kötüstil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötüstil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Videomuzda Youtuber arkadaş Amerika 'da genelde ıssız yerleri gezip videolar çeken biri olarak gene bir ıssız ve epey terk edilmiş bir yerlerde videolar çekiyor.

Video konusu bu anlamda ilgi çekici gerçekten çünkü tarihe ışık tutup insanlığın nerden nereye evrildiğini göstermesi açısıncan çok faydalı

Ama maalesef  Youtuber arkadaş konuya belliki bu şekilde bakmıyor ve çok soğuk.

Video da gittiği ıssız yerlerdeki insanlarla kurduğu iletişimler çok zayıf ve empatiden ve misafir nezaketinden yoksun .

Oysa 100'lerce km yol akt edip gittiği yerde insanlara özellikle yaşlı insanlara onlara daha yakın ve sıcak davranabilir ve hatta hediyeler götürüp verebilir.

Öyle ya sen elinde kamera ile dalıyorsan birilerin hayatına daha empati kurmaya çalışan ve daha sevecen, saygılı ve verici olabilirsin.

Yani daha çok hikaye duymak istiyor insan 1880 den kalan bir paslanmış demir aleti değil izleyince ordaki yaşamları ve hikayeleri insan duymak istiyor.

Anladık biraz korkuyorsun, Amerikan filmlerinde izlediğin şeyler başına gelebilir diye ama sürekli bu modda da olunmaz ki, en azından insanlarla sohbet ederken bu korku modundan çık ve yüksek sesle ve daha sıcak iletişim kur.

Boşver havalı olmaya çalışmana gerek yok, zaten normal insanın başka bir yerde bulunmasından bile ABD de olan her haliniz daha havalı oluyor . 

Dünyanın gözü, kulağı orada çünkü; çok saçma olsa da yıllarca oradan gelen kültürle yaşıyor ve oraya dair her şeyle ilgili heyecan duyuyoruz.

Bora Arda biraz Sadettin Teksoy vs. izlesen ya da Tayfun Talipoğlu... Daha sıcak ol ve sesini kısma çölün ortasında...

Ne dersin?

Seni arabasına alıp çevre turu yaptıran,bira almaya giden hanımefendiyle kurduğun iletişimdeki kusurlara tekrar bak anlarsın sorun nerde diye.

Video #kötüperformans ve #kötüstil etiketlerini hak ediyor.

Issızlık Hissiyle Merak ve Korku içinde Gezginlik Olmaz


Videomuzda Youtuber arkadaş Amerika 'da genelde ıssız yerleri gezip videolar çeken biri olarak gene bir ıssız ve epey terk edilmiş bir yerlerde videolar çekiyor.

Video konusu bu anlamda ilgi çekici gerçekten çünkü tarihe ışık tutup insanlığın nerden nereye evrildiğini göstermesi açısıncan çok faydalı

Ama maalesef  Youtuber arkadaş konuya belliki bu şekilde bakmıyor ve çok soğuk.

Video da gittiği ıssız yerlerdeki insanlarla kurduğu iletişimler çok zayıf ve empatiden ve misafir nezaketinden yoksun .

Oysa 100'lerce km yol akt edip gittiği yerde insanlara özellikle yaşlı insanlara onlara daha yakın ve sıcak davranabilir ve hatta hediyeler götürüp verebilir.

Öyle ya sen elinde kamera ile dalıyorsan birilerin hayatına daha empati kurmaya çalışan ve daha sevecen, saygılı ve verici olabilirsin.

Yani daha çok hikaye duymak istiyor insan 1880 den kalan bir paslanmış demir aleti değil izleyince ordaki yaşamları ve hikayeleri insan duymak istiyor.

Anladık biraz korkuyorsun, Amerikan filmlerinde izlediğin şeyler başına gelebilir diye ama sürekli bu modda da olunmaz ki, en azından insanlarla sohbet ederken bu korku modundan çık ve yüksek sesle ve daha sıcak iletişim kur.

Boşver havalı olmaya çalışmana gerek yok, zaten normal insanın başka bir yerde bulunmasından bile ABD de olan her haliniz daha havalı oluyor . 

Dünyanın gözü, kulağı orada çünkü; çok saçma olsa da yıllarca oradan gelen kültürle yaşıyor ve oraya dair her şeyle ilgili heyecan duyuyoruz.

Bora Arda biraz Sadettin Teksoy vs. izlesen ya da Tayfun Talipoğlu... Daha sıcak ol ve sesini kısma çölün ortasında...

Ne dersin?

Seni arabasına alıp çevre turu yaptıran,bira almaya giden hanımefendiyle kurduğun iletişimdeki kusurlara tekrar bak anlarsın sorun nerde diye.

Video #kötüperformans ve #kötüstil etiketlerini hak ediyor.


Bu iş saçma bir yere gidiyor!

Ülkemiz son 20 yıldaki siyasi savaşlar yüzünden taraf olanlar yüzünden aydın fakirliği yaşıyor

Bu süreçte bu siyasi kavagalara tarafsız gözüken bir kaç isim öne çıktı ve öyle bir şey yaratıldı ki, "her şeyin doğrusunu tek İlber Oltaylı bilir" gibi saçma bir durum var.

Ve herkes İlber Ortaylı'nın ağzına bakıyor her hangi bir konuda..

Hani tek adamlıktan şikayetçiydik ee herşeyi tek adama mı soracağız.

Video başlığına gelirsek

Putin Yeni Hitler mi?

Bunu sormaya gerek mi var?

Elbette yeni Hitler, illa 1940'a dönüp Hitler'le aynı yöntemleri aynı şeyi yapması gerekmiyor?

Modern dünyada, uluslararası hukuk ve bedel ödeme hesaplarıyla acak bu kadarını yapabiliyor Putin ve evet, imkan verseniz 100 sene geri götürsen Hitler'in yaptıklarını birebir ve belkide daha kötüsünü yapardı.

Bunu anlamak ve çözümlemek için İlber Ortaylı olmak veya ona sormak gerekmiyor..

Ünlü bir aydın olmasa da herkes birer aydın adayıdır bu internet çağında; yeter ki doğruya ve gerçeğe sadık olsun ve analitik düşünsün ve insanlığını ve vicdanını kaybetmesin.

Maalesef İlber Ortaylı dramatik bir şekilde popüler olmanın sınıtlarını belirleyememiş ve video da anlattığı üzere "yana kaymış" ve kendi kulvarından çıkmıştır.

Kafa TV olmamış maalesef  İlber hocaya oskar ödülünü de skandalı sormamalısınız1

Ülkemizin nadide sinema eleştirmenleri var. Atilla Dorsay

Ondan ona konudan konuya olmaz bu Televole kafasıdır.

Bu iş malum şu filozof çocuğu bulup her şeyi soran muhabir kafasına dönmüş

Kafa TV İlber Hoca ile yaptığı bu cahille sohbeti kestim formatı maalesef çok yapay duruyor. Tamamen izlenem kasmak için yapıldığı çok belli oluyor umarız çok sürmez ve İlber Hoca'da rahat bırakırsınız.

Candaş TOLGA'da bu kanala dış ses olarak hiç uymuyor.  Ünlü olmayan biri olsa daha iyi olurdu.

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil etiketlerini hak ediyor

Her yer İlber Ortaylı Oldu! Bu İş Saçmalık Boyutuna Vardı!


Bu iş saçma bir yere gidiyor!

Ülkemiz son 20 yıldaki siyasi savaşlar yüzünden taraf olanlar yüzünden aydın fakirliği yaşıyor

Bu süreçte bu siyasi kavagalara tarafsız gözüken bir kaç isim öne çıktı ve öyle bir şey yaratıldı ki, "her şeyin doğrusunu tek İlber Oltaylı bilir" gibi saçma bir durum var.

Ve herkes İlber Ortaylı'nın ağzına bakıyor her hangi bir konuda..

Hani tek adamlıktan şikayetçiydik ee herşeyi tek adama mı soracağız.

Video başlığına gelirsek

Putin Yeni Hitler mi?

Bunu sormaya gerek mi var?

Elbette yeni Hitler, illa 1940'a dönüp Hitler'le aynı yöntemleri aynı şeyi yapması gerekmiyor?

Modern dünyada, uluslararası hukuk ve bedel ödeme hesaplarıyla acak bu kadarını yapabiliyor Putin ve evet, imkan verseniz 100 sene geri götürsen Hitler'in yaptıklarını birebir ve belkide daha kötüsünü yapardı.

Bunu anlamak ve çözümlemek için İlber Ortaylı olmak veya ona sormak gerekmiyor..

Ünlü bir aydın olmasa da herkes birer aydın adayıdır bu internet çağında; yeter ki doğruya ve gerçeğe sadık olsun ve analitik düşünsün ve insanlığını ve vicdanını kaybetmesin.

Maalesef İlber Ortaylı dramatik bir şekilde popüler olmanın sınıtlarını belirleyememiş ve video da anlattığı üzere "yana kaymış" ve kendi kulvarından çıkmıştır.

Kafa TV olmamış maalesef  İlber hocaya oskar ödülünü de skandalı sormamalısınız1

Ülkemizin nadide sinema eleştirmenleri var. Atilla Dorsay

Ondan ona konudan konuya olmaz bu Televole kafasıdır.

