populer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
populer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Fast food olan herşey hayatımıza son 20 yılda çok güçlü bir giriş yaptı ve bunun sonucunda bazı şeyler hayatımızdan çıktı. 

Ama buna kdirenenler var.

Geleneksel olan bazı şeyler ise, gücünü hala kouruyor ve pazar payı olarak hala çok güçlü.

Türk kahvesi de bunlardan birisi, Arçelik bu reklamında Türk Kahvesi makinelerinin çıkışını ve evrimini bize Okan Bayulgen eşliğinde anlatmış.

Ülkemize ait büyük bir yeme içme kültürü olan Türk Kahvesi'ni çok zorlanarak ama çok doğru şekilde anlatmışlar.

Okan Bayulgen'in özenli anlatımı ve derin bakışı ile reklam çok güzel olmuş.

Hazır çözünebilir kupaya dökülüp hemen yapılabilinir olan kahveler bize Türk Kahvesi gerçeğini unutturamıyor. Hele bu makineler çıktıktan sonra daha güçlü şekilde bir bağ oluştu Türk Kahvesi ile tüketicileri arasında.

Video hem #iyiçekim hemde #çokizlenenler/popüler olmayı hak etmiş



 

Türk Kahvesini Anlatmak Hem Çok Zor Hem Çok Kolay

 

Fast food olan herşey hayatımıza son 20 yılda çok güçlü bir giriş yaptı ve bunun sonucunda bazı şeyler hayatımızdan çıktı. 

Ama buna kdirenenler var.

Geleneksel olan bazı şeyler ise, gücünü hala kouruyor ve pazar payı olarak hala çok güçlü.

Türk kahvesi de bunlardan birisi, Arçelik bu reklamında Türk Kahvesi makinelerinin çıkışını ve evrimini bize Okan Bayulgen eşliğinde anlatmış.

Ülkemize ait büyük bir yeme içme kültürü olan Türk Kahvesi'ni çok zorlanarak ama çok doğru şekilde anlatmışlar.

Okan Bayulgen'in özenli anlatımı ve derin bakışı ile reklam çok güzel olmuş.

Hazır çözünebilir kupaya dökülüp hemen yapılabilinir olan kahveler bize Türk Kahvesi gerçeğini unutturamıyor. Hele bu makineler çıktıktan sonra daha güçlü şekilde bir bağ oluştu Türk Kahvesi ile tüketicileri arasında.

Video hem #iyiçekim hemde #çokizlenenler/popüler olmayı hak etmiş



 


Ülkemiz malum siyasi dramlar ülkesi.  Nerdeyse paramparça edilmiş bir siyasal düzende yürümüşüz 100 yıla yakın. Sağ ve sol kavramlarını bu kadar üstüne alıp kendine zarar veren ender ülkelerden biriyiz.

Tabii bunun sonucu olarak ortaya bazı bireysel dram hikayeleri de çıkmış ortaya.

Nazım Hikmet bunlardan bir kaçı..

O kadar ünlü ki herkes biliyor ismini ama nasıl bir hayat yaşadığını ise çoğunluk kimse bilmiyor.

Video bize bu konuda epey yardımcı oluyor.

Baştan sona çok özenle yapılmış bu yüzdenb #iyiiçerik ve #çokizlenenler olmayı hak ediyor.


Romantik Solcu Nazım'ın Hikayesi


Ülkemiz malum siyasi dramlar ülkesi.  Nerdeyse paramparça edilmiş bir siyasal düzende yürümüşüz 100 yıla yakın. Sağ ve sol kavramlarını bu kadar üstüne alıp kendine zarar veren ender ülkelerden biriyiz.

Tabii bunun sonucu olarak ortaya bazı bireysel dram hikayeleri de çıkmış ortaya.

Nazım Hikmet bunlardan bir kaçı..

O kadar ünlü ki herkes biliyor ismini ama nasıl bir hayat yaşadığını ise çoğunluk kimse bilmiyor.

Video bize bu konuda epey yardımcı oluyor.

Baştan sona çok özenle yapılmış bu yüzdenb #iyiiçerik ve #çokizlenenler olmayı hak ediyor.



Malum son yıllarda ülke olarak zaten gündelik hayat içinde sınırları zorlayan küfür ve espri yeteneğimiz çok fazla olan bir toplumken bu yanımız sosyal medya ile çok fazla görünür oldu.

Buna birde ülkemizdeki siyasi kamplaşmalar, ekonomik siyasi bunalımlar eklenince toplum olarak top yekün internetinde verdiği özgürlükle herkese internet üzerinden küfür ve hakeret etmek moda oldu. Maalesef bu hakaretlerden biri de hakaret olarak "şizofren" demek moda oldu.

Buna parelel acı bir istatistiği ise, maalesef çoğumuz bilmiyoruz. 2011 Türkiye Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre her 5 kişiden 1'isi klinik düzeyde tıpkı şizofrenlerin yaşadığı bir gerçek gibi hasta ve bu 2011 istatistiklerine göre ülkemiz %20 oranın psikolojik olarak ciddi şekilde hastaymış.

Bu oran peki geçen 10 yılda nasıl değiştirmiştir sizce? Gerçekçi bir tahminle bakarsak, haberlerden izlediğimiz ve çevremizden gördüğümüz üzere bunun azalmadığı hatta kat be kat arttığını herkes kabul eder muhtemelen. Evet muhtemelen şu an oran 5 kişiden 3'ü klinik düzeyde..

Peki o zaman kim kime "şizofren" diye hakaret etmeli? Hiç kimse elbette

Onur Altıntaş adlı bu güzle kalpli arkadaşımız klinik düzeydeki her 5 kişiden 3'ün muhtemelen yaptığı şeyi yapmamış ve hastalığını en fazla 2-3 sene inkar ve reddetmiş; sonunda bu gerçeği kabul etmiş ve tedavisine başlamış ve videoda izleyeceğiniz üzere bir psikiyatrdan daha iyi şekilde Şizofreni hastalığını anlatmış.

Demek ki neymiş? Birilerine "şizofren" diye hakaret etmeden önce kendimizde olanları bulmalı ve olası sahip olduğumuz kişilik bozukluğu hastalığını öğrenmeliyiz. Önce videoyu ilzeyin sonra kendinizde olan sorunu bulmak için linke tıklayınız

Video,  baştan sona şu dönemde Türkiye için yapılmış en güzel şeylerden birisi.  Çünkü maalesef dediğimiz gibi ülkemiz %70 oranında psikolojik olark ciddi düzeyde yani kliniğe yatırılacak kadar hasta ama kabul etmiyoruz. 

İzleyenin hayatının eskisi gibi olmayacağı çok açık.

Video #iyiçerik ve #çokizlenenler etiketini sonuna kadar hak etmiş. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Video : https://www.youtube.com/watch?v=wKkRP81g-PY

Hani Birine "Şizofren" Diyorsunuz ya!


Malum son yıllarda ülke olarak zaten gündelik hayat içinde sınırları zorlayan küfür ve espri yeteneğimiz çok fazla olan bir toplumken bu yanımız sosyal medya ile çok fazla görünür oldu.

Buna birde ülkemizdeki siyasi kamplaşmalar, ekonomik siyasi bunalımlar eklenince toplum olarak top yekün internetinde verdiği özgürlükle herkese internet üzerinden küfür ve hakeret etmek moda oldu. Maalesef bu hakaretlerden biri de hakaret olarak "şizofren" demek moda oldu.

Buna parelel acı bir istatistiği ise, maalesef çoğumuz bilmiyoruz. 2011 Türkiye Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Raporu'na göre her 5 kişiden 1'isi klinik düzeyde tıpkı şizofrenlerin yaşadığı bir gerçek gibi hasta ve bu 2011 istatistiklerine göre ülkemiz %20 oranın psikolojik olarak ciddi şekilde hastaymış.

Bu oran peki geçen 10 yılda nasıl değiştirmiştir sizce? Gerçekçi bir tahminle bakarsak, haberlerden izlediğimiz ve çevremizden gördüğümüz üzere bunun azalmadığı hatta kat be kat arttığını herkes kabul eder muhtemelen. Evet muhtemelen şu an oran 5 kişiden 3'ü klinik düzeyde..

Peki o zaman kim kime "şizofren" diye hakaret etmeli? Hiç kimse elbette

Onur Altıntaş adlı bu güzle kalpli arkadaşımız klinik düzeydeki her 5 kişiden 3'ün muhtemelen yaptığı şeyi yapmamış ve hastalığını en fazla 2-3 sene inkar ve reddetmiş; sonunda bu gerçeği kabul etmiş ve tedavisine başlamış ve videoda izleyeceğiniz üzere bir psikiyatrdan daha iyi şekilde Şizofreni hastalığını anlatmış.

Demek ki neymiş? Birilerine "şizofren" diye hakaret etmeden önce kendimizde olanları bulmalı ve olası sahip olduğumuz kişilik bozukluğu hastalığını öğrenmeliyiz. Önce videoyu ilzeyin sonra kendinizde olan sorunu bulmak için linke tıklayınız

Video,  baştan sona şu dönemde Türkiye için yapılmış en güzel şeylerden birisi.  Çünkü maalesef dediğimiz gibi ülkemiz %70 oranında psikolojik olark ciddi düzeyde yani kliniğe yatırılacak kadar hasta ama kabul etmiyoruz. 

İzleyenin hayatının eskisi gibi olmayacağı çok açık.

Video #iyiçerik ve #çokizlenenler etiketini sonuna kadar hak etmiş. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Video : https://www.youtube.com/watch?v=wKkRP81g-PY

Youtube Kanalını büyütmek mi istiyorsun?