Pandemi vurunca herkes doğaya kaçmak istemeye başladı. Köy hayatı, kırsal hayat, seyyah, karavan hayatı hiç bu kadar değerli olmamıştı.

100 kişiye sorsak en az 20'sinin gelecek planı; bir an önce bir kırsal bir yere sahile kalabalık olmayan bir yere göçüp tarım ve zaanatlarlık vs yapmaktır muhtemelen.

Bu video da onun daha ilerisi olan gezerek yani mobil yaşam için gerekli olan karavan tanıtımı yapılmış.

Kanal zaten Karavandayım adıyla yayın yapıyor ve karavan yaşamını anlatıyor. Bu videoda ise yerli yapım bir karavan tanıtımı yapılmış.

Video yeterince ilha verici bir tanıtıma sahip ve bir karavan nasıl olura dair bilgiler ediniyrosunuz.

Video zaten çok büyük kitlelere ulaşmış durumda. Bu yüzden #öneçıkanlar ve #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.
 

Bir Karavanımız Olsa "Ama Nasıl?"ın Cevabı!

Pandemi vurunca herkes doğaya kaçmak istemeye başladı. Köy hayatı, kırsal hayat, seyyah, karavan hayatı hiç bu kadar değerli olmamıştı.

100 kişiye sorsak en az 20'sinin gelecek planı; bir an önce bir kırsal bir yere sahile kalabalık olmayan bir yere göçüp tarım ve zaanatlarlık vs yapmaktır muhtemelen.

Bu video da onun daha ilerisi olan gezerek yani mobil yaşam için gerekli olan karavan tanıtımı yapılmış.

Kanal zaten Karavandayım adıyla yayın yapıyor ve karavan yaşamını anlatıyor. Bu videoda ise yerli yapım bir karavan tanıtımı yapılmış.

Video yeterince ilha verici bir tanıtıma sahip ve bir karavan nasıl olura dair bilgiler ediniyrosunuz.

Video zaten çok büyük kitlelere ulaşmış durumda. Bu yüzden #öneçıkanlar ve #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.
 

Animasyon olan veya görsel olarak desteklenen her şey ilgimizi çeker ve dikkatimizi kolayca odaklayabiliriz dinlerken.

Bu kanalda bunu çok iyi başarmış. Dünya tarihini son derece basit bir şekilde, bir dünya haritası üzerinde çeşitli animasyonlarla destekleyerek anlatıyor ve örneğin bir ülkede insanların tartışmasını yumruk kavga görselleri ile anlatması gibi daha eğlenceli animasyonlar kullanılmış. Basit ama etikeleyici şeyler bunlar.

Tarih çok önemli malum çünkü; kişisel hayatımızda da ülkeler hayatında yaşanan herşey tarihte yer alıyor ve biz geri dönüp "neyin neden nasıl olduğunu" ancak onu gerçekler üzerinden tarihsel bir anlatımla anlatınca kavrıyor, anlıyor ve dersler çıkarıyoruz.

Malum dünya tarihi çok kanlı ve hala öyle gidiyor. Gelecek nesillerin şiddetten, savaşlardan, ayrışmalardan, ideolojik fanatizmden ve aşırı milliyetçilikten arınması için, tarihi daha çok ders alacak ve savaşlardan uzak duracak şekilde hayatımıza sokmalı ve herşeyi ideolojilerden bağımsız ve yerel milli duygularımızdan bağımsız olarak dışardan objektif olarak görmemiz gerekiyor. Çünkü savaşa giden yollar bugünde çok kolayca inşaa edilebiliyor ve hoop 1-2 senede bir ülke ile barış durumundan savaş durumuna iki tane milli duyguyla geçebiliyoruz. Sonuç elbette masum insanların ölmesi ve acılar ve kişisel olarak yıkılan hayatlar oluyor.