Bu iş malum şu filozof çocuğu bulup her şeyi soran muhabir kafasına dönmüş

Kafa TV İlber Hoca ile yaptığı bu cahille sohbeti kestim formatı maalesef çok yapay duruyor. Tamamen izlenem kasmak için yapıldığı çok belli oluyor umarız çok sürmez ve İlber Hoca'da rahat bırakırsınız.

Candaş TOLGA'da bu kanala dış ses olarak hiç uymuyor.  Ünlü olmayan biri olsa daha iyi olurdu.

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil etiketlerini hak ediyor


Ülkemiz çok acayip yer havasından mı suyundanmıdır bilinmez, ama en akıllı ve duyarlı sandığınız insanların bile çok geçmeden çok açık şekilde kendisine gösterilen ilgiyi istismar ettiğini, zırvaladığı veya sapıttığını görebiliyor ve şok oluyorsunuz....

Bunun en son örneği Özgür Demirtaş...

Daha düne politik apolitik bir çok insanın ilgisini çeken bir isim olarak ilgiyle izlediğimiz ve fikirlerine değer verdiğimiz bir isimdi. Çünkü yıllarca ülkemizde ekonomist denilince aynı bakan vekil gibi soğuk ve halka tepeden bakan küstah insanlar gördük.

Hatta bunun en son örnekleri NTV'de idi 2-3 tane yaşlı kravatlı papyonlu amcalar haftada bir kez bir araya gelir, üst perdeden halk sürünürken kahkaha atarak ekonomi konuşurlardı bizde izlerdik. Tabi böyle sosyal medyada halka içli dışlı olan olan sıkı muhalefet yapan bir ekonomist çıkınca ilgi çekti.

Ama ne olduysa kendisi de kaybetti ve birden ergen Youtuberlar gibi davranmaya başladı.

Meğer o da başka türlü ilgi manyağıymış... 

Ukrayna Rusya savaşının daha 2-3. günü twitterdan duyur yaptı ve daha önce bilmeme 20000 kişi dinledi gelin bu sefer rekor kıralım dedi ve kırdı da ve sonra bunu pazarlamaya başladı dünya rekoru diye.

Bir ara "bende dinleyeyim acaba ne diyor" diye baktım, ilk izlenimim  uzaktan derinden gelen korkmuş ve üzülmüş bir Adile Naşit sesi gibi ciyak ciyak bir tonla bir şekilde bir şeyler anlatıyordu...

İnsanın şunu diyesi geliyor : "Rekorun batsın arkadaş ya bi dur!" 

3. dünya savaşının nükleer savaşın konuşulduğu şu dünyada ergen youtuber gibi kendine rekor ve etkileşim kasıyorsunuz ya,  sanki ülkeye ve dünyaya bir katkınız olmuşcasına... Utanın ya koskoca profesor olmuşsunuz.

İşin kötü yanı, kimse de bunlar olurken Twitter'da "hoca dur ya kişisel prim kasma zamanı değil şimdi dünya yanıyor" da demiyor ve bu istismara yem oluyor.

Anlaşılan o ki, iktidar yanlısı troller kendisini çok kızdırmış.  Ama onlara ergen Youtuber hareketleri ile rekor kırma denemeleri ile cevap vermek niye?

Videoyu ve kanal sahibini bu egosantrik hallerinden dolayı izlenmez olarak etiketliyoruz.

Boş İşler Rekortmeni Özgür Demirtaş


Ülkemiz çok acayip yer havasından mı suyundanmıdır bilinmez, ama en akıllı ve duyarlı sandığınız insanların bile çok geçmeden çok açık şekilde kendisine gösterilen ilgiyi istismar ettiğini, zırvaladığı veya sapıttığını görebiliyor ve şok oluyorsunuz....

Bunun en son örneği Özgür Demirtaş...

Daha düne politik apolitik bir çok insanın ilgisini çeken bir isim olarak ilgiyle izlediğimiz ve fikirlerine değer verdiğimiz bir isimdi. Çünkü yıllarca ülkemizde ekonomist denilince aynı bakan vekil gibi soğuk ve halka tepeden bakan küstah insanlar gördük.

Hatta bunun en son örnekleri NTV'de idi 2-3 tane yaşlı kravatlı papyonlu amcalar haftada bir kez bir araya gelir, üst perdeden halk sürünürken kahkaha atarak ekonomi konuşurlardı bizde izlerdik. Tabi böyle sosyal medyada halka içli dışlı olan olan sıkı muhalefet yapan bir ekonomist çıkınca ilgi çekti.

Ama ne olduysa kendisi de kaybetti ve birden ergen Youtuberlar gibi davranmaya başladı.

Meğer o da başka türlü ilgi manyağıymış... 

Ukrayna Rusya savaşının daha 2-3. günü twitterdan duyur yaptı ve daha önce bilmeme 20000 kişi dinledi gelin bu sefer rekor kıralım dedi ve kırdı da ve sonra bunu pazarlamaya başladı dünya rekoru diye.

Bir ara "bende dinleyeyim acaba ne diyor" diye baktım, ilk izlenimim  uzaktan derinden gelen korkmuş ve üzülmüş bir Adile Naşit sesi gibi ciyak ciyak bir tonla bir şekilde bir şeyler anlatıyordu...

İnsanın şunu diyesi geliyor : "Rekorun batsın arkadaş ya bi dur!" 

3. dünya savaşının nükleer savaşın konuşulduğu şu dünyada ergen youtuber gibi kendine rekor ve etkileşim kasıyorsunuz ya,  sanki ülkeye ve dünyaya bir katkınız olmuşcasına... Utanın ya koskoca profesor olmuşsunuz.

İşin kötü yanı, kimse de bunlar olurken Twitter'da "hoca dur ya kişisel prim kasma zamanı değil şimdi dünya yanıyor" da demiyor ve bu istismara yem oluyor.

Anlaşılan o ki, iktidar yanlısı troller kendisini çok kızdırmış.  Ama onlara ergen Youtuber hareketleri ile rekor kırma denemeleri ile cevap vermek niye?

Videoyu ve kanal sahibini bu egosantrik hallerinden dolayı izlenmez olarak etiketliyoruz.


Bir "İngilizce(dil) Küstahı"vakası daha...

Biliyorsunuz Türkiyemiz çok enterasan bir yer, bazı alanlarda uzman veya başarılı olanların işi elitizm boyutuna çıkarıp "ben süperim siz salak ve yeteneksizsiniz"e dönüştürüp bu halleriyle başkalarını aşağılaması ve hindi gibi şişinerek ortalıkta dolaşması çok normalleşti. Mütevızılık  hak getire.

Bu kanal sahibi de bu kafada. Kendisi küstahlıkta hatta iğrençlikte boyut atlamış gözüküyor.

Aklınca Türkiye'de ki İngilizce eğitimine veya İngilizce konuşma tarzımıza gönderme yaptığını sanıyor

Küstahlığını o kadar ileri bir seviyeye getirmiş ki, işi tiyatrallaştırıp iki tane karakter yaratmış ve tüm videolarında neredeyse bunun üzerinden bazı şeyleri insanlara öğrettiğini veya gösterdiğini sanıyor.

O kadar iğrenç küstah bir dili var ki, bu iğrenç küçümseyici dilini alt yazı yaparak katmerlediriyor, güya aklınca videoyu izleyenlere de aptal muamelesi yapıp daha  kendini daha da zeki  göstermeye çalışıyor.

Oysa iğrenç video çekimine ve üstüne başına biraz dikkat etse daha iyi görünebilir.

Bu tür şımarık, gevşek ve küstah YouTuber'lara itibar etmeyin

Daha önce bir kaç videomuzda belirttiğimiz gibi İngilizce ve yabancı dil konulu yayın yapan Youtuber'ların şımarıklıklarına ve kendilerini bir şey sanmalarına prim vermeyin, bırakın onlardan öğreneceğiniz 3-5 tüyo da kalsın kendi çabanızla öğrenin.

Bu ve bunun gibi insanlara abone olup para kazandırıp "bak ben hem süper İngilizce biliyorum hem de YouTube'da 100 binlerce abonem var " havası yaşatmayın.

Şunu merak ediyor olmalıyız, acaba bu tür elitist hezeyanlar yaşayanlar; bir veya bir kaç dili inek gibi çalışarak çok iyi öğrenmiş ve muhtemelen hayatta başka bir becerisi olmayan bununla da kendini büyük iş başarmış; sanki insanlığa büyük bir icat kazandırmış sanan bu tür zavallılar acaba yerel omayan bir dili, ana dili olmayan bir dili kusurlu konuşmanın ne kadar normal olduğunu biliyorlar mı?

Bunları toplayıp Türkiye'de Türkçe konuşarak yaşayan yayın yapan yabancı Youtuber'lara göstersek ne düşünürler acaba?

Muhtemelen çok saygısız ev aptalca görürler. Bizde öyle görüyoruz.

Kanal #kötüstil ve #izlenmez olarak etiketlenmeyi hak ediyor.



 

Küstahlık ve İğrençlikle İyi İngilizce Bilmek Ayrı Şeylerdir!


Bir "İngilizce(dil) Küstahı"vakası daha...

Biliyorsunuz Türkiyemiz çok enterasan bir yer, bazı alanlarda uzman veya başarılı olanların işi elitizm boyutuna çıkarıp "ben süperim siz salak ve yeteneksizsiniz"e dönüştürüp bu halleriyle başkalarını aşağılaması ve hindi gibi şişinerek ortalıkta dolaşması çok normalleşti. Mütevızılık  hak getire.

Bu kanal sahibi de bu kafada. Kendisi küstahlıkta hatta iğrençlikte boyut atlamış gözüküyor.

Aklınca Türkiye'de ki İngilizce eğitimine veya İngilizce konuşma tarzımıza gönderme yaptığını sanıyor

Küstahlığını o kadar ileri bir seviyeye getirmiş ki, işi tiyatrallaştırıp iki tane karakter yaratmış ve tüm videolarında neredeyse bunun üzerinden bazı şeyleri insanlara öğrettiğini veya gösterdiğini sanıyor.

O kadar iğrenç küstah bir dili var ki, bu iğrenç küçümseyici dilini alt yazı yaparak katmerlediriyor, güya aklınca videoyu izleyenlere de aptal muamelesi yapıp daha  kendini daha da zeki  göstermeye çalışıyor.

Oysa iğrenç video çekimine ve üstüne başına biraz dikkat etse daha iyi görünebilir.

Bu tür şımarık, gevşek ve küstah YouTuber'lara itibar etmeyin

Daha önce bir kaç videomuzda belirttiğimiz gibi İngilizce ve yabancı dil konulu yayın yapan Youtuber'ların şımarıklıklarına ve kendilerini bir şey sanmalarına prim vermeyin, bırakın onlardan öğreneceğiniz 3-5 tüyo da kalsın kendi çabanızla öğrenin.

Bu ve bunun gibi insanlara abone olup para kazandırıp "bak ben hem süper İngilizce biliyorum hem de YouTube'da 100 binlerce abonem var " havası yaşatmayın.

Şunu merak ediyor olmalıyız, acaba bu tür elitist hezeyanlar yaşayanlar; bir veya bir kaç dili inek gibi çalışarak çok iyi öğrenmiş ve muhtemelen hayatta başka bir becerisi olmayan bununla da kendini büyük iş başarmış; sanki insanlığa büyük bir icat kazandırmış sanan bu tür zavallılar acaba yerel omayan bir dili, ana dili olmayan bir dili kusurlu konuşmanın ne kadar normal olduğunu biliyorlar mı?

Bunları toplayıp Türkiye'de Türkçe konuşarak yaşayan yayın yapan yabancı Youtuber'lara göstersek ne düşünürler acaba?

Muhtemelen çok saygısız ev aptalca görürler. Bizde öyle görüyoruz.

Kanal #kötüstil ve #izlenmez olarak etiketlenmeyi hak ediyor.



 

Ortalık yeni nesil, Z Kuşağı güzellemesinden geçilmiyor ama maalesef yeni nesil tuhaflığıyla da çok önde.

Akıllı telefonlar genel kültür ve kabul edilebilir stil oluşturmada yeterli gelmedi galiba. 

Bunu  Pqueen - 2021'in En Yakışıklı 100 Erkeği Listesine Bakıyor videosunda da rahatça görebiliyoruz.

Video canlı Twitch yayının kopyası, ama genel olarak ne bir akış ne de bir sunum estetiği var. Sanki sürekli çorabının tekini kaybetmiş gibi tuhaf hareketler yapıyor. 

O saçlar ve hareketler ne öyle...!Yeni nesil hem çok kaba hem çok serkeş...

Ayrıca örneğin videonun 1:25 bölümünde ki Maxi Iglesias'ı hiç benzemeyen bir futbolcuya benzediyor, oysa biraz yaptığı işe yakın magazinel genel kültürü o kişinin rahmetli dünya yakışıklısı Karahan Çantay'a çok benzediğini fark ederdi.

Video tam olarak sanal işkence izleyip zaman kaybetmeyin açıp kendiniz 2021 in en yakışıklı 100 erkeği listesini kendiniz bakın.

Şu halde Pqueen Youtube'da olmasa daha iyi olur. Çünkü Youtube'ın bir ritmi ve estetiği var.

Şu haliyle video #kötüstil ve kanalda #izlenmez olmayı hak ediyor. 



Pqueen YouTube'da Olmasa Daha İyi Olur

Ortalık yeni nesil, Z Kuşağı güzellemesinden geçilmiyor ama maalesef yeni nesil tuhaflığıyla da çok önde.

Akıllı telefonlar genel kültür ve kabul edilebilir stil oluşturmada yeterli gelmedi galiba. 

Bunu  Pqueen - 2021'in En Yakışıklı 100 Erkeği Listesine Bakıyor videosunda da rahatça görebiliyoruz.

Video canlı Twitch yayının kopyası, ama genel olarak ne bir akış ne de bir sunum estetiği var. Sanki sürekli çorabının tekini kaybetmiş gibi tuhaf hareketler yapıyor. 

O saçlar ve hareketler ne öyle...!Yeni nesil hem çok kaba hem çok serkeş...

Ayrıca örneğin videonun 1:25 bölümünde ki Maxi Iglesias'ı hiç benzemeyen bir futbolcuya benzediyor, oysa biraz yaptığı işe yakın magazinel genel kültürü o kişinin rahmetli dünya yakışıklısı Karahan Çantay'a çok benzediğini fark ederdi.

Video tam olarak sanal işkence izleyip zaman kaybetmeyin açıp kendiniz 2021 in en yakışıklı 100 erkeği listesini kendiniz bakın.

Şu halde Pqueen Youtube'da olmasa daha iyi olur. Çünkü Youtube'ın bir ritmi ve estetiği var.

Şu haliyle video #kötüstil ve kanalda #izlenmez olmayı hak ediyor. 



Mizah güzel elbette gülmeden yaşanmıyor hele hele böyle bir survivor yaşam şartları olan bir ülkede ilaç gibi geliyor.

Pandemide hergün 150-200 kişi ölürken hala insanların kafelerde toplanaması gibi böyle 100 metre kare yerlerde bir araya gelip "he he he ehehe eheheheeğğğ" diye ortalama ve kaba esprilere gülmesi çok tuhaf ve sağlıklı akıllı insanların yapmaması gereken bir şey. 

İnsanların bu kadar düşüncesiz olması çok kötü.

Sonra çıkıp sokaklarda bu insanlar başka yerlerde insanlara duyar kasıyorlardır çevre ve kamu güvenliği ve sağlığı gibi konularda

Ha şunu da diyebilirsiniz "bunların dünya yansa umrunda olmaz..." haklısınız öyle bir halleri var.

Pandemi durumu bir yana asıl trajik olan şey mizah dedikleri şeyler...

Gerçekten bunlar iyi espri sayılmamalı...

Ha şunu dersiniz "sanane bununda bir alıcısı var"

Bende "bu seviyede esprilerin bu kadar yani milyonlarca alıcısı var ise yazık, hele şu şartlarda..."

Video ve kanal gerçekten bu vasatlığı ile çok itici ve izlenmeyi hak edecek bir seviyede değil


 

Saygısızlığın, Kabalığın İyi Mizah Yapmak Sayıldığı Zamanlardayız

Mizah güzel elbette gülmeden yaşanmıyor hele hele böyle bir survivor yaşam şartları olan bir ülkede ilaç gibi geliyor.

Pandemide hergün 150-200 kişi ölürken hala insanların kafelerde toplanaması gibi böyle 100 metre kare yerlerde bir araya gelip "he he he ehehe eheheheeğğğ" diye ortalama ve kaba esprilere gülmesi çok tuhaf ve sağlıklı akıllı insanların yapmaması gereken bir şey. 

İnsanların bu kadar düşüncesiz olması çok kötü.

Sonra çıkıp sokaklarda bu insanlar başka yerlerde insanlara duyar kasıyorlardır çevre ve kamu güvenliği ve sağlığı gibi konularda

Ha şunu da diyebilirsiniz "bunların dünya yansa umrunda olmaz..." haklısınız öyle bir halleri var.

Pandemi durumu bir yana asıl trajik olan şey mizah dedikleri şeyler...

Gerçekten bunlar iyi espri sayılmamalı...

Ha şunu dersiniz "sanane bununda bir alıcısı var"

Bende "bu seviyede esprilerin bu kadar yani milyonlarca alıcısı var ise yazık, hele şu şartlarda..."

Video ve kanal gerçekten bu vasatlığı ile çok itici ve izlenmeyi hak edecek bir seviyede değil


 

 
Kanalı keşfedip  biraz videolarına bakıp sonra biraz "Çimen Show nedir" diye ayrıca aratıp biraz ekşi şözlük okuduktan sonra tekrar videoyu izlediğinizde bir süre sonra "bu nedir arkadaş?" demeye başlıyorsunuz.

Mizah ve komedi elbette geleneksel terbiye ahlak dışında olabilir ve içinde argo şeylerde barındırabilir ama, kamuya mal olmuş ve merhum olmuş şahsiyetlere saygısızlık barındıramaz.

Videoda konsept olarak anladığımız kadarıyla bir konuğa, pembe saçlı bir hanımefendiye bir talk show yapma fırsatı veriliyor ve ve o da kendince; rahmetli üstad gazeteci ve televizyoncu Mehmet Ali Birand üzerinden güzel bir giriş bir espri yapıyor, ama programın kanalın yapımcısı bu iki saygısız arkadaş hemen ortamı biz yaptık bi salllayımda espri çıksın burdan babında hemen saldırıya geçiyor, daha anlamadan dinlemeden "ona ne lan rahmetli sunucu kim" "ölülerden bahsetme hemen" gibi son derece çirkin ve terbiyesizce bir davranışta bulunuyorlar ve zırva cümleler kuruyorlar ve espride anılan "rahmetli duayen gazetecimiz" hiç bir şekilde vurgulanmadan ve anılmadan geçiştiriliyor.

3. dakikdan sonra bunlar oluyor...

Mesela siz Mehmet Ali Birand'ın torunu veya çocuğu olsanız ya da onunla çalışan biri olsanız ve bu videoya denk gelseniz onun bu şekilde iki yeni yetmenin kanalında böyle geçiştirildiğini görseniz ne derdiniz.? Böyle düşünmek gerek... Biraz empati...

Burdan sonra kanalı veya videoyu izlemenin bir anlamı olabilir mi sizce?

Elbette olmaz...

Mesele şu:

Program yapmaktan show yapmaktan, bilet satıp insanları fiziksel olarak bir yerlere pandemide toplamaktan önce yapılması gereken şeyler var. O da, iş ahlakı sahibi olmak, sosyal görgü ve nezaket kurallarını öğrenmek...

Mesela, ölmüş ve topluma mal olmuş, geçmişte kamusal bir iş yapan özellikle insanları bilgilendiren ve haberdar eden mesleklerde olanlara örneğin ölmüş gazeteci vb. insanlara saygı duymak ve eğer birisi onu bir şekilde mizah programında bile anıyorsa da, orda bir stop yapıp kendisine saygı ve güzel bir cümle anmak ve devam etmek gerekir...

Görüyorsunuz değil mi ülkemizdeki kabalığın boyutları nereye vardı ve para kazanmak için nasılda insanlar birbirini ezmeye kullanmaya meyilli olduğunu ve ne kadar iş ahlakından yoksun şekilde nezaketi ve saygıyı unuttuğunu... 

Gerçekten içler acısı bir durumdayız. Hele şu sosyal medya çağında...

Video ve kanalı #izlenmez #kötüstil ve #niyeya olarak etiketliyoruz...

Kanalı izlemeyin ve çocuklarınıza izlettirmeyin...

 


Saygısızlık = YouTube Talk Show Olmuş

 
Kanalı keşfedip  biraz videolarına bakıp sonra biraz "Çimen Show nedir" diye ayrıca aratıp biraz ekşi şözlük okuduktan sonra tekrar videoyu izlediğinizde bir süre sonra "bu nedir arkadaş?" demeye başlıyorsunuz.

Mizah ve komedi elbette geleneksel terbiye ahlak dışında olabilir ve içinde argo şeylerde barındırabilir ama, kamuya mal olmuş ve merhum olmuş şahsiyetlere saygısızlık barındıramaz.

Videoda konsept olarak anladığımız kadarıyla bir konuğa, pembe saçlı bir hanımefendiye bir talk show yapma fırsatı veriliyor ve ve o da kendince; rahmetli üstad gazeteci ve televizyoncu Mehmet Ali Birand üzerinden güzel bir giriş bir espri yapıyor, ama programın kanalın yapımcısı bu iki saygısız arkadaş hemen ortamı biz yaptık bi salllayımda espri çıksın burdan babında hemen saldırıya geçiyor, daha anlamadan dinlemeden "ona ne lan rahmetli sunucu kim" "ölülerden bahsetme hemen" gibi son derece çirkin ve terbiyesizce bir davranışta bulunuyorlar ve zırva cümleler kuruyorlar ve espride anılan "rahmetli duayen gazetecimiz" hiç bir şekilde vurgulanmadan ve anılmadan geçiştiriliyor.

3. dakikdan sonra bunlar oluyor...

Mesela siz Mehmet Ali Birand'ın torunu veya çocuğu olsanız ya da onunla çalışan biri olsanız ve bu videoya denk gelseniz onun bu şekilde iki yeni yetmenin kanalında böyle geçiştirildiğini görseniz ne derdiniz.? Böyle düşünmek gerek... Biraz empati...

Burdan sonra kanalı veya videoyu izlemenin bir anlamı olabilir mi sizce?

Elbette olmaz...

Mesele şu:

Program yapmaktan show yapmaktan, bilet satıp insanları fiziksel olarak bir yerlere pandemide toplamaktan önce yapılması gereken şeyler var. O da, iş ahlakı sahibi olmak, sosyal görgü ve nezaket kurallarını öğrenmek...

Mesela, ölmüş ve topluma mal olmuş, geçmişte kamusal bir iş yapan özellikle insanları bilgilendiren ve haberdar eden mesleklerde olanlara örneğin ölmüş gazeteci vb. insanlara saygı duymak ve eğer birisi onu bir şekilde mizah programında bile anıyorsa da, orda bir stop yapıp kendisine saygı ve güzel bir cümle anmak ve devam etmek gerekir...

Görüyorsunuz değil mi ülkemizdeki kabalığın boyutları nereye vardı ve para kazanmak için nasılda insanlar birbirini ezmeye kullanmaya meyilli olduğunu ve ne kadar iş ahlakından yoksun şekilde nezaketi ve saygıyı unuttuğunu... 

Gerçekten içler acısı bir durumdayız. Hele şu sosyal medya çağında...

Video ve kanalı #izlenmez #kötüstil ve #niyeya olarak etiketliyoruz...

Kanalı izlemeyin ve çocuklarınıza izlettirmeyin...

 


 

"Üstünlük" kelimesi narsisizm kökenli psikolojik bir hastalık tabiridir ve insanları başka insanlardan ayırt etmede ve karışlaştırmada kullanılmamalıdır, hele çocuklar arasında asla...

Bu tür videolarda bu tür şeylere neden dikkat edilmez anlamak mümkün değil, bu tür ifadeler videoyu izleyen diğer çocukları rencide edecektir. Bu yüzden bir başka kesimi olumsuz etkileyecek başlıklar ve sıfatlar kullanmamak gerekir.

Üstünlük mevzuysa, her çocuk üstün özelliklerle gelir çünkü; her çocuk kendine özel özellikleri ve yetenekleri barındırır.

Çok meraklıysanız bu tür çocukları nitelemeye "sıradışı yetenekli" "hızlı öğrenme eğilimli" gibi veya kısa "sıradışı IQ'lu" diyebilirsiniz.

+90 kanalına da sormak gerekir şimdi bu video ile neyi başardınız şimdi bu ailelerin havasınıa tmak dışında, bu videosunu yaptığınız çocuklar ve ebeveynleri bu videoyu ömür boyu hayatlarında kullanacaklar başka çocuklara ve diğer çevrelerindeki yetişkinlere karşı. 

"Biliyor musun bizi ve çocuğumuz +90 Youtube kanalı belgesel yaptı" diye  dolaşacak veya bir süre sonra bu "üstün yetenekli"çocukların okulda veya sokakta başka bir çocuk tartışınca "ben üstün yetenekliyim beni belgesel yaptılar sen kimsin?" diyerek ortalıkla hava atma ihtimalleri de var.

Kısaca bize faşist ideolojilerin eğitim sistemlerinin bir sonucu olarak var olan "üstün zekalardan" değil sosyal faydadan ve topluma zarar vermemekten bahsedin.

Greta Thunberg gibi koskoca örnek var karşınızda...

Bu "üstün yetenekli" dediğiniz çocuklar kullandıkları pilleri çöpe mi atıyorlar yoksa biriktirip geri dönüşüme mi veriyorlar bunu anlatın ve ailelerini bu yönde çevreci veya dünyada yoksuluk,  savaşalar, paylaşım, ayrımcılık içeren şeylerde uyarıyorlar mı onlardan bahsedin.

Bırakın artık bu "üstünlük" gibi narsistik ve benzeri şeyleri  semirmeyi izlenme için...

Bu kadar düşüncesiz ve duyarsız olmamalısınız sayın +90 editörleri, bu yaptığınız en bariz ayrımcılık yani faşizmdir.

Ha, şimdi çıkıp "ama literatürde böyle geçiyor" deyip bahane üreteceksiniz, o zaman bakın boksu da spor sayıyorlar her yerde, resmi olarak bir spor ama netice de para ve ünvan için insanların birbirini dövmesi ve kimse çocuğunun boksör olmasını istemez eğer narsistik değilse. 

Sonuç olarak, +90 kanalı bir çok konuda duyar kasarken, böyle konu da da böyle düşüncesiz işler yapıyor maalesef... Ve bu büyük bir çelişki kendileri için...

Videoyu #kötüperformans içeriyor stil yani üslup olarakta #kötüstil  

İzleyip zaman kaybetmeyiniz, hele "özel yetenekli" veya yüksek IQ'lu bir çocuğunuz yoksa hiç açmayın bile..


Yanlış Sıfatlar! Çocuklar Arasında da "Üstünlük" Yok!

 

"Üstünlük" kelimesi narsisizm kökenli psikolojik bir hastalık tabiridir ve insanları başka insanlardan ayırt etmede ve karışlaştırmada kullanılmamalıdır, hele çocuklar arasında asla...

Bu tür videolarda bu tür şeylere neden dikkat edilmez anlamak mümkün değil, bu tür ifadeler videoyu izleyen diğer çocukları rencide edecektir. Bu yüzden bir başka kesimi olumsuz etkileyecek başlıklar ve sıfatlar kullanmamak gerekir.

Üstünlük mevzuysa, her çocuk üstün özelliklerle gelir çünkü; her çocuk kendine özel özellikleri ve yetenekleri barındırır.

Çok meraklıysanız bu tür çocukları nitelemeye "sıradışı yetenekli" "hızlı öğrenme eğilimli" gibi veya kısa "sıradışı IQ'lu" diyebilirsiniz.

+90 kanalına da sormak gerekir şimdi bu video ile neyi başardınız şimdi bu ailelerin havasınıa tmak dışında, bu videosunu yaptığınız çocuklar ve ebeveynleri bu videoyu ömür boyu hayatlarında kullanacaklar başka çocuklara ve diğer çevrelerindeki yetişkinlere karşı. 

"Biliyor musun bizi ve çocuğumuz +90 Youtube kanalı belgesel yaptı" diye  dolaşacak veya bir süre sonra bu "üstün yetenekli"çocukların okulda veya sokakta başka bir çocuk tartışınca "ben üstün yetenekliyim beni belgesel yaptılar sen kimsin?" diyerek ortalıkla hava atma ihtimalleri de var.

Kısaca bize faşist ideolojilerin eğitim sistemlerinin bir sonucu olarak var olan "üstün zekalardan" değil sosyal faydadan ve topluma zarar vermemekten bahsedin.

Greta Thunberg gibi koskoca örnek var karşınızda...

Bu "üstün yetenekli" dediğiniz çocuklar kullandıkları pilleri çöpe mi atıyorlar yoksa biriktirip geri dönüşüme mi veriyorlar bunu anlatın ve ailelerini bu yönde çevreci veya dünyada yoksuluk,  savaşalar, paylaşım, ayrımcılık içeren şeylerde uyarıyorlar mı onlardan bahsedin.

Bırakın artık bu "üstünlük" gibi narsistik ve benzeri şeyleri  semirmeyi izlenme için...

Bu kadar düşüncesiz ve duyarsız olmamalısınız sayın +90 editörleri, bu yaptığınız en bariz ayrımcılık yani faşizmdir.

Ha, şimdi çıkıp "ama literatürde böyle geçiyor" deyip bahane üreteceksiniz, o zaman bakın boksu da spor sayıyorlar her yerde, resmi olarak bir spor ama netice de para ve ünvan için insanların birbirini dövmesi ve kimse çocuğunun boksör olmasını istemez eğer narsistik değilse. 

Sonuç olarak, +90 kanalı bir çok konuda duyar kasarken, böyle konu da da böyle düşüncesiz işler yapıyor maalesef... Ve bu büyük bir çelişki kendileri için...

Videoyu #kötüperformans içeriyor stil yani üslup olarakta #kötüstil  

İzleyip zaman kaybetmeyiniz, hele "özel yetenekli" veya yüksek IQ'lu bir çocuğunuz yoksa hiç açmayın bile..


 

Video ilk başta ilginizi çekiyor ve araba kullanma konusunda eğlenceli ve eğitici bir video olacak sanıyorsunuz?

Ama nerdeee? Gençler sanki ilk buluşmalarına gelmişler gibi. 

Dekolte kıyafetler ve daha nice flört şakaları...

Video daha 5 dakika olmadan kaotik bir hala alıyor ve konu giderek saçmalama ve aleni sarkıntılık veya flörtleşmeye kadar dönüşüyor.

Çekim olarak da çok kaliteli olmayan bir video ayrıca

Videonun da başlığı bu anlamda çok manidar... 

Çocukların izlediğini de düşünürsek gerçekten çok kötü bir içerik çıkmış ortaya...

Araba kullanmak hayatlara mal olan bir şeydir. Bunu öğretmenin şakası hele böyle tuhaf ve kafa karıştıran bir videoya konu yapılması hoş değil. (Sosyal Mesaj)

Şu haliyle video konu araba değilde "ilk buluşma" konulu bir video olarak yapılabilirdi.

Bu haliyle iki youtuber içinde video #kötüperformans #izlenmez ve #kötüstil ile etiketlenmeyi hak ediyor

Araba Kullanma Dersi mi Flörtleşme Dersi mi?

 

Video ilk başta ilginizi çekiyor ve araba kullanma konusunda eğlenceli ve eğitici bir video olacak sanıyorsunuz?

Ama nerdeee? Gençler sanki ilk buluşmalarına gelmişler gibi. 

Dekolte kıyafetler ve daha nice flört şakaları...

Video daha 5 dakika olmadan kaotik bir hala alıyor ve konu giderek saçmalama ve aleni sarkıntılık veya flörtleşmeye kadar dönüşüyor.

Çekim olarak da çok kaliteli olmayan bir video ayrıca

Videonun da başlığı bu anlamda çok manidar... 

Çocukların izlediğini de düşünürsek gerçekten çok kötü bir içerik çıkmış ortaya...

Araba kullanmak hayatlara mal olan bir şeydir. Bunu öğretmenin şakası hele böyle tuhaf ve kafa karıştıran bir videoya konu yapılması hoş değil. (Sosyal Mesaj)

Şu haliyle video konu araba değilde "ilk buluşma" konulu bir video olarak yapılabilirdi.

Bu haliyle iki youtuber içinde video #kötüperformans #izlenmez ve #kötüstil ile etiketlenmeyi hak ediyor

 

Bu aralar Youtuber'ların gözde izlenme ve istismar etme soyal konuları var malum.  Başta elbette komplo terörileri içeren şeyler illumunati(dünyayı yöneten bir grup zengin) sonra pandemi,  iklim değişkliği/küresel ısınma, 5g, petrol/ plastik kirliği, ve geri dönüşüm ve elbette tek başına Bill Gates...

Bu videoda Evrim Ağacı kanalı hararetle baştan sona plastik ve geri dönüşüm konusunu anlatmış. Çokta detaylı anlatmış ama yetersiz ve anlamsız gelen tekrarlar var artık.

Kötü kısmı, en başta bu tür sosyal sorumlulluk gerektiren bir konuda bile artık Youtuber'lar izlenme amaçlı videolar yapıyorlar gibi geliyor ve sürekli birilerini suçluyorlar ve araya da "bu tür videolar yapmamı istiyorsanız patreondan para yatırın" diyebiliyorlar bu videoda olduğu gibi

Artık bu kurnazlığa ve hatta şarlatanalığa da dur demek lazım!

Zaten Google öyle yapmış ve iklim konusundaki metin içeriklerden reklam gelirine son vermiş.

Haklılar çünkü; baktılar ki iklim değişkliği gibi kesin bir konuda bir aptal komplo teorileri üreterek milyonlarca insanın sizi takip etmesini ve böylece içeriklerinziden  reklam geliri etmeye yani bunu meslek yapmayı başarabiliyorsunuz.

Evet, çok ağır bir itham bu ama hak ediyorlar,

Çünkü, bu "kandırılık ey halkım geri dönüşüm de koca bir yalan" demek bizim duymak istediğimiz en son şey bu konuda.

Eğer geri dönüşüm ve plastik konusunda bir aldatmaca varsa bunu kısaca anlatıp, sonra sektöre saldırmaya saymaya gerek yok eğer o insanları yargılayacak bri düzen yoksa dünyada o zaman biz kendi sorumluluklarımıza bakmalıyız.

Çünkü bazı şeylerin tekrarının ve birilerinin suçlamanın faydası da yok artık sene 2021 Alaska'da yağan kar içinde miktorplastik var, evet dönülmez noktaya geldik ve hatta geçtik.

Çevreci küçük bir kızan Greta Thunberg'e bile komplo teorileri ile saldıran şuursuzları olduğu bir dünya burası. Yapacak şeyler endüstri ve siyasetçiler değil bizler önce kendi bahçemizden hareket edelim.

Çok dolandırmaya ve anlatmaya gerek yok, "yok öyleydi böyledi bizi kandırdılar" diye

Youtuber olarak önce siz de bireysel eylemlerinizden bahsedin, çevre konusunda yapacaklarınız bir youtube videosu olamaz elbette kişisel olarak.

O tombul halinle Evrim Ağacı yapımcısı olarak ne kadar az plastik tükettiğinden bahset mesela.

Çok duyarlıysanız madem çıkın gündelik hayatta nasıl plastik tüketmekten kaçındığınızı anlatın vlog olarak atın. Yok öyle ben uyarıcı meshim gibi videolar yapıp sonra burdan gelen izlenmenin paralarını plastik ambalajlı ürünlere harcamaya.

Basit çözüm, hem tüketmeyin evet hemde bu konuda aktivist olun çevreci olun evet ama "tüketmeyin tüketmeyin, plastik ambalajlı ürünleri tüketmeyin en az şekilde tüketin, canınız kola çeksede bisküvit çekse de bunun çevreye zararını düşünerek tüketmeyin bende öyle yapıyorum" diyebilin.

Ve bunun kanıtları olan vloglar çekin. 

Video #iyiiçerik olarak 10 sene önce sunulabilirdi ama şimdi değil. Bize kişisel icraatlardan bashetmeniz lazım bireysel video yapımcıları olarak. 

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.


Ek not: Evrim Ağacı gelen tepkiler sonucunda yeni bir video yaptı.

https://www.youtube.com/watch?v=aDCznz8rINY&t=364s

 
Peşin hükümlü ve genelleyici yargılarınız yüzünden evet epey tepki çekti videonuz ve dersinize iyi çalışmamışsınız belli.. Plastiklerin çoğusu dönüşmüyor ne demek? Dönüşümden kasıt ne? Aynı ürün değil elbette. Pet plastiklerden tekrar gıda konan plastik ambalajlar şişeler yapmak zorunda değilizki? Saksı da yapabilirsiniz asfalt da tuğla da... Bunalrdan bahsedecek bir araştırmam yeteneğininizin olması asıl mesele. Çünkü bunu yapanlar var dünyada ve yapılmak istenirse çok daha fazla şey yapılır ama elbette bu yüzden plastik tüketimi ni arttırmamamlıyız azaltıp onun yerine organik doğada çözünen paketleme maddeleri üretmeliyiz... http://www.vimtre.com/2021/10/youtuberlarn-gozde-izlenme-ve-istismar-alani-cevrecilik.html



Youtuber'ların Gözde İzlenme ve İstismar Konusu; Çevrecilik

 

Bu aralar Youtuber'ların gözde izlenme ve istismar etme soyal konuları var malum.  Başta elbette komplo terörileri içeren şeyler illumunati(dünyayı yöneten bir grup zengin) sonra pandemi,  iklim değişkliği/küresel ısınma, 5g, petrol/ plastik kirliği, ve geri dönüşüm ve elbette tek başına Bill Gates...

Bu videoda Evrim Ağacı kanalı hararetle baştan sona plastik ve geri dönüşüm konusunu anlatmış. Çokta detaylı anlatmış ama yetersiz ve anlamsız gelen tekrarlar var artık.

Kötü kısmı, en başta bu tür sosyal sorumlulluk gerektiren bir konuda bile artık Youtuber'lar izlenme amaçlı videolar yapıyorlar gibi geliyor ve sürekli birilerini suçluyorlar ve araya da "bu tür videolar yapmamı istiyorsanız patreondan para yatırın" diyebiliyorlar bu videoda olduğu gibi

Artık bu kurnazlığa ve hatta şarlatanalığa da dur demek lazım!

Zaten Google öyle yapmış ve iklim konusundaki metin içeriklerden reklam gelirine son vermiş.

Haklılar çünkü; baktılar ki iklim değişkliği gibi kesin bir konuda bir aptal komplo teorileri üreterek milyonlarca insanın sizi takip etmesini ve böylece içeriklerinziden  reklam geliri etmeye yani bunu meslek yapmayı başarabiliyorsunuz.

Evet, çok ağır bir itham bu ama hak ediyorlar,

Çünkü, bu "kandırılık ey halkım geri dönüşüm de koca bir yalan" demek bizim duymak istediğimiz en son şey bu konuda.

Eğer geri dönüşüm ve plastik konusunda bir aldatmaca varsa bunu kısaca anlatıp, sonra sektöre saldırmaya saymaya gerek yok eğer o insanları yargılayacak bri düzen yoksa dünyada o zaman biz kendi sorumluluklarımıza bakmalıyız.

Çünkü bazı şeylerin tekrarının ve birilerinin suçlamanın faydası da yok artık sene 2021 Alaska'da yağan kar içinde miktorplastik var, evet dönülmez noktaya geldik ve hatta geçtik.

Çevreci küçük bir kızan Greta Thunberg'e bile komplo teorileri ile saldıran şuursuzları olduğu bir dünya burası. Yapacak şeyler endüstri ve siyasetçiler değil bizler önce kendi bahçemizden hareket edelim.

Çok dolandırmaya ve anlatmaya gerek yok, "yok öyleydi böyledi bizi kandırdılar" diye

Youtuber olarak önce siz de bireysel eylemlerinizden bahsedin, çevre konusunda yapacaklarınız bir youtube videosu olamaz elbette kişisel olarak.

O tombul halinle Evrim Ağacı yapımcısı olarak ne kadar az plastik tükettiğinden bahset mesela.

Çok duyarlıysanız madem çıkın gündelik hayatta nasıl plastik tüketmekten kaçındığınızı anlatın vlog olarak atın. Yok öyle ben uyarıcı meshim gibi videolar yapıp sonra burdan gelen izlenmenin paralarını plastik ambalajlı ürünlere harcamaya.

Basit çözüm, hem tüketmeyin evet hemde bu konuda aktivist olun çevreci olun evet ama "tüketmeyin tüketmeyin, plastik ambalajlı ürünleri tüketmeyin en az şekilde tüketin, canınız kola çeksede bisküvit çekse de bunun çevreye zararını düşünerek tüketmeyin bende öyle yapıyorum" diyebilin.

Ve bunun kanıtları olan vloglar çekin. 

Video #iyiiçerik olarak 10 sene önce sunulabilirdi ama şimdi değil. Bize kişisel icraatlardan bashetmeniz lazım bireysel video yapımcıları olarak. 

Bu yüzden #kötüperformans ve #kötüstil olarak etiketliyoruz.


Ek not: Evrim Ağacı gelen tepkiler sonucunda yeni bir video yaptı.

https://www.youtube.com/watch?v=aDCznz8rINY&t=364s

 
Peşin hükümlü ve genelleyici yargılarınız yüzünden evet epey tepki çekti videonuz ve dersinize iyi çalışmamışsınız belli.. Plastiklerin çoğusu dönüşmüyor ne demek? Dönüşümden kasıt ne? Aynı ürün değil elbette. Pet plastiklerden tekrar gıda konan plastik ambalajlar şişeler yapmak zorunda değilizki? Saksı da yapabilirsiniz asfalt da tuğla da... Bunalrdan bahsedecek bir araştırmam yeteneğininizin olması asıl mesele. Çünkü bunu yapanlar var dünyada ve yapılmak istenirse çok daha fazla şey yapılır ama elbette bu yüzden plastik tüketimi ni arttırmamamlıyız azaltıp onun yerine organik doğada çözünen paketleme maddeleri üretmeliyiz... http://www.vimtre.com/2021/10/youtuberlarn-gozde-izlenme-ve-istismar-alani-cevrecilik.html



 

Flaş Flaş... 170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyor! 

Kanala ilk denk geldiğiniz andan itibaren doktorluk mesleğini ve bu tombul beyefendiyi ve onun ne yapmaya çalıştığı ve onun kim olduğu üzerinden bir çok şeyi sorgulmaya başlıyorsunuz, çünkü malum ülkemizde gereksiz yere doktora fazla değer atfeden bir durum var; doktorlar mükemmel insanlar olmalı gibi ve sanki bize babalarının hayrına hizmet ediyorlamış gibi sürekli bir saygı ve minnet halimiz var "aman canım cicim doktor" "doktorluk kutsaldır" gibi. 

Biliyorsunuz, tuhaf şekilde insana güvenilmez diyerek dürüstçe işlerini yapmaları ve insan hayatını öncelemeleri için Hipokrat yemini bile ettirilyorlar doktorlara. 6 yıl üniversitede kafa patlatıyorlar sonra delirip hastalarını öldürmesinler diye herhalde.... 

Neyse bu ayrı konu, ama bu sebepeler yüzden maalesef ülkemizde doktorlar çok havalı bir statüde yıllardır ve toplumda tarafından bu verilen değeri çok fazla istismar eden ve hastalarına gerekli özenle ve insani yaklaşamayan çok doktor da var. 

Belkide kimbilir toplumda bu yargı oluştuğu için, insanlar bilip bilmeden işini iyi şekilde mütavazice yapmaya çalışan doktorlara saldırıyorlar. Maalesef bu iki şekilde uç bakış açısı var toplumuzda. Doktoru yücelten veya doktoru dövmeye veya öldürmeye çalışan.

Özetle, doktorluk mesleği kutsaldır ve önemlidir ama, doktorlar yüce insanlar değildirler tıpkı öğretmenlik, fırıncılık veya çöpçülük gibi diğer insanlarla eşittirler, çünkü kimse onları zorlamaz doktor olmaya kendileri seçerler ve diğer her meslekler gibi insan hayatını birinci sıraya koyan ve dürüstçe icra edilen bir meslek olarak kabul edilmeli ve diğer herkes gibi imtiyaz sahibi olmadan eşit birer vatandaş olarak hesap verebilir olmalıdırlar. Çünkü; biz gözümüzde doktorları ve doktorluk mesleğini büyüttükçe toplum sağlığı ve sağlık sistemi daha iyi olmuyor aksine daha kötü oluyor. Çünkü insanoğlu hep aynı şımartılınca ve fazla değer verince işini savsaklıyor.

Maalesef ülkemizde dediğimiz gibi "doktorlar her açıdan mükemmel insanlar olmalı" gibi bir yargıda var ki bu da çok yanlış. Obez doktor olmaz gibi mesela. Olur bal gibi olur, buyurun. Bu youtuber doktor arkadaş aslında bu yargıyı kırmak için iyi bir örnek olabilir. Çünkü doktorların sizin bizim gibi sıradan birer insan olduğu gerçeğini her saniye gözümüze sokuyor bu videoda.

İzlediğiniz bir süre sonra anladığınız ve en baştan anlamanız gereken şey, bu arkadaşın mesleğinin dışında nasıl gözüktüğü ve nasıl davrandığının tamamen onun tercihi olduğu ve ona her özel hayat haliyle saygı duymanız gerektiği oluyor.

170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyerek bir şeyler anlatıyor ve insanlara fikirlerini söylüyor. Gayet normal. Bu onun tercihi çünkü.

Saçmaladığı ve haksız olduğu 2 şey var; birisi pipetlerin şu an yasaklanmaması gerektiği fikri... Pandemi süreciymiş yok pipet daha güvenli olurmuş korunmak için falan diye zırvalıyor. Söylemesi kolay tabii, bu kafada tüketmeye odaklanırsa gelecek nesillere ne iklim ne deniz ve doğa kalmayacak.. Duymamız gereken şey, "pipetler bundan 20 yıl önce yasaklanmalıydı, şu pandemi de fast foodlara gitmeyin ve içeçecekte içmeyin hatta" olmalı en fazla.

2. konu otobüste yaşlılara yer verilmesini yanlış bulan bir okurunu onaylaması üstelik bir doktor olarak.

Doktor demek, insan bedenini bilen kişi demek, 60-70 yaşındaki bir teyze veya amcanın eklemlerinin, sizin gibi kötü gün yaşadığını otobüste idrak eden ergen psikolojilerinden daha zayıf ve değerli olduğunu anlamanız gerekir...

Ne acı bunları bir doktordan da duymak. Evet, zorunlu olmalı yaşlılara otobüste ve heryere yer vermek hatta yasa olmalı 55 yaş üzeri herkes kimliğini göstererek kamu arçalarında kuyruklarında istediği kişiyi kaldırıp oturabilmeli veya yerine geçebilmeli. Toplum ve insan olmak bunu gerektiriyor çünkü.

Kısaca, gördüğünüz gibi video ve kanal içerik olarak toplamda insanı duyarlılıklar ve temenniler vaad etmiyor.

Bu haliyle video #iyiiçerik sahibi değil, #kötüstil #kötüperformans olarak etiketlenmeyi hak ediyor en fazla.

Sıradışı Bir Doktor Tanımaya Ne Dersiniz!

 

Flaş Flaş... 170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyor! 

Kanala ilk denk geldiğiniz andan itibaren doktorluk mesleğini ve bu tombul beyefendiyi ve onun ne yapmaya çalıştığı ve onun kim olduğu üzerinden bir çok şeyi sorgulmaya başlıyorsunuz, çünkü malum ülkemizde gereksiz yere doktora fazla değer atfeden bir durum var; doktorlar mükemmel insanlar olmalı gibi ve sanki bize babalarının hayrına hizmet ediyorlamış gibi sürekli bir saygı ve minnet halimiz var "aman canım cicim doktor" "doktorluk kutsaldır" gibi. 

Biliyorsunuz, tuhaf şekilde insana güvenilmez diyerek dürüstçe işlerini yapmaları ve insan hayatını öncelemeleri için Hipokrat yemini bile ettirilyorlar doktorlara. 6 yıl üniversitede kafa patlatıyorlar sonra delirip hastalarını öldürmesinler diye herhalde.... 

Neyse bu ayrı konu, ama bu sebepeler yüzden maalesef ülkemizde doktorlar çok havalı bir statüde yıllardır ve toplumda tarafından bu verilen değeri çok fazla istismar eden ve hastalarına gerekli özenle ve insani yaklaşamayan çok doktor da var. 

Belkide kimbilir toplumda bu yargı oluştuğu için, insanlar bilip bilmeden işini iyi şekilde mütavazice yapmaya çalışan doktorlara saldırıyorlar. Maalesef bu iki şekilde uç bakış açısı var toplumuzda. Doktoru yücelten veya doktoru dövmeye veya öldürmeye çalışan.

Özetle, doktorluk mesleği kutsaldır ve önemlidir ama, doktorlar yüce insanlar değildirler tıpkı öğretmenlik, fırıncılık veya çöpçülük gibi diğer insanlarla eşittirler, çünkü kimse onları zorlamaz doktor olmaya kendileri seçerler ve diğer her meslekler gibi insan hayatını birinci sıraya koyan ve dürüstçe icra edilen bir meslek olarak kabul edilmeli ve diğer herkes gibi imtiyaz sahibi olmadan eşit birer vatandaş olarak hesap verebilir olmalıdırlar. Çünkü; biz gözümüzde doktorları ve doktorluk mesleğini büyüttükçe toplum sağlığı ve sağlık sistemi daha iyi olmuyor aksine daha kötü oluyor. Çünkü insanoğlu hep aynı şımartılınca ve fazla değer verince işini savsaklıyor.

Maalesef ülkemizde dediğimiz gibi "doktorlar her açıdan mükemmel insanlar olmalı" gibi bir yargıda var ki bu da çok yanlış. Obez doktor olmaz gibi mesela. Olur bal gibi olur, buyurun. Bu youtuber doktor arkadaş aslında bu yargıyı kırmak için iyi bir örnek olabilir. Çünkü doktorların sizin bizim gibi sıradan birer insan olduğu gerçeğini her saniye gözümüze sokuyor bu videoda.

İzlediğiniz bir süre sonra anladığınız ve en baştan anlamanız gereken şey, bu arkadaşın mesleğinin dışında nasıl gözüktüğü ve nasıl davrandığının tamamen onun tercihi olduğu ve ona her özel hayat haliyle saygı duymanız gerektiği oluyor.

170 kilo bir doktor ve ekran karşısında fast food yiyerek bir şeyler anlatıyor ve insanlara fikirlerini söylüyor. Gayet normal. Bu onun tercihi çünkü.

Saçmaladığı ve haksız olduğu 2 şey var; birisi pipetlerin şu an yasaklanmaması gerektiği fikri... Pandemi süreciymiş yok pipet daha güvenli olurmuş korunmak için falan diye zırvalıyor. Söylemesi kolay tabii, bu kafada tüketmeye odaklanırsa gelecek nesillere ne iklim ne deniz ve doğa kalmayacak.. Duymamız gereken şey, "pipetler bundan 20 yıl önce yasaklanmalıydı, şu pandemi de fast foodlara gitmeyin ve içeçecekte içmeyin hatta" olmalı en fazla.

2. konu otobüste yaşlılara yer verilmesini yanlış bulan bir okurunu onaylaması üstelik bir doktor olarak.

Doktor demek, insan bedenini bilen kişi demek, 60-70 yaşındaki bir teyze veya amcanın eklemlerinin, sizin gibi kötü gün yaşadığını otobüste idrak eden ergen psikolojilerinden daha zayıf ve değerli olduğunu anlamanız gerekir...

Ne acı bunları bir doktordan da duymak. Evet, zorunlu olmalı yaşlılara otobüste ve heryere yer vermek hatta yasa olmalı 55 yaş üzeri herkes kimliğini göstererek kamu arçalarında kuyruklarında istediği kişiyi kaldırıp oturabilmeli veya yerine geçebilmeli. Toplum ve insan olmak bunu gerektiriyor çünkü.

Kısaca, gördüğünüz gibi video ve kanal içerik olarak toplamda insanı duyarlılıklar ve temenniler vaad etmiyor.

Bu haliyle video #iyiiçerik sahibi değil, #kötüstil #kötüperformans olarak etiketlenmeyi hak ediyor en fazla.

 

Ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz önemlidirin kanıtı bir video. Maalesef  Başak Kablan bize kötü ses tonlaması-diksiyon ve fazlaca kamera önündeki hareketlerle iradeyi anlatmaya çalışıyor.

İrade bizim bildiğimiz anlamda daha çok yapma zaafiyetimiz olan kötü alışkanlıkla ilgilidir ve bizler video başlığındna bakara bunu beklerken bize tembelliği ve insan fizyoljisini anlatıyor.

Bu haliylede kişisel gelişim gaz verme videosuna dönüşmüş video.

O kadar çok fazla şey anlatıyor ve dağılıyor ki konu neydi ve bu gidişle nereye varacak bu anlatı diye merak ediyoruz.

Bu şekilde olmaz yapması gereken şey hızlıca çok şey anlatmaya değil irade nedir irade nin farklı kültürlerdeki anlamı ve Türkiye'de insanların iradeye bakışı ve Türkler için irade geliştirmede en çok yapılan hatalar ve yapmamız gerekenler şeklinde olmalıydı.

Video bu haliyle  #kötüsitil ve #kötüperformans etiketlerini hak ediyor


Kişisel Gelişim Gaz Verme Videosu Olmuş

 

Ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz önemlidirin kanıtı bir video. Maalesef  Başak Kablan bize kötü ses tonlaması-diksiyon ve fazlaca kamera önündeki hareketlerle iradeyi anlatmaya çalışıyor.

İrade bizim bildiğimiz anlamda daha çok yapma zaafiyetimiz olan kötü alışkanlıkla ilgilidir ve bizler video başlığındna bakara bunu beklerken bize tembelliği ve insan fizyoljisini anlatıyor.

Bu haliylede kişisel gelişim gaz verme videosuna dönüşmüş video.

O kadar çok fazla şey anlatıyor ve dağılıyor ki konu neydi ve bu gidişle nereye varacak bu anlatı diye merak ediyoruz.

Bu şekilde olmaz yapması gereken şey hızlıca çok şey anlatmaya değil irade nedir irade nin farklı kültürlerdeki anlamı ve Türkiye'de insanların iradeye bakışı ve Türkler için irade geliştirmede en çok yapılan hatalar ve yapmamız gerekenler şeklinde olmalıydı.

Video bu haliyle  #kötüsitil ve #kötüperformans etiketlerini hak ediyor


 

Video aboneler dışında ilk defa izleyen çoğu kişi için sanki işkence videosu gibi. Konusu değil elbette Youtuber'ın stili mevzumuz burada. 

Youtuber çok hızlı konuşuyor ve panik halinde bir şeyler yapacağından bahsediyor ama bu haliyele çok fazla rahatsız edici.

Yani eğer diğer videolarda bu stille çekiliyorsa pek söylenecek bri şey yok, bu işkenceye daha önce katlanıp artık kanıksayanların sayısı 1 milyon kadar olduğu için, bu tuhaf cinnet hali stili ile Yağmur Özkavak adlı Youtuber hanımefendiye başarılar ve abonelerine mutluluklar dilemeliyiz. Ama yapabiliyorsak aboneler için Allah'a dua etmekten başka yapacağımız bir şeyde yok gibi.

Video bize "Ben Ne İzledim?" dedirtiyor bu yüzden #niyeya ve tuhaf ve rahatsız edici stili yüzünden #kötüstil ve bu haliyleyede izlenmeyeyi hak etmediğini düşündüğümüz için #izlenmez olarak etiketliyoruz.

.


Cinnet Challenge'a Hoş Geldiniz!

 

Video aboneler dışında ilk defa izleyen çoğu kişi için sanki işkence videosu gibi. Konusu değil elbette Youtuber'ın stili mevzumuz burada. 

Youtuber çok hızlı konuşuyor ve panik halinde bir şeyler yapacağından bahsediyor ama bu haliyele çok fazla rahatsız edici.

Yani eğer diğer videolarda bu stille çekiliyorsa pek söylenecek bri şey yok, bu işkenceye daha önce katlanıp artık kanıksayanların sayısı 1 milyon kadar olduğu için, bu tuhaf cinnet hali stili ile Yağmur Özkavak adlı Youtuber hanımefendiye başarılar ve abonelerine mutluluklar dilemeliyiz. Ama yapabiliyorsak aboneler için Allah'a dua etmekten başka yapacağımız bir şeyde yok gibi.

Video bize "Ben Ne İzledim?" dedirtiyor bu yüzden #niyeya ve tuhaf ve rahatsız edici stili yüzünden #kötüstil ve bu haliyleyede izlenmeyeyi hak etmediğini düşündüğümüz için #izlenmez olarak etiketliyoruz.

.


 

Videonun konusu aslında çok iyi beklenti olarak harika akıcı, bilgilendirci ve eğlenceli bir video olabilir; çünkü Çin her anlamda dünyada çok merak edilen bir ülke ve onların abur cubur olarak neler yediklerini inceleniyor bu videoda...

3 fenomen Yotuber'ın ortak çalışması video maalesef bu beklentiyi karşılayamıyor ve ortaya iğrenç kaotin bir video çıkıyor.

Soldaki fenomen Ali Biçim adlı youtuber gerçekten muhtemelen tüm dünya ölçeğinde Youtuberların cinnet geçirmiş halini temsil ediyor gibi. Sakin olmakla alakası yok ve bu hali çok rahatsız edici bir tür Rasim Ozan Kütahyalı iticiliği var baştan sona videoda...

Video o kadar kaotik ki, youtuber bu üç arkadaşın halleri videonun konusunun önüne geçiyorlar ve hiç eğlenceli de değil yaptıkları. Diğer fenomen Mesut Can TOMBAY adlı tiyatral yetenekli Youtuber'ın kanalında yayınlnanan bu video özellikle bu pandemi döneminde ve sınav kaygısı yaşayan gençlere güzel bir video sunabilecekken karmaşa ve iticilik vaad ediyor ve saçmalıyorlar videonun düzensizliği içinde

Video #izlenmez #kötüstil olarak etiketlenmeyi hak ediyorlar.

İğrenç Başarısız Bir İnceleme Videosu

 

Videonun konusu aslında çok iyi beklenti olarak harika akıcı, bilgilendirci ve eğlenceli bir video olabilir; çünkü Çin her anlamda dünyada çok merak edilen bir ülke ve onların abur cubur olarak neler yediklerini inceleniyor bu videoda...

3 fenomen Yotuber'ın ortak çalışması video maalesef bu beklentiyi karşılayamıyor ve ortaya iğrenç kaotin bir video çıkıyor.

Soldaki fenomen Ali Biçim adlı youtuber gerçekten muhtemelen tüm dünya ölçeğinde Youtuberların cinnet geçirmiş halini temsil ediyor gibi. Sakin olmakla alakası yok ve bu hali çok rahatsız edici bir tür Rasim Ozan Kütahyalı iticiliği var baştan sona videoda...

Video o kadar kaotik ki, youtuber bu üç arkadaşın halleri videonun konusunun önüne geçiyorlar ve hiç eğlenceli de değil yaptıkları. Diğer fenomen Mesut Can TOMBAY adlı tiyatral yetenekli Youtuber'ın kanalında yayınlnanan bu video özellikle bu pandemi döneminde ve sınav kaygısı yaşayan gençlere güzel bir video sunabilecekken karmaşa ve iticilik vaad ediyor ve saçmalıyorlar videonun düzensizliği içinde

Video #izlenmez #kötüstil olarak etiketlenmeyi hak ediyorlar.

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Çok Saçma ve Gereksiz

 

 

Çok saçma ve gereksiz olmuş!

Bu mizah değil, bunun mizahının olmamasının bir çok sebebi var hepimizin bildiği ama işte izlenme kasmak için böyle küçültücü şeylere de başvurmak var maalesef Youtube'da. Röportaj Adam Mahsun a hiç yakışmamış.

Video #niyeya(Ben Ne İzledim) olarak etiketlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Böyle Psikolojik Hastalık Anlatımı Olmaz

 

Fikir çok iyi ama anlatıcı uzman arkadaş gerçekten çok yetersiz anlatmış sınır kişilikleri, hele ara ara ergen tabiri ile "border" demesi tam bir laçkalık örneği. Bu kadar bu alanda çalışıp "Sınır kişilikler" ya da "Sınırda Kişilik" diyememek tam anlamıyla utanç verici.

Evet, fikir çok iyi çünkü herkesin herkese beğenmediği zaman birbirine en kolay yoldan "şizofren" dediği bir ülkede diğer psikolojik hastalıklara bu tür programlarda değinilmesi çok güzel. Cehaletimiz gideriliyor.

Zaten 2011 Sağlık Bakanlığı Türkiye Ruh Sağlığı Raporu'na göre Türkiye'de 5 kişiden 1 klinik düzeyde psikolojik hasta. Bu oran muhtemelen şu an 5 te 3 civarında ve muhtemel bu 5 kişiden 3 ü herkes dışarda geziyor etdavi olmadan. Yani ülkecek zihnen ve ruhen hastayız ve tedavi kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu tür progrmları insanları bilgilendirip tedaviye yönlendirmek amacıyla kullanmak gerekir, aksi her çaba kötü sonuçlara sebep verir; çünkü bu işlerin magazini olamaz.

Ülkemiz tam anlamıyla narsist, sınır kişilik, bipolar, histeri ve kaçıngan/utangaç kişilik bozukluğu hastası cenneti diyebiliriz.  Bunun toplumsal ve siyasal sebepleri çok fazla. Cumhuriyet'in kuruluşu ile ülke olarak gelişmişlik çıtasını çok yukarda tutup, ama dibe doğru aksini yaşamış bir ülke olarak ve 70-80 yıldır darbelerle, demokrasi ve hukuk dışı işlerle kısaca despot militarizm ve oportunizmle yönetildiğimiz ve yaşam eğrimizde küçüklükten itibaren aile, devlet ve çevre tarafından her aşamada insan olarak örselendiğimiz için aileler ve toplum olarak psikolojik ve zihinsel durumlarımız çok sorunlu ve çoğumuzda bir çeşit kişilik bozukluğu hastalığı var ve ülkemizde eğitimde gelişmediği için ruh sağlığımız çok sorunlu ve her türlü psikolojik hastalık olması gereken oran 1 ise bizde 10 kat fazla ve işin kötüsü tedavi kabul etmiyoruz ve bu yüzdende psikoloji kelimesini "delilik" olarak anlayacak kadar sığ ve cahiliz. 

Baksanıