

Daha öncede malum bir teknoloji editörümüzü bu video analizimizde epey yermiştik şeklen.  Benzer bir şeyle karşı karşıyız gene ama, içerik şekli değil bu sefer giyim stili ile ilgili.

Bu Donanım Arşivi kanalı sahibi arkadaşımız teknoloji editörlüğü konusunda en eskilerden ve işini çok severek yapan sıcak birisi. Bu yüzden 1 milyon abonesi var. Ama gelgelelim bu sıcaklık ve enerji her şeye yetmiyor görüntü olarak. Belli ki o da farkında bu yüzden bir spor yorumcusu gibi kafaya bere geçirmiş artık. Malum o futbol yorumcusu arkadaşı zar zor atlatlık derken yetmezmiş gibi birde bu arkadaş sardı şimdi kafayı.

Gerçekten nerden baksan saçma ve irrite edici bir görüntü var. Öncelikle eğer sağlık sorunu veya ani saç dökülmesi gibi özel bir gerekçe yoksa, kafayı kapalı ortamlarda kapatmak yanlıştır. Bu askerliğin de birinci kuralıdır. Maalesef işte 90 doğumlular, özellikle askerliğidi bedelli yaptıkları için böyle oluyor galiba.

Sorun çok net stil olarak, 10 metrekare alanda olduğunu insanlara gösterdiğin veya hissettirdiğin bir alanda yakın çekimde eğer kafana şapka veya bere takarsan bu karşı tarafta izleyeni sıkar. O an sen öyle seviyrosundur, kapatmışsındır kafanı ama yıllar sonra kendine gülersin. "Ben ne saçmalıyormuşum öyle o zamanlar arkadaş" diye. Bu böyledir. Birde eski Levent KIRCA skeçi vardır bilen bilir "ne kodun la kafana" der kafaya saplanmış baltayı görünce...

Bir ikincisi bu arkadaş "ama" yerine sürekli "lakin" kullanıyor. Bu da çok itici tekonoloji kanalı için. Çünkü lakin daha çok soayut anlatımlarda çok anlamlı oluyor. Ama deyip geçmek daha mantıklı olur çünkü lakin dediğinde insanın kafası başka bir yere gidiyor.

Maalesef daha öncede dediğimiz gibi teknoloji editörlerimizde bir acayiplik hep var nerdeyse. Artık çok karmaşık cihazlarla uğraşmaktan mı nedir kafa bazı konularda çalışmıyor kendilerini sunma konusunda. Bu konuda Pc Hocası kanalı çok başarılı ve bir TRT sunucusu gibi gerçekten. Donanım Arşivi en başarılısı ama şekil sorunlarını aşması gerek.

Sonuç olarak, içerik çok ilgi çekici gelse de  #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.

"Ne Kodun La Kafana"

 

Daha öncede malum bir teknoloji editörümüzü bu video analizimizde epey yermiştik şeklen.  Benzer bir şeyle karşı karşıyız gene ama, içerik şekli değil bu sefer giyim stili ile ilgili.

Bu Donanım Arşivi kanalı sahibi arkadaşımız teknoloji editörlüğü konusunda en eskilerden ve işini çok severek yapan sıcak birisi. Bu yüzden 1 milyon abonesi var. Ama gelgelelim bu sıcaklık ve enerji her şeye yetmiyor görüntü olarak. Belli ki o da farkında bu yüzden bir spor yorumcusu gibi kafaya bere geçirmiş artık. Malum o futbol yorumcusu arkadaşı zar zor atlatlık derken yetmezmiş gibi birde bu arkadaş sardı şimdi kafayı.

Gerçekten nerden baksan saçma ve irrite edici bir görüntü var. Öncelikle eğer sağlık sorunu veya ani saç dökülmesi gibi özel bir gerekçe yoksa, kafayı kapalı ortamlarda kapatmak yanlıştır. Bu askerliğin de birinci kuralıdır. Maalesef işte 90 doğumlular, özellikle askerliğidi bedelli yaptıkları için böyle oluyor galiba.

Sorun çok net stil olarak, 10 metrekare alanda olduğunu insanlara gösterdiğin veya hissettirdiğin bir alanda yakın çekimde eğer kafana şapka veya bere takarsan bu karşı tarafta izleyeni sıkar. O an sen öyle seviyrosundur, kapatmışsındır kafanı ama yıllar sonra kendine gülersin. "Ben ne saçmalıyormuşum öyle o zamanlar arkadaş" diye. Bu böyledir. Birde eski Levent KIRCA skeçi vardır bilen bilir "ne kodun la kafana" der kafaya saplanmış baltayı görünce...

Bir ikincisi bu arkadaş "ama" yerine sürekli "lakin" kullanıyor. Bu da çok itici tekonoloji kanalı için. Çünkü lakin daha çok soayut anlatımlarda çok anlamlı oluyor. Ama deyip geçmek daha mantıklı olur çünkü lakin dediğinde insanın kafası başka bir yere gidiyor.

Maalesef daha öncede dediğimiz gibi teknoloji editörlerimizde bir acayiplik hep var nerdeyse. Artık çok karmaşık cihazlarla uğraşmaktan mı nedir kafa bazı konularda çalışmıyor kendilerini sunma konusunda. Bu konuda Pc Hocası kanalı çok başarılı ve bir TRT sunucusu gibi gerçekten. Donanım Arşivi en başarılısı ama şekil sorunlarını aşması gerek.

Sonuç olarak, içerik çok ilgi çekici gelse de  #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.

Videonun Konusu : Elon Musk'ın şirketinin maymunların beynine çip takarak  düşünceyle oyun oynatması
 

Analiz : Aman aman ne büyük şeyler anlatıyor Youtube'muzun gözbebeği. Allah aşkına ya, yeter  artık ya; bırakalım bu etiksiz bilim ve teknoloji seviciliğini. "Bıhtık ya bıhtık" tamam ülkecek  ileri teknoloji üretmede öncü değiliz, en azından üretilen böyle etiksiz teknolojilere de öykünme ve afallamada da öncü olmayalım. 

Yıllardır bu ülkede, batının teknolojisine ilkesizce tamamen koşulsuz bir hayranlık duyurlarak ülkemizin değerli insanlarının gitmesine sebep olundu veya ülkemizde bilim gerçek hayattan koparıldı ve batı bilimi hayranlığı yaratıldı. Bırakalım bu şaşkın ve hayran teknoloji meraklısı haberciliğini veya belgeselciliğini de gerçeklere bakalım. Ve biz şunu da biliyoruz ki, bu salgın hayvanlara karşı ölçüsüz ve vahşi yaklaşımızdan doğdu ve bu pandeminin sebebi de gene bu videoki gibi hayvan istismarı.

Dünya pandemide hala ve insanlar patır patır ölüyor ve hayat insanlar için her anlamda giderek zorlaşıyor; evinde otururken iki video yapıp milyon kazanan Youtuberlar dışındaki herkes için hayat çok acımasız geçiyor bilmem farkındamıyız. Enflasyon, işsizlik ve dahası.

Bunu bilen dünyanın aklı başında bireyleri, çevre ve hayvan hakları için yırtınırken Youtube, Facebook, Twitter'da hayvanların denek olarak kullanılmasına ve vahşi ve ölçüsüzde yenmesine da karşı çıkarak daha doğal bir hayat ve sağlık ve ilaç bilimi savunurken insanlık ve doğa için,  bizim bilim bu Youtuber arkadaş olaya daha girer girmez bir heyacan bir heyacan.  Ne de güzel anlatıyor narsist Elon Musk'un maymunun beynini yarıp çip takmasını aynı videosunun kapağındaki gibi kafayı işaret ederek

Acı olan şu ki, bizim  gençlerimiz ve çocuklarımız gıpta ile arkadaşı izliyor. Sakalı ağarmış bu arkadaşın şaşırmasıyla ve afallamasıyla etiği(ahlakı) olmayan bilime özeniyor. Bundan daha zehirli ne olabilir...

Var mı bu güzide arkadaşımızın bir çevre, hayvan hakları, plastik kirliği ve geri dönüşüm hakkında nokta atışı videoları böyle özenerek yaptığı ve heyacanla anlattığı ve aşırı tüketim çılgınlığı konusunda.

Anlatamaz çünkü; havalı değil elitist olmuyor o zaman. Ve bu arkadaş şimdi "influencer" mı oluyor "kanaat önderi"mi oluyor yoksa "ilham veren kişi" mi?

Videoda görülen bu basum bir hayvanın doğada olması ailesi ile olması gerekirken bir deney için istismar edilmesi kafasının yarılıp çip takılması yani kısa bir hayvanın dramını böyle ballandr ballandıra anlatmak doğrudumudur.  Yok  maymuna muz suyu veriliyormuşta, şöyle oyun oynuyormuşta... 

Soralım, böyle insanlık dışı gayri ahlaki şeyleri, böyle afallaya afallaya anlatacağına neden Kenya'lı girişimci bir kadının plastikleri dönüştürerek yerler için tuğlalara çevirdiğini anlatamaz. Ya da bu beyne çip takmanın gelecekteki riskleri nedir. Saldırgan devletlerin veya terörsitlerin savunma veya saldırı amaçlı kullanımının önüne yani insalığın zararına kullanımın önüne geçecek önlem nedir?

Ne anlıyoruz bu videodan biz, engelliler için ilerde yapılacak bir teknoloji için hayvanların fütursuzca sonsuzca istismar edilip kullanımının mübah olduğunu ve bunun risklerinin olmadığını mı? Ne yapalım şimdi? Bizim zeki çocuklarımız dünya çevre yokolurken kasıp Harvard veya MIT kazanıp yurt dışına böyle şeyler yapmaya mı gitsinler.?

Sonuç olarak, Barış Özcan izlemek bir statü veya kimlik ve sanıldığı gibi faydalı değildir çocuklar ve gençler. Boşuna havaya girmeyin kıyas yaparak "ben Enes Batur izlemiyorum Barış Özcan izliyorum" diye. İkisi de aynı yola çıkıyor; tüketerek yok olan insanlığa hizmet, birisi sadece bunu daha dolaylı ve elitist şekilde yapıyor, bilimle kitap okumayla vesaire. Kanmayın özenmeyin gerçekçi ve vicdanlı olun ve sorgulayın bilimde de ahlak arayın

Bu şekilde düşünenler için #izlenmez #niyeya olarak etiketliyoruz videoyu ve kanalı.



Barış Özcan ile Etiksiz Bilim & Teknoloji Seviciliği

Videonun Konusu : Elon Musk'ın şirketinin maymunların beynine çip takarak  düşünceyle oyun oynatması
 

Analiz : Aman aman ne büyük şeyler anlatıyor Youtube'muzun gözbebeği. Allah aşkına ya, yeter  artık ya; bırakalım bu etiksiz bilim ve teknoloji seviciliğini. "Bıhtık ya bıhtık" tamam ülkecek  ileri teknoloji üretmede öncü değiliz, en azından üretilen böyle etiksiz teknolojilere de öykünme ve afallamada da öncü olmayalım. 

Yıllardır bu ülkede, batının teknolojisine ilkesizce tamamen koşulsuz bir hayranlık duyurlarak ülkemizin değerli insanlarının gitmesine sebep olundu veya ülkemizde bilim gerçek hayattan koparıldı ve batı bilimi hayranlığı yaratıldı. Bırakalım bu şaşkın ve hayran teknoloji meraklısı haberciliğini veya belgeselciliğini de gerçeklere bakalım. Ve biz şunu da biliyoruz ki, bu salgın hayvanlara karşı ölçüsüz ve vahşi yaklaşımızdan doğdu ve bu pandeminin sebebi de gene bu videoki gibi hayvan istismarı.

Dünya pandemide hala ve insanlar patır patır ölüyor ve hayat insanlar için her anlamda giderek zorlaşıyor; evinde otururken iki video yapıp milyon kazanan Youtuberlar dışındaki herkes için hayat çok acımasız geçiyor bilmem farkındamıyız. Enflasyon, işsizlik ve dahası.

Bunu bilen dünyanın aklı başında bireyleri, çevre ve hayvan hakları için yırtınırken Youtube, Facebook, Twitter'da hayvanların denek olarak kullanılmasına ve vahşi ve ölçüsüzde yenmesine da karşı çıkarak daha doğal bir hayat ve sağlık ve ilaç bilimi savunurken insanlık ve doğa için,  bizim bilim bu Youtuber arkadaş olaya daha girer girmez bir heyacan bir heyacan.  Ne de güzel anlatıyor narsist Elon Musk'un maymunun beynini yarıp çip takmasını aynı videosunun kapağındaki gibi kafayı işaret ederek

Acı olan şu ki, bizim  gençlerimiz ve çocuklarımız gıpta ile arkadaşı izliyor. Sakalı ağarmış bu arkadaşın şaşırmasıyla ve afallamasıyla etiği(ahlakı) olmayan bilime özeniyor. Bundan daha zehirli ne olabilir...

Var mı bu güzide arkadaşımızın bir çevre, hayvan hakları, plastik kirliği ve geri dönüşüm hakkında nokta atışı videoları böyle özenerek yaptığı ve heyacanla anlattığı ve aşırı tüketim çılgınlığı konusunda.

Anlatamaz çünkü; havalı değil elitist olmuyor o zaman. Ve bu arkadaş şimdi "influencer" mı oluyor "kanaat önderi"mi oluyor yoksa "ilham veren kişi" mi?

Videoda görülen bu basum bir hayvanın doğada olması ailesi ile olması gerekirken bir deney için istismar edilmesi kafasının yarılıp çip takılması yani kısa bir hayvanın dramını böyle ballandr ballandıra anlatmak doğrudumudur.  Yok  maymuna muz suyu veriliyormuşta, şöyle oyun oynuyormuşta... 

Soralım, böyle insanlık dışı gayri ahlaki şeyleri, böyle afallaya afallaya anlatacağına neden Kenya'lı girişimci bir kadının plastikleri dönüştürerek yerler için tuğlalara çevirdiğini anlatamaz. Ya da bu beyne çip takmanın gelecekteki riskleri nedir. Saldırgan devletlerin veya terörsitlerin savunma veya saldırı amaçlı kullanımının önüne yani insalığın zararına kullanımın önüne geçecek önlem nedir?

Ne anlıyoruz bu videodan biz, engelliler için ilerde yapılacak bir teknoloji için hayvanların fütursuzca sonsuzca istismar edilip kullanımının mübah olduğunu ve bunun risklerinin olmadığını mı? Ne yapalım şimdi? Bizim zeki çocuklarımız dünya çevre yokolurken kasıp Harvard veya MIT kazanıp yurt dışına böyle şeyler yapmaya mı gitsinler.?

Sonuç olarak, Barış Özcan izlemek bir statü veya kimlik ve sanıldığı gibi faydalı değildir çocuklar ve gençler. Boşuna havaya girmeyin kıyas yaparak "ben Enes Batur izlemiyorum Barış Özcan izliyorum" diye. İkisi de aynı yola çıkıyor; tüketerek yok olan insanlığa hizmet, birisi sadece bunu daha dolaylı ve elitist şekilde yapıyor, bilimle kitap okumayla vesaire. Kanmayın özenmeyin gerçekçi ve vicdanlı olun ve sorgulayın bilimde de ahlak arayın

Bu şekilde düşünenler için #izlenmez #niyeya olarak etiketliyoruz videoyu ve kanalı.




Bu değerli birbirini çok sevdiği belli olan çiftimizin kanalı çok şen... Son sürat araba kullanırken hareretle konuştukları bir videolarına bile denk geldim geçende, bulursam yazıya ekleyeceğim, yanlarından kamyonların geçtiği. İnsan hayatı Yotuberlık'tan daha değersiz olmuş anlaşılan ama buna müsaade edilmemesi gerekir kanun yapıcılar ve komuoyu tarafından. 

Arabada video çekimi yasaklanmalıdır. Ne dersiniz? Bir kişinin hayatı kurtulacaksa bile, biz seyiciler bu zevkten ve arabada geçen zamanıda paraya çevirme fırsatından mahrum kalsın Youtuber'lar. Ne olacak?

Hepimizin aklını başına devşirmesi gerekiyor. Bizim artık trafik konusunda çok daha ekstra şeylere ihtiyacımız var. Kadın cinayetlerinden ölenler yüzünden belki trafik kazalarını pek önemsemez olduk ama arabalar ve yollarda katil koca ve sevgililer kadar tehlikelidir. Ne dersiniz?

Gelelim daha özele, bu güzide çiftimiz mutluluklarını bir Youtuber ekonomisine de çevirmiş gözüküyrolar ve 1.5 miyon aboneleri var. Kıskandığımızdan değil Allah daha çok versin ama, bu kadar rahatlık ve boş çene muhabbeti sınırsız iticilik doğuruyor. Öyle yapın ki izleyen izlesin ama izlemeyen de nefret etmesin

İsmen çoğumuz tanımasakta TV dizilerinden tanıyoruz galiba kendilerini ve açıkcası TV'den Yotube gibi özgür bir alana bu kadar laçka bir geçiş pek sert olmuş biz izleyiciler için.

Noluyo Ya! konseptinize uygun belki herşey ama bu kadarı fazla harbi size Noluyor Ya! 

Bu sebelerle bu şekilde düşünenler için #izlenmez kanal olarak etiketliyoruz kendilerini.


Sınırsız Rahatlık Sınırsız Antipati ve İticiliktir


Bu değerli birbirini çok sevdiği belli olan çiftimizin kanalı çok şen... Son sürat araba kullanırken hareretle konuştukları bir videolarına bile denk geldim geçende, bulursam yazıya ekleyeceğim, yanlarından kamyonların geçtiği. İnsan hayatı Yotuberlık'tan daha değersiz olmuş anlaşılan ama buna müsaade edilmemesi gerekir kanun yapıcılar ve komuoyu tarafından. 

Arabada video çekimi yasaklanmalıdır. Ne dersiniz? Bir kişinin hayatı kurtulacaksa bile, biz seyiciler bu zevkten ve arabada geçen zamanıda paraya çevirme fırsatından mahrum kalsın Youtuber'lar. Ne olacak?

Hepimizin aklını başına devşirmesi gerekiyor. Bizim artık trafik konusunda çok daha ekstra şeylere ihtiyacımız var. Kadın cinayetlerinden ölenler yüzünden belki trafik kazalarını pek önemsemez olduk ama arabalar ve yollarda katil koca ve sevgililer kadar tehlikelidir. Ne dersiniz?

Gelelim daha özele, bu güzide çiftimiz mutluluklarını bir Youtuber ekonomisine de çevirmiş gözüküyrolar ve 1.5 miyon aboneleri var. Kıskandığımızdan değil Allah daha çok versin ama, bu kadar rahatlık ve boş çene muhabbeti sınırsız iticilik doğuruyor. Öyle yapın ki izleyen izlesin ama izlemeyen de nefret etmesin

İsmen çoğumuz tanımasakta TV dizilerinden tanıyoruz galiba kendilerini ve açıkcası TV'den Yotube gibi özgür bir alana bu kadar laçka bir geçiş pek sert olmuş biz izleyiciler için.

Noluyo Ya! konseptinize uygun belki herşey ama bu kadarı fazla harbi size Noluyor Ya! 

Bu sebelerle bu şekilde düşünenler için #izlenmez kanal olarak etiketliyoruz kendilerini.


 

Teknoloji editörlerimiz kadar kendisini kaybeden Youtuber'larımız yok nerdeyse, genç zıpır Youtuber'larımızı saymazsak. Rahmetli Yurtsan Atakan'dı (Yazıları) bu işin duayeniydi ve o da ölünce böyle destursuz bir camia oluştu.

Bir hava bi hava sormayın... Sebebini bilmiyoruz, ama muhtemelen teknolojik ürünlerle ilgilidir ve bizim teknoloji editörü Youtuber arkadaşlara bakıyoruz; nedense bir türlü mütevazi olamıyorlar. Sürekli bir havalı ve abartılı olma hali. Sanırsınız kendileri üretiyorlar bu anlattıklarını.

Ama gerçekte olan ise, firmalar ürünlerini gönderiyor ve yalvarıyorlar bir nevi ya da hediye veriyorlar, arkadaşlarda bu hediyler karşısında inceleme tanıtım videoları çekiyorlar. Ama bu inceleme işini o kadar cilalayıp parlatıp abartıyorlar ki, bir süre sonra mevzu tamamen kişisel şova dönüşüyor bir habercilik olmaktan çıkıp. Birde kendi aralarında çok büyük rekabet var belliki, arada analistliğe girişiyor ve böyle fütüristik ve araştırmacı derin gazeceiliğede soyunuyorlar.

Ultra HD Abartılı Derin Bakışlı Araştırmacı Teknolog

Bu videoda bunun en güzel örneğini görüyoruz.  Erdi adlı arkaşta bir video yapıyor analizler eşliğinde ve bir bakış atıyor video kapağında görüleceği üzere... Videoyu Google bir lansman olarak yapsa bu kadar havalı ve abartı olmazdı herhalde. Görüntülere ve arkadaşın hallerine bakarsanız, sanki kendi şirketinin ürünü için bir lansman video yaptırmış ve o ürünün lansmanını yapıyor sanırsınız. Gerçekten trajikomik. Hele o videonun kapak fotosundan ki yana doğru  Android2e bakış.... Ahahahha yıkılıyoruz

Tamam anladık HD video stok aboneliğiniz var ama, bu kadar çok sürmeye gerek yoktu.

Bir sürü gereksiz karma videolar üzerine eklenmiş seslendirme ile videoyu mu izleyelim yoksa konuya mı sese mi odaklanalım arasında kalıyorsunuz.

Tabii zorlama fütüristik çabalarda var. Bu kafa hep o kafa aslında "Bizimde Bor'umuz var" diyenin bir üstü yani "Yapamıyoruz bari teknoloji nereye gidiyor biz önce tahmin edelim ve Google'un gizli planını deşifre edelim"kafası.  Peh peh... Yürü be kim tutar seni cevval teknoloji editörümüz.

Zaten loş karanlık neon ışıklı arka plandan belli çok iyi sistem yapmışsın, süper bilgisayarlar yapmışsın ve en kısa zamanda sen bu işi çözersin. Bizde son kullanıcı olarka uyanırız ve tedbirleri alırız.

Yok arkadaş bu ülke iflah olmaz; ya ifrat ya tefrit ya aşırılık veya da azlık arasında gidip gelecek.

Başlığa bakarmısınız "Android'i Bitirir mi?" Neymiş efendim şimdi Google Fuşya diye yeni bir işletim sistemi yapıyormuş ve bu gene Google'un olan Andorid i bitirirmiymiş ve bizde bunu abartılı bu video ile kendisinden dineleyeceğiz. Yok kalsın arkadaş bir normal yazı okuyalım yeter. 20 dakika karman çorman Ultra HD videoları izleyip "gavura bak neler yapıyor" triplerine girmeye gerek yok durduk yerde. Siz kendi aranızda en iyi teknoloji editörü savaşlarına devam edin havalı havalı.

Bu yüzden videoyu #izlenmez #niyeya olarak etiketledik.




Ultra HD Abartılı Derin Bakışlı Araştırmacı Teknolog

 

Teknoloji editörlerimiz kadar kendisini kaybeden Youtuber'larımız yok nerdeyse, genç zıpır Youtuber'larımızı saymazsak. Rahmetli Yurtsan Atakan'dı (Yazıları) bu işin duayeniydi ve o da ölünce böyle destursuz bir camia oluştu.

Bir hava bi hava sormayın... Sebebini bilmiyoruz, ama muhtemelen teknolojik ürünlerle ilgilidir ve bizim teknoloji editörü Youtuber arkadaşlara bakıyoruz; nedense bir türlü mütevazi olamıyorlar. Sürekli bir havalı ve abartılı olma hali. Sanırsınız kendileri üretiyorlar bu anlattıklarını.

Ama gerçekte olan ise, firmalar ürünlerini gönderiyor ve yalvarıyorlar bir nevi ya da hediye veriyorlar, arkadaşlarda bu hediyler karşısında inceleme tanıtım videoları çekiyorlar. Ama bu inceleme işini o kadar cilalayıp parlatıp abartıyorlar ki, bir süre sonra mevzu tamamen kişisel şova dönüşüyor bir habercilik olmaktan çıkıp. Birde kendi aralarında çok büyük rekabet var belliki, arada analistliğe girişiyor ve böyle fütüristik ve araştırmacı derin gazeceiliğede soyunuyorlar.

Ultra HD Abartılı Derin Bakışlı Araştırmacı Teknolog

Bu videoda bunun en güzel örneğini görüyoruz.  Erdi adlı arkaşta bir video yapıyor analizler eşliğinde ve bir bakış atıyor video kapağında görüleceği üzere... Videoyu Google bir lansman olarak yapsa bu kadar havalı ve abartı olmazdı herhalde. Görüntülere ve arkadaşın hallerine bakarsanız, sanki kendi şirketinin ürünü için bir lansman video yaptırmış ve o ürünün lansmanını yapıyor sanırsınız. Gerçekten trajikomik. Hele o videonun kapak fotosundan ki yana doğru  Android2e bakış.... Ahahahha yıkılıyoruz

Tamam anladık HD video stok aboneliğiniz var ama, bu kadar çok sürmeye gerek yoktu.

Bir sürü gereksiz karma videolar üzerine eklenmiş seslendirme ile videoyu mu izleyelim yoksa konuya mı sese mi odaklanalım arasında kalıyorsunuz.

Tabii zorlama fütüristik çabalarda var. Bu kafa hep o kafa aslında "Bizimde Bor'umuz var" diyenin bir üstü yani "Yapamıyoruz bari teknoloji nereye gidiyor biz önce tahmin edelim ve Google'un gizli planını deşifre edelim"kafası.  Peh peh... Yürü be kim tutar seni cevval teknoloji editörümüz.

Zaten loş karanlık neon ışıklı arka plandan belli çok iyi sistem yapmışsın, süper bilgisayarlar yapmışsın ve en kısa zamanda sen bu işi çözersin. Bizde son kullanıcı olarka uyanırız ve tedbirleri alırız.

Yok arkadaş bu ülke iflah olmaz; ya ifrat ya tefrit ya aşırılık veya da azlık arasında gidip gelecek.

Başlığa bakarmısınız "Android'i Bitirir mi?" Neymiş efendim şimdi Google Fuşya diye yeni bir işletim sistemi yapıyormuş ve bu gene Google'un olan Andorid i bitirirmiymiş ve bizde bunu abartılı bu video ile kendisinden dineleyeceğiz. Yok kalsın arkadaş bir normal yazı okuyalım yeter. 20 dakika karman çorman Ultra HD videoları izleyip "gavura bak neler yapıyor" triplerine girmeye gerek yok durduk yerde. Siz kendi aranızda en iyi teknoloji editörü savaşlarına devam edin havalı havalı.

Bu yüzden videoyu #izlenmez #niyeya olarak etiketledik.




 

Ayaküstü Lezzetler adlı kanalına "Merhaba, bu hafta harika bir içerikle karşınızdayız" diye girmek. Sanki TV de sağlık konuşuyoruz...

"Merhaba bu hafta harika bir ayaküstü lezzet yiyecekle; pizza ile karşınızdayız" deseydiniz keşke arkadaşlar, en azından pizzaya olan saygınızdan...

Hele o elde kahvelerle videoya başlamak yok mu? Arkadaşlar bağırıyor adeta biz ayaküstülüğün değil iticiliğin ve özensizliğin dibine vuracağız diye. Artı hele o video yanındaki konuşurken dalıp gitmeler yok mu?

Ayrıca 30 bine yakın aboneye saygı gereği insan ne diyeceğini önceden iyice düşünür... Yazık o drone çekimine de onun ardından ki sonrasında bu kadar kötü bir giriş ve sunum var. 

Yemek kanalın ismine uygun ayaküstü olacak diye, herşey ayaküstü olmamalı kanalda. Yani konuşmaların özensizliği de dahil buna ve oturabilirsiniz biryerer bulup sonuçta 30-40 a yakın yaşınız var sürekli ayakta neden görünüyorsunuz.?.

"Hadi neyse" diyoruz devam ediyoruz, karanlık bir çekim çıkıyor karşımıza karanalıkta bir muahbbet dönüyor ve ilk pizza öyle karanlıkta pişiyor ve "bu çok büyük büyük" nidaları ile dışarda yer aramalar başlıyor vesaire. Biz sıkılıyoruz giderek.

Ayaküstü Lezzetler ayaküstü sefilliğe dönüşüyor dolmuşta ayakta gitmek gibi adeta ve daha ilk pizza tatma denemesinde pizzayı unutuyor ve arkadaşların haline üzülmeye başlıyoruz.
 
Tamam kanalın adı ayaküstü lezzetler ama,  o ilk pizzayı sahile bir parka gidip, güzelce bağdaş kurup pizzayı yerde aranıza koyup adam gibi yemenize engel değildi.
 
Sonuçta kafasında saç kalmayacak kadar yaş almışsınız insalarsınız, gidip elalemin kayığının üstünde neden pizza tırtıklıyorsunuz..

Film burda kopuyor açıkcası, sonrası ne olduğu mühim değil ve izleyerek kendinizi strese sokmayın.

Videomuz 3 kategoride olmayı hak ediyor.. #izlenmez #niyeya #kötüperformans


Ayaküstü Lezzet Sefillik Olursa

 

Ayaküstü Lezzetler adlı kanalına "Merhaba, bu hafta harika bir içerikle karşınızdayız" diye girmek. Sanki TV de sağlık konuşuyoruz...

"Merhaba bu hafta harika bir ayaküstü lezzet yiyecekle; pizza ile karşınızdayız" deseydiniz keşke arkadaşlar, en azından pizzaya olan saygınızdan...

Hele o elde kahvelerle videoya başlamak yok mu? Arkadaşlar bağırıyor adeta biz ayaküstülüğün değil iticiliğin ve özensizliğin dibine vuracağız diye. Artı hele o video yanındaki konuşurken dalıp gitmeler yok mu?

Ayrıca 30 bine yakın aboneye saygı gereği insan ne diyeceğini önceden iyice düşünür... Yazık o drone çekimine de onun ardından ki sonrasında bu kadar kötü bir giriş ve sunum var. 

Yemek kanalın ismine uygun ayaküstü olacak diye, herşey ayaküstü olmamalı kanalda. Yani konuşmaların özensizliği de dahil buna ve oturabilirsiniz biryerer bulup sonuçta 30-40 a yakın yaşınız var sürekli ayakta neden görünüyorsunuz.?.

"Hadi neyse" diyoruz devam ediyoruz, karanlık bir çekim çıkıyor karşımıza karanalıkta bir muahbbet dönüyor ve ilk pizza öyle karanlıkta pişiyor ve "bu çok büyük büyük" nidaları ile dışarda yer aramalar başlıyor vesaire. Biz sıkılıyoruz giderek.

Ayaküstü Lezzetler ayaküstü sefilliğe dönüşüyor dolmuşta ayakta gitmek gibi adeta ve daha ilk pizza tatma denemesinde pizzayı unutuyor ve arkadaşların haline üzülmeye başlıyoruz.
 
Tamam kanalın adı ayaküstü lezzetler ama,  o ilk pizzayı sahile bir parka gidip, güzelce bağdaş kurup pizzayı yerde aranıza koyup adam gibi yemenize engel değildi.
 
Sonuçta kafasında saç kalmayacak kadar yaş almışsınız insalarsınız, gidip elalemin kayığının üstünde neden pizza tırtıklıyorsunuz..

Film burda kopuyor açıkcası, sonrası ne olduğu mühim değil ve izleyerek kendinizi strese sokmayın.

Videomuz 3 kategoride olmayı hak ediyor.. #izlenmez #niyeya #kötüperformans



Videoyu izlerken, önce arkadaşların çocuksu hal ve hareketlerine sonra kanal abone sayısına sonra 20 tl mevuzusuna sonra tarihi mekanlara ve genel olarak videodaki karmaşaya bakıyorsunuz.

7 milyon kanal abonesine sahip olup, hala daha kanalı yeni açmış gibi doğal olmalarıda ilginç geliyor. Zaten bir süre sonra sizde videonun ne mahiyetle çekildiğini veya ne yapılmaya çalışıldığını arkadaşların neci olduğunu unutuyorsunuz. Çünkü o kadar rahatlar ki arkadaşlar; tarihi camii içinde halı sahaya girmiş gibi bir o yana bir bi bu yana bile koşmaya başlıyorlar.

Evden izinsiz İstanbul'u gezmeye çıkan 10 yaşlarında 3 şımarık küçük çocuk gibi şen olan bu gençlerin ne yapmayı amaçladıkları gerçekten muamma. "20 TL ile gezilip eğlenilir mi?" deneyi yapıyorlar ama bu olay arada kaynıyor gibi. Zaten "şu parayla şu nu bunu yaptık olur mu" mevsusu da bayatladığı için onlar da pek takmıyorlar ve oardan oraya savruluyor.

Ve onlarda 20 tl nin peş para etmediğini artık biliyorlar, bu yüzden "Silivri korkusundan muhaliflik yapamıyoruz, en azından saykoya bağlayalım" durumu var gibi. İyi de yapıyorlar siyaset muhalefet partilerinin işi 25000 lira maaş alan vekillerin en başta. Bu beyacanlı delikanlı gençlerin değil.

Kanal abone sayısına rağmen videonun bir prodüksiyon olmadığı zaten ortada ve nereye varacağı da hiç belli değil. Bu yüzden yarıda bırakıp 30 dakikanızı harcamanıza gerek yok. Muhtemelen ben ne izledim diyeceksiniz sonunda.

Kendilerine tavsiye edeceğimiz şey, daha farklı konular bulmaları ve dağınık değil biraz odaklanarak hareket etmeleri, birden fazla kameraman yapmaları ve seslerini iyi tonlama yaparak kullanmaları.

Bu yüzden hem #izlenmez hemde #niyeya olarak işaretledik.

Kafalar : 20 TL İLE BİR GÜN GEÇİRMEK!




Takipçiler 7 Milyon Ama Kafalar 20 Milyon


Videoyu izlerken, önce arkadaşların çocuksu hal ve hareketlerine sonra kanal abone sayısına sonra 20 tl mevuzusuna sonra tarihi mekanlara ve genel olarak videodaki karmaşaya bakıyorsunuz.

7 milyon kanal abonesine sahip olup, hala daha kanalı yeni açmış gibi doğal olmalarıda ilginç geliyor. Zaten bir süre sonra sizde videonun ne mahiyetle çekildiğini veya ne yapılmaya çalışıldığını arkadaşların neci olduğunu unutuyorsunuz. Çünkü o kadar rahatlar ki arkadaşlar; tarihi camii içinde halı sahaya girmiş gibi bir o yana bir bi bu yana bile koşmaya başlıyorlar.

Evden izinsiz İstanbul'u gezmeye çıkan 10 yaşlarında 3 şımarık küçük çocuk gibi şen olan bu gençlerin ne yapmayı amaçladıkları gerçekten muamma. "20 TL ile gezilip eğlenilir mi?" deneyi yapıyorlar ama bu olay arada kaynıyor gibi. Zaten "şu parayla şu nu bunu yaptık olur mu" mevsusu da bayatladığı için onlar da pek takmıyorlar ve oardan oraya savruluyor.

Ve onlarda 20 tl nin peş para etmediğini artık biliyorlar, bu yüzden "Silivri korkusundan muhaliflik yapamıyoruz, en azından saykoya bağlayalım" durumu var gibi. İyi de yapıyorlar siyaset muhalefet partilerinin işi 25000 lira maaş alan vekillerin en başta. Bu beyacanlı delikanlı gençlerin değil.

Kanal abone sayısına rağmen videonun bir prodüksiyon olmadığı zaten ortada ve nereye varacağı da hiç belli değil. Bu yüzden yarıda bırakıp 30 dakikanızı harcamanıza gerek yok. Muhtemelen ben ne izledim diyeceksiniz sonunda.

Kendilerine tavsiye edeceğimiz şey, daha farklı konular bulmaları ve dağınık değil biraz odaklanarak hareket etmeleri, birden fazla kameraman yapmaları ve seslerini iyi tonlama yaparak kullanmaları.

Bu yüzden hem #izlenmez hemde #niyeya olarak işaretledik.

Kafalar : 20 TL İLE BİR GÜN GEÇİRMEK!





 

Karşımızda yine bir "Niye Ya?" "Why Bro?" dedirten bir video daha.

Arkadaş çok iyi niyetli ve öğretici bir şey yapıyor belli, ama kanalın ismine sonra video başlığına ve sonra video açıklamasına bakınca hiç bir şey anlayamıyoruz. İnsan düşünüyor neden bu videoyu izleyeyim diye.

200 bine yakın abone yapmış birisinin bu hataları yapması normal değil ve kimsenin vakti bu kadar değersiz değil.

Bu yüzden #niyeya olarak etiketliyoruz.

 


Konu Ne Anlaşılmıyor


 

Karşımızda yine bir "Niye Ya?" "Why Bro?" dedirten bir video daha.

Arkadaş çok iyi niyetli ve öğretici bir şey yapıyor belli, ama kanalın ismine sonra video başlığına ve sonra video açıklamasına bakınca hiç bir şey anlayamıyoruz. İnsan düşünüyor neden bu videoyu izleyeyim diye.

200 bine yakın abone yapmış birisinin bu hataları yapması normal değil ve kimsenin vakti bu kadar değersiz değil.

Bu yüzden #niyeya olarak etiketliyoruz.

 



 

Adem Metan - Fatih Altaylı röportajı teknik anlamda ve stil anlamında  her açıdan bir eziyet. Her ne bikadar Fatih Altaylı çok ilgi çekici biri olsa ve söyledikleri şeyler ilgi çekse de, izlemesi çok zor bir iş çıkmış ortaya. 

En başta röportajın şekli ve kamera açıları ve kıyafetler çok tuhaf iki tarafında. 

Şimdi en baştan başlayalım, madem çok renkli bir kişilik olan Fatih Altaylı ile röportaj yapıyorsunuz, iyi güzel ama neden o patron koltuğunda ve siz neden iş görüşmesine gelmiş gibi alçak oturuyorsunuz.? 

Sonuçta normal veya diktatör bir devlet başkanı, bakan veya bir eski ve yaşlı holding başkanı da değil. Bir gazeteci kendisi sizde gazetecilik yapıyorsunuz burada.

Neden bir gazeteciyi böyle; otorite, patron veya büyük gösterme gereği duydunuz? Geçmişine saygıdansa bile çok saçma bir seviyede olmuş bu. Sonuçta kendisi çok hürmet gören biride değil bu camiiada. Çok dobra ve fütürsuz bir stille tanınıyor.

Yaşasaydı Mehmet Ali Birand'la röportaj yapsanız böyle bir çekimi kabul etmezdi muhtemelen. Röportaj karşılıklı oturulur öyle yapılır ve demokratik olanı aynı seviyeden olur. Gör Beni/Armağan'ın ki gibi eşit seviyede olur karşılıklı. Yaşasa bir Vehbi KOÇ'la 85-90 yaşında bir röportaj yapsanız patron koltuğunda olur bak bu stil; çünkü onlar yaşı ve geçmişleri ve emekleri gereği ekstra bir sayıgıyı hakediyorlar.

Gelelim kıyafetlere, Fatih Altaylı neden Alaaddin Çakıcı gibi giyinmiş ve siz neden o kadar zıttı ve gereksiz bir davet kıyafeti içindesiniz Adem Bey? Karşınızdaki kişi dediğimiz gibi 1000 lerce kişiye istihdam veren çok bir iş adamı veya bir STK başkanı veya emekli devlet başkanı vesaire değil.

Bir diğer konu, madem Fatih Altaylı gibi dobra biriyle konuşacaksınız, o zaman neden onun böyle yüksek tondan konuşmasını dengeleyecek farklı bir yapı oluşturup insanlara onu gerçek daha sade haliyle gündelik haliyle göstermeyi düşünemediniz? Burda bildiğiniz Galatasaray yöneticisi modunda konuşuyor. Biz zaten onun bu halini biliyoruz. Farklı olan ne burda?

Şu halde kendisi yaptığı TV programlarının daha üstü bir perdede, bir medya patronu gibi gözüküyor. Oysa biz onu işin mutfağını anlatacak bir stilde görmek isterdik.

Bu sebeplerle videoyu şekil olarak değerlendirmeye ladık sadece ve #kötüstil ve #niyeya olarak etiketledik.


Bu Ne Hal Böyle? (Doktor Bu Ne?)


 

Adem Metan - Fatih Altaylı röportajı teknik anlamda ve stil anlamında  her açıdan bir eziyet. Her ne bikadar Fatih Altaylı çok ilgi çekici biri olsa ve söyledikleri şeyler ilgi çekse de, izlemesi çok zor bir iş çıkmış ortaya. 

En başta röportajın şekli ve kamera açıları ve kıyafetler çok tuhaf iki tarafında. 

Şimdi en baştan başlayalım, madem çok renkli bir kişilik olan Fatih Altaylı ile röportaj yapıyorsunuz, iyi güzel ama neden o patron koltuğunda ve siz neden iş görüşmesine gelmiş gibi alçak oturuyorsunuz.? 

Sonuçta normal veya diktatör bir devlet başkanı, bakan veya bir eski ve yaşlı holding başkanı da değil. Bir gazeteci kendisi sizde gazetecilik yapıyorsunuz burada.

Neden bir gazeteciyi böyle; otorite, patron veya büyük gösterme gereği duydunuz? Geçmişine saygıdansa bile çok saçma bir seviyede olmuş bu. Sonuçta kendisi çok hürmet gören biride değil bu camiiada. Çok dobra ve fütürsuz bir stille tanınıyor.

Yaşasaydı Mehmet Ali Birand'la röportaj yapsanız böyle bir çekimi kabul etmezdi muhtemelen. Röportaj karşılıklı oturulur öyle yapılır ve demokratik olanı aynı seviyeden olur. Gör Beni/Armağan'ın ki gibi eşit seviyede olur karşılıklı. Yaşasa bir Vehbi KOÇ'la 85-90 yaşında bir röportaj yapsanız patron koltuğunda olur bak bu stil; çünkü onlar yaşı ve geçmişleri ve emekleri gereği ekstra bir sayıgıyı hakediyorlar.

Gelelim kıyafetlere, Fatih Altaylı neden Alaaddin Çakıcı gibi giyinmiş ve siz neden o kadar zıttı ve gereksiz bir davet kıyafeti içindesiniz Adem Bey? Karşınızdaki kişi dediğimiz gibi 1000 lerce kişiye istihdam veren çok bir iş adamı veya bir STK başkanı veya emekli devlet başkanı vesaire değil.

Bir diğer konu, madem Fatih Altaylı gibi dobra biriyle konuşacaksınız, o zaman neden onun böyle yüksek tondan konuşmasını dengeleyecek farklı bir yapı oluşturup insanlara onu gerçek daha sade haliyle gündelik haliyle göstermeyi düşünemediniz? Burda bildiğiniz Galatasaray yöneticisi modunda konuşuyor. Biz zaten onun bu halini biliyoruz. Farklı olan ne burda?

Şu halde kendisi yaptığı TV programlarının daha üstü bir perdede, bir medya patronu gibi gözüküyor. Oysa biz onu işin mutfağını anlatacak bir stilde görmek isterdik.

Bu sebeplerle videoyu şekil olarak değerlendirmeye ladık sadece ve #kötüstil ve #niyeya olarak etiketledik.



 

Egirişim ve teknoloji konusunda Türkiye'de bir çok büyük haber portal ve youtube kanalı var. Egirişimclik konusunda bilinen en büyük ve başarılı iş Webrazzi'den sonra, Egirisim.com ise son dönemde öne çıkanlardan birisi. 

Kanalın sahibi Hilmi adlı bu arkadaş, genel olarak başarılı başarısız egirişimcilerle kanalda röportaj yapıyor ama, kronikleşen bir sorunu olan prezantasyon kötülüğü konusunda ısrarla yıllardır bir gelişme sağlayamadı; diksiyonunu ve hitabını hala düzeltemedi. 

Egirişimcilik gibi son derece hassas ve dinamik bir alanda, Türkiye'de eğer bu seviyede bir sunum şekliniz varsa, siz aslında hitap ettiğiniz bu dinamik ve hassas insanlara yani egirişimcilere yeterli kalitede bir sunum ve habercilik yapamazsınız. Hassas bir konu çünkü; insanlar egirişimcilik yaparken hayatlarıyla oynuyorlar bir anlamda bu yüzden insanlar hassas ve herşeyden kıl tük kapabiliyorlar.

Kanalın çok takip edilmesi, 80 bin abonesinin olması sizin iyi olduğunuz ve iyi işler yaptığınız anlamına gelmez. Çünkü Türkiye'de egirişimcilik 15-20 yıldır nerdeyse çok popüler ve herkes nerdeyse bir alan adı alıp egirişim yapmaya çalışıyor. Burada bu abone sayısı sizin üstün becerinizden değil, insanlar röportaj yaptığınız egirişimci insanlardan "izlesem bir şey kaparmıyım" diye beklemesindendir. Bu yüzden kanala gözü kapalı abone oluyorlar.

Bunun en büyük kanıtı da zaten Hilmi'nin konuksuz yaptığı bu videodan anlaşılıyor. 80.000 abone olan kanalda 10 bin izlenme bile alamamış.

Nerden başlasak ki? Başta ortam felaket öncelikle, arkada iki ampul ile arkaplandan tasarruf edilmeye çalışılmış galiba ve bu bile başlı başına felaket. Egirişim mi yoksa hayatın sırları ve derin konular mı konuşulacak belli değil. Sonuçta bu bir haftalık ebülten ve dinamik ve canlı olması lazım görüntünün.

Yok muydu odada bir arka basit tablo ve iki aydınlatma tepeden şöyle! Polis sorguya mı çekiyor karnalık o da da? Nedir bu hal Hilmi bey?

Diksiyon deseniz hak getire... Ses tonlama ve vurgu nerdeyse yok gibi. Biraz daha zorlasa aslında pembe yanaklı bir makyaj videosu çıkaracak gibi bu tuhaf sunum ve ortamdan.

Olmaz böyle! "Kanal için bir yenilik yapıp daha çok içerik üreteceğim ve haftalık bülten yapacağım" deyip berbat etmişsiniz bir çuval inciri. 

Lütfen egirişime yakışır bir sunuma geçin. Bizim gençlerimiz ve tüm egirişimcilerimiz daha iyi sunumlara layıklar böyle karanlık ambiyanslara ve kötü haberciliğe değil. İnsan bu bülteni izlerse yatırımcıdandan egirişimciliktende soğuyabilir.

Bu sebeplerle #kötüperformans #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.


Meditasyon mu eGirişim mi Anlatıyoruz?


 

Egirişim ve teknoloji konusunda Türkiye'de bir çok büyük haber portal ve youtube kanalı var. Egirişimclik konusunda bilinen en büyük ve başarılı iş Webrazzi'den sonra, Egirisim.com ise son dönemde öne çıkanlardan birisi. 

Kanalın sahibi Hilmi adlı bu arkadaş, genel olarak başarılı başarısız egirişimcilerle kanalda röportaj yapıyor ama, kronikleşen bir sorunu olan prezantasyon kötülüğü konusunda ısrarla yıllardır bir gelişme sağlayamadı; diksiyonunu ve hitabını hala düzeltemedi. 

Egirişimcilik gibi son derece hassas ve dinamik bir alanda, Türkiye'de eğer bu seviyede bir sunum şekliniz varsa, siz aslında hitap ettiğiniz bu dinamik ve hassas insanlara yani egirişimcilere yeterli kalitede bir sunum ve habercilik yapamazsınız. Hassas bir konu çünkü; insanlar egirişimcilik yaparken hayatlarıyla oynuyorlar bir anlamda bu yüzden insanlar hassas ve herşeyden kıl tük kapabiliyorlar.

Kanalın çok takip edilmesi, 80 bin abonesinin olması sizin iyi olduğunuz ve iyi işler yaptığınız anlamına gelmez. Çünkü Türkiye'de egirişimcilik 15-20 yıldır nerdeyse çok popüler ve herkes nerdeyse bir alan adı alıp egirişim yapmaya çalışıyor. Burada bu abone sayısı sizin üstün becerinizden değil, insanlar röportaj yaptığınız egirişimci insanlardan "izlesem bir şey kaparmıyım" diye beklemesindendir. Bu yüzden kanala gözü kapalı abone oluyorlar.

Bunun en büyük kanıtı da zaten Hilmi'nin konuksuz yaptığı bu videodan anlaşılıyor. 80.000 abone olan kanalda 10 bin izlenme bile alamamış.

Nerden başlasak ki? Başta ortam felaket öncelikle, arkada iki ampul ile arkaplandan tasarruf edilmeye çalışılmış galiba ve bu bile başlı başına felaket. Egirişim mi yoksa hayatın sırları ve derin konular mı konuşulacak belli değil. Sonuçta bu bir haftalık ebülten ve dinamik ve canlı olması lazım görüntünün.

Yok muydu odada bir arka basit tablo ve iki aydınlatma tepeden şöyle! Polis sorguya mı çekiyor karnalık o da da? Nedir bu hal Hilmi bey?

Diksiyon deseniz hak getire... Ses tonlama ve vurgu nerdeyse yok gibi. Biraz daha zorlasa aslında pembe yanaklı bir makyaj videosu çıkaracak gibi bu tuhaf sunum ve ortamdan.

Olmaz böyle! "Kanal için bir yenilik yapıp daha çok içerik üreteceğim ve haftalık bülten yapacağım" deyip berbat etmişsiniz bir çuval inciri. 

Lütfen egirişime yakışır bir sunuma geçin. Bizim gençlerimiz ve tüm egirişimcilerimiz daha iyi sunumlara layıklar böyle karanlık ambiyanslara ve kötü haberciliğe değil. İnsan bu bülteni izlerse yatırımcıdandan egirişimciliktende soğuyabilir.

Bu sebeplerle #kötüperformans #kötüstil #niyeya olarak etiketliyoruz.



 

Tamam kabul farklı disiplinleri bir araya getirerek yeni etkileyici şeyler yapmak güzel fikir ve bunu Müslüm Gürses'e Teoman şarkısı okutarak en güzel şekilde başardılar geçmişte ve bırakalım o seviye de kalsın.

İşin kötü yani videoyu açmadan önce ciddi ciddi merak ediyoruz. Evet, belki bu bizim cahilliğimiz bu videoyu yapan Youtuber arkadaşa göre ama senin yaptığından daha saçma değil.

Bu tür videolara seri şekilde Unlike yapalım.. Gözümüz değerli bir organdır kulaklarımız da öyle...


Şakası bile katlanılacak gibi değil


 

Tamam kabul farklı disiplinleri bir araya getirerek yeni etkileyici şeyler yapmak güzel fikir ve bunu Müslüm Gürses'e Teoman şarkısı okutarak en güzel şekilde başardılar geçmişte ve bırakalım o seviye de kalsın.

İşin kötü yani videoyu açmadan önce ciddi ciddi merak ediyoruz. Evet, belki bu bizim cahilliğimiz bu videoyu yapan Youtuber arkadaşa göre ama senin yaptığından daha saçma değil.

Bu tür videolara seri şekilde Unlike yapalım.. Gözümüz değerli bir organdır kulaklarımız da öyle...