Savaşları dünya tarihinden çıkarmak azaltmak yeni nesilin elinde olacak ve tarihe hakim olmakla bu mümkün olacak ve tarihi de Anime Tarih kanalının yaptığı gibi öğrenmek hatırlamakta mümkün.

Video #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor

Animasyonla Tarih Öğrenmek Daha Kolay

Animasyon olan veya görsel olarak desteklenen her şey ilgimizi çeker ve dikkatimizi kolayca odaklayabiliriz dinlerken.

Bu kanalda bunu çok iyi başarmış. Dünya tarihini son derece basit bir şekilde, bir dünya haritası üzerinde çeşitli animasyonlarla destekleyerek anlatıyor ve örneğin bir ülkede insanların tartışmasını yumruk kavga görselleri ile anlatması gibi daha eğlenceli animasyonlar kullanılmış. Basit ama etikeleyici şeyler bunlar.

Tarih çok önemli malum çünkü; kişisel hayatımızda da ülkeler hayatında yaşanan herşey tarihte yer alıyor ve biz geri dönüp "neyin neden nasıl olduğunu" ancak onu gerçekler üzerinden tarihsel bir anlatımla anlatınca kavrıyor, anlıyor ve dersler çıkarıyoruz.

Malum dünya tarihi çok kanlı ve hala öyle gidiyor. Gelecek nesillerin şiddetten, savaşlardan, ayrışmalardan, ideolojik fanatizmden ve aşırı milliyetçilikten arınması için, tarihi daha çok ders alacak ve savaşlardan uzak duracak şekilde hayatımıza sokmalı ve herşeyi ideolojilerden bağımsız ve yerel milli duygularımızdan bağımsız olarak dışardan objektif olarak görmemiz gerekiyor. Çünkü savaşa giden yollar bugünde çok kolayca inşaa edilebiliyor ve hoop 1-2 senede bir ülke ile barış durumundan savaş durumuna iki tane milli duyguyla geçebiliyoruz. Sonuç elbette masum insanların ölmesi ve acılar ve kişisel olarak yıkılan hayatlar oluyor.

Savaşları dünya tarihinden çıkarmak azaltmak yeni nesilin elinde olacak ve tarihe hakim olmakla bu mümkün olacak ve tarihi de Anime Tarih kanalının yaptığı gibi öğrenmek hatırlamakta mümkün.

Video #iyiiçerik olarak etiketlenmeyi hak ediyor

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Böyle Psikolojik Hastalık Anlatımı Olmaz

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

 

Son dönemde özellikle 2020 nin sonu ve 2021'e girdiğimizden bu yana ülke olarak tamamen salmaya başladık. Komplo teorileri ile salgına inanmayanların densizliği ve aşıların gecikmesi derken artık sanki salgın yokmuş gibi yaşamaya başladık. 

Toplu faalitletler her şey tam gazdı. Hatta Türkiye'nin en köklü üniversilerinden Yıldız Teknik Üniveristesi gibi bazı Üniveristeler sorumsuzluk ve utanmazlıkta seviye atladı ve üniveristelerin PR için her yıl düzenledikleri boş gereksiz işlerden biri olan magazin ödülü verdikleri fiziksel özül geceleri bile yaptılar.  Ülkenin okumuş kesimi böyle bir aymazlık ve ahlaksızlık seviyesine ulaşmıştı düşünün artık.. Düşünün ülkenin üniversitesi bunu yapıyorsa halk seviyesinde sonuçlar nasıl olur? Oldu da günde 350 kişiye kadar çıktı ölümler. 

Bu son BBC Türkçe videosunda, tamamını izlediğimizde hayretle gördüğümüz gerçek şu ki, salgın son sürat güçlenerek devam ediyor ve hastalık ortalaması 60 yaşlardan 40 lar kadar düşmüş durumda.

Bu video salgını direkt yaşayan doktorlarımızın ağzından direkt olarak herşeyi ortaya koyuyor.

İzleyip utanmamız dileğiyle

Video #iyiiçerik #önceçıkanlar #iyiçekim etiketini sonuna kadar hak ediyor

 

Covid Yok Yalan Komplo Diyenler Utanarak İzlermisiniz Acaba?

 

Son dönemde özellikle 2020 nin sonu ve 2021'e girdiğimizden bu yana ülke olarak tamamen salmaya başladık. Komplo teorileri ile salgına inanmayanların densizliği ve aşıların gecikmesi derken artık sanki salgın yokmuş gibi yaşamaya başladık. 

Toplu faalitletler her şey tam gazdı. Hatta Türkiye'nin en köklü üniversilerinden Yıldız Teknik Üniveristesi gibi bazı Üniveristeler sorumsuzluk ve utanmazlıkta seviye atladı ve üniveristelerin PR için her yıl düzenledikleri boş gereksiz işlerden biri olan magazin ödülü verdikleri fiziksel özül geceleri bile yaptılar.  Ülkenin okumuş kesimi böyle bir aymazlık ve ahlaksızlık seviyesine ulaşmıştı düşünün artık.. Düşünün ülkenin üniversitesi bunu yapıyorsa halk seviyesinde sonuçlar nasıl olur? Oldu da günde 350 kişiye kadar çıktı ölümler. 

Bu son BBC Türkçe videosunda, tamamını izlediğimizde hayretle gördüğümüz gerçek şu ki, salgın son sürat güçlenerek devam ediyor ve hastalık ortalaması 60 yaşlardan 40 lar kadar düşmüş durumda.

Bu video salgını direkt yaşayan doktorlarımızın ağzından direkt olarak herşeyi ortaya koyuyor.

İzleyip utanmamız dileğiyle

Video #iyiiçerik #önceçıkanlar #iyiçekim etiketini sonuna kadar hak ediyor

 

Greta'ya veya Ebeveynlerine Saldırmak Yerine Çocuk ve Genç Tarifinizi Değiştirmeye Ne Dersiniz!

Youtube, pandemiden önce çevre konusunda dünyayı sallayan Greta Tunberg nefreti ve komplo teorileri ve onun üzerinden izlenme kasanlarla dolu.. Bizden de biri var elbette; Serkan İnci.. Oturmuş yazlıkçı turist kıyafetiyle ayak üstü komplo teorileri üretip yargı dağıtıyor Youtube'dan. Ve bu kişi aktivist diye biliniyor ayrıca. Dünyaya iyi anlamda etkisi asla bir Greta Thunberg olmamasına rağmen kendini epey bir yükseklerde görüyor. Kendisinin dünyaya en büyük katkısı gençlerin küfür etme yeteneklerini arttırması.

Neymiş efendim, "küresel güçler Greta Thunberg kullanarak gelişmekte olan ülkelerin gelişimine engel olacak şekilde karbon salınımı üzerinden ilerleyen bir zamanda sınır çizmeye hazırlanıyor ve bunun için çalışıyorlamış bu küçük kızı kullanarak. Böylece Türkiye gelişmesin isteniyormuş." Hayal dünyası çok geniş gerçekten Serkan İnci'nin hayret izliyoruz. Çok tuhaf ve utanç verici bu özellikle gençlerin takip ettiği bir kişi için.

Zor tabii, genel olarak 10-100 milyon takipçisi olan salak saçma işler yapan youtuberlara daha çok dikkat kesinlenler için böyle 16 yaşında bir çocuğun dünyanın derdiyle dertlenmesi şirazelerini dağıtmışa benziyor.

Greta'yı Onaylamak Zorunda Değilsin Ama İklim Değişikliği Gerçeğini Duyurmasına Saygı Duymak Zorundasınız

Bilim adamı olmak isteyen tutkulu bir çocukta sorun yok, ama bir çocuk tutkuyla çevreci olunca hemen arkasında komplo teorileri ve ona karşı nefret söylemleri..

Greta Thunberg'e yapılan eleştirilerdeki haksızlık boyutu o kadar ilerdeki, adeta ondan bir peygamber kişiliği ve  performansı bekliyorlar gibi. Evet, inanılmaz ama böyle. Sanki kendileri öyleymiş gibi ve o da 4/4 lük bir kişilik olacakmış gibi konuşuyorlar onun hakkında.

Üstelik Greta henüz 16 yaşında ve  bu yaşta bir çocuğu böyle yargılayabilenlerin içindeki korkunç kişiliği düşününce insanın bu dünya hakkında fazla iyimser olamayacağını ve dünyadaki bunca savaşların ve bunca kötülüğün çok normal olduğunu da maalesef üzülerek anlıyorsunuz.

Açıkcası ondan böyle bir şeyi bekleyenler açıkcası ya çok fena kıskanç bir kişiliğe sahiptir ya da tam bir zır cahildir.

Bu arada bu Greta nefreti işini öylesine abartılarlar ki, Facebook'ta Climate Truth(İklim Gerçeği) diye grup açıp iklimin her zaman değiştiğini bunun bir sorun olmadığını iddia edenler biel var. Bu sene Kuzey Kutbunun en büyük buzulu tamamen eridi ve yok oldu...  Konuşmasına mimiklerine takan mı dersiniz neler neler...  Müstehcen taciz karikatürler mi dersiniz artık herşey var... Bu tür youtuberların videolarının altında yazanlar ise insanlık için umudunuzu kesmeniz için yeterli. Henüz reşit olmamış bri çocuğa tipi ve fiziği üzerinden iğrenç iğrenç yorumlar dolu.. İmam osurusa cemaat sıçar hesabı. Serkan İNCİ osuruyor ve cemaat sıçıyor onu takip ve yaptığını dah azirveye taşıma anlamında.
 

Oysa ki, Greta Thunberg'in derdi olan şey ve hayatını çocukluğunu adadığı, bu yüzden malum o ünlü konuşmasında büyük siyasilere seslenip "çocukluğumu çaldınız dediği" şey kendine özel bir şey değil,  bu öfkesi ve sitemleri tamamen onu böyle komplo teorileri ile eleştirenlerinde yani dünyanın kalanını ve tamamını ilgilendiriyor. 

Saçma sapan işlerle dünya gündeminde yer alan kişilere gösterdikleri gereksiz ve aşağılayıcı tepkilerin fazlasını çevreci sıfatı olan bir çocuk olan Greta Thunberg'e gösteren bu insanların yaptıkları gerçekten akıl alır değil.  

Greta Thunberg çevre konusunda Leonardo Di Caprio'dan sonra önce çıkan ve gerçekten dünyayı çevre konusunda başka bir seviyeye getiren ilk kişi oldu çocuk yaşta.

Mesele Greta'ya saldırman veya onu onaylamaman değil. Mesele dünyada bilimin kabul ettiği bir gerçek olan iklim değişikliği konusunda bu kişinin çocuk yaşta yaptıklarına saygı duyman.

Video baştan sona akıl tutulması içeriyor.

Bu haliyle sadece videoyu değil #izlenmez olarak etiketliyoruz.

Serkan İnci Komplo Teorileri İle Greta Thunberg Hedef Alıyor

Greta'ya veya Ebeveynlerine Saldırmak Yerine Çocuk ve Genç Tarifinizi Değiştirmeye Ne Dersiniz!

Youtube, pandemiden önce çevre konusunda dünyayı sallayan Greta Tunberg nefreti ve komplo teorileri ve onun üzerinden izlenme kasanlarla dolu.. Bizden de biri var elbette; Serkan İnci.. Oturmuş yazlıkçı turist kıyafetiyle ayak üstü komplo teorileri üretip yargı dağıtıyor Youtube'dan. Ve bu kişi aktivist diye biliniyor ayrıca. Dünyaya iyi anlamda etkisi asla bir Greta Thunberg olmamasına rağmen kendini epey bir yükseklerde görüyor. Kendisinin dünyaya en büyük katkısı gençlerin küfür etme yeteneklerini arttırması.

Neymiş efendim, "küresel güçler Greta Thunberg kullanarak gelişmekte olan ülkelerin gelişimine engel olacak şekilde karbon salınımı üzerinden ilerleyen bir zamanda sınır çizmeye hazırlanıyor ve bunun için çalışıyorlamış bu küçük kızı kullanarak. Böylece Türkiye gelişmesin isteniyormuş." Hayal dünyası çok geniş gerçekten Serkan İnci'nin hayret izliyoruz. Çok tuhaf ve utanç verici bu özellikle gençlerin takip ettiği bir kişi için.

Zor tabii, genel olarak 10-100 milyon takipçisi olan salak saçma işler yapan youtuberlara daha çok dikkat kesinlenler için böyle 16 yaşında bir çocuğun dünyanın derdiyle dertlenmesi şirazelerini dağıtmışa benziyor.

Greta'yı Onaylamak Zorunda Değilsin Ama İklim Değişikliği Gerçeğini Duyurmasına Saygı Duymak Zorundasınız

Bilim adamı olmak isteyen tutkulu bir çocukta sorun yok, ama bir çocuk tutkuyla çevreci olunca hemen arkasında komplo teorileri ve ona karşı nefret söylemleri..

Greta Thunberg'e yapılan eleştirilerdeki haksızlık boyutu o kadar ilerdeki, adeta ondan bir peygamber kişiliği ve  performansı bekliyorlar gibi. Evet, inanılmaz ama böyle. Sanki kendileri öyleymiş gibi ve o da 4/4 lük bir kişilik olacakmış gibi konuşuyorlar onun hakkında.

Üstelik Greta henüz 16 yaşında ve  bu yaşta bir çocuğu böyle yargılayabilenlerin içindeki korkunç kişiliği düşününce insanın bu dünya hakkında fazla iyimser olamayacağını ve dünyadaki bunca savaşların ve bunca kötülüğün çok normal olduğunu da maalesef üzülerek anlıyorsunuz.

Açıkcası ondan böyle bir şeyi bekleyenler açıkcası ya çok fena kıskanç bir kişiliğe sahiptir ya da tam bir zır cahildir.

Bu arada bu Greta nefreti işini öylesine abartılarlar ki, Facebook'ta Climate Truth(İklim Gerçeği) diye grup açıp iklimin her zaman değiştiğini bunun bir sorun olmadığını iddia edenler biel var. Bu sene Kuzey Kutbunun en büyük buzulu tamamen eridi ve yok oldu...  Konuşmasına mimiklerine takan mı dersiniz neler neler...  Müstehcen taciz karikatürler mi dersiniz artık herşey var... Bu tür youtuberların videolarının altında yazanlar ise insanlık için umudunuzu kesmeniz için yeterli. Henüz reşit olmamış bri çocuğa tipi ve fiziği üzerinden iğrenç iğrenç yorumlar dolu.. İmam osurusa cemaat sıçar hesabı. Serkan İNCİ osuruyor ve cemaat sıçıyor onu takip ve yaptığını dah azirveye taşıma anlamında.
 

Oysa ki, Greta Thunberg'in derdi olan şey ve hayatını çocukluğunu adadığı, bu yüzden malum o ünlü konuşmasında büyük siyasilere seslenip "çocukluğumu çaldınız dediği" şey kendine özel bir şey değil,  bu öfkesi ve sitemleri tamamen onu böyle komplo teorileri ile eleştirenlerinde yani dünyanın kalanını ve tamamını ilgilendiriyor. 

Saçma sapan işlerle dünya gündeminde yer alan kişilere gösterdikleri gereksiz ve aşağılayıcı tepkilerin fazlasını çevreci sıfatı olan bir çocuk olan Greta Thunberg'e gösteren bu insanların yaptıkları gerçekten akıl alır değil.  

Greta Thunberg çevre konusunda Leonardo Di Caprio'dan sonra önce çıkan ve gerçekten dünyayı çevre konusunda başka bir seviyeye getiren ilk kişi oldu çocuk yaşta.

Mesele Greta'ya saldırman veya onu onaylamaman değil. Mesele dünyada bilimin kabul ettiği bir gerçek olan iklim değişikliği konusunda bu kişinin çocuk yaşta yaptıklarına saygı duyman.

Video baştan sona akıl tutulması içeriyor.

Bu haliyle sadece videoyu değil #izlenmez olarak etiketliyoruz.


Malum pandemide fakirlikten dünya halkı kırılırken, özellikle siyasetçileri hırsız olan ve devletten yeterince yardım görmeyen ülkenin halkları ser sefil açken, insanların önüne tuhaf bir raslantı olarak küçük paralarını bile kısa sürede 3-5-10 veya daha üstüne katlama fırsatı sunan sanal paralar öne çıktı..

Ülkemizde malum bu haldekyen, halk hurra hücum etmeye başladı coin piyasasına ve olanlar oldu... Batanlar, çıkanlar ve dolandırılanlar ne ararsanız var.

Yolda parkta gördüğümüz herkes coin konuşur hale geldi. Futboldan, Dizilerden,Youtuber'lardan ve hatta siyasetten daha çok coin konuşan bir millet düşünün. Evet biz oyuz.

Tahsin Hasoğlu da bu şuursuzluğumuzu işlemiş ve hakkını vermiş ve coin yatırımclığının içimizde gerçeken nasıl bir manyaklığa dönüştüğünü gayet ifade etmiş.

Bazıları alay edecek bu eleştirilere, ama kimse coin yatırımcılığına karşı değil, insanlar hayatın merkezine coini koyan şuursuzluğa karşı. 

Pandemide girişimcilik konusuna dünya kadar fıratlar varken sadece cebindeki 3-5000 lirasını hiç reel bir emek vermeden katlama derdine düşmek gerçekten komik ve acınılası yani trajikomik.

Oysa hepimiz bu konuya daha dengeli bakabilir ve iş hayatımızda olması gerektiği kadar yere koyabiliriz. 

Video gerçekten çok başarılı #enkomikler #öneçıkanlar olmayı haketmiş.


Coin Açgözlülüğünün En İyi Video Skeci


Malum pandemide fakirlikten dünya halkı kırılırken, özellikle siyasetçileri hırsız olan ve devletten yeterince yardım görmeyen ülkenin halkları ser sefil açken, insanların önüne tuhaf bir raslantı olarak küçük paralarını bile kısa sürede 3-5-10 veya daha üstüne katlama fırsatı sunan sanal paralar öne çıktı..

Ülkemizde malum bu haldekyen, halk hurra hücum etmeye başladı coin piyasasına ve olanlar oldu... Batanlar, çıkanlar ve dolandırılanlar ne ararsanız var.

Yolda parkta gördüğümüz herkes coin konuşur hale geldi. Futboldan, Dizilerden,Youtuber'lardan ve hatta siyasetten daha çok coin konuşan bir millet düşünün. Evet biz oyuz.

Tahsin Hasoğlu da bu şuursuzluğumuzu işlemiş ve hakkını vermiş ve coin yatırımclığının içimizde gerçeken nasıl bir manyaklığa dönüştüğünü gayet ifade etmiş.

Bazıları alay edecek bu eleştirilere, ama kimse coin yatırımcılığına karşı değil, insanlar hayatın merkezine coini koyan şuursuzluğa karşı. 

Pandemide girişimcilik konusuna dünya kadar fıratlar varken sadece cebindeki 3-5000 lirasını hiç reel bir emek vermeden katlama derdine düşmek gerçekten komik ve acınılası yani trajikomik.

Oysa hepimiz bu konuya daha dengeli bakabilir ve iş hayatımızda olması gerektiği kadar yere koyabiliriz. 

Video gerçekten çok başarılı #enkomikler #öneçıkanlar olmayı haketmiş.


Tekel veya dominant olan her şey insanlık için birer tehdittir aynı zamanda; bedava bile olsa. Youtube özellikle pandemide dünyanın öyle büyük bir içeriğini ve algısını kaplıyor ki, şu anda 5 ile 50 yaş arası herkes burada diyebiliriz.

Hal böyle olunca Youtube yani Google bu hakimiyeti ve tekelliği ile fazladan esneklik içinde davranabiliyor ve bu hakim gücü ile topluma zarar verecek şekilde bir platformada dönüştü.. 

Daha önce bir analizimizde son derece kötü ve şiddete yönlendirecek bir reklamı sürekli yayınladığından bahsetmiştik. Bu anlamda Youtube'ın sanıldığının aksine aslında topluma karşı hiç duyarlı olmadığını kanıtlamıştık.

Bu videoda ise, Youtube'un gene şiddet konusunda sınırlanırının ve toplumsal sorumluluğunun olmadığını göstereceğiz size. Videodaki Hugola adlı Youtuber son derece extrem şiddet içeren ve çocuklara özellikle kötü örnek teşkil edecek bir oyun oynuyor ve bunun ekrar görüntülerini hiç bir uyarı olmadan paylaşabiliyor.

Youtuber videoda; "2 parmağım olmasada olur" diyor kanlı elini kast ederek ve şiddetin dozu giderek artıyor oyunda.

İşin en kötü kısmı videoyu şikayet edeceğimiz bir buton bile yok. Ailelerin çocuklarını nasıl bir video izleme platformuyla karşı karşıaya bıraktıklarını görmeleri gerekir.

Videoyu #BenNeİzledim(NiyeYa)  ve kanalı #izlenmez  olarak etiketliyoruz.

  

Youtube ve Youtuber'lar Çocukları Böyle Zehirliyor!

Tekel veya dominant olan her şey insanlık için birer tehdittir aynı zamanda; bedava bile olsa. Youtube özellikle pandemide dünyanın öyle büyük bir içeriğini ve algısını kaplıyor ki, şu anda 5 ile 50 yaş arası herkes burada diyebiliriz.

Hal böyle olunca Youtube yani Google bu hakimiyeti ve tekelliği ile fazladan esneklik içinde davranabiliyor ve bu hakim gücü ile topluma zarar verecek şekilde bir platformada dönüştü.. 

Daha önce bir analizimizde son derece kötü ve şiddete yönlendirecek bir reklamı sürekli yayınladığından bahsetmiştik. Bu anlamda Youtube'ın sanıldığının aksine aslında topluma karşı hiç duyarlı olmadığını kanıtlamıştık.

Bu videoda ise, Youtube'un gene şiddet konusunda sınırlanırının ve toplumsal sorumluluğunun olmadığını göstereceğiz size. Videodaki Hugola adlı Youtuber son derece extrem şiddet içeren ve çocuklara özellikle kötü örnek teşkil edecek bir oyun oynuyor ve bunun ekrar görüntülerini hiç bir uyarı olmadan paylaşabiliyor.

Youtuber videoda; "2 parmağım olmasada olur" diyor kanlı elini kast ederek ve şiddetin dozu giderek artıyor oyunda.

İşin en kötü kısmı videoyu şikayet edeceğimiz bir buton bile yok. Ailelerin çocuklarını nasıl bir video izleme platformuyla karşı karşıaya bıraktıklarını görmeleri gerekir.

Videoyu #BenNeİzledim(NiyeYa)  ve kanalı #izlenmez  olarak etiketliyoruz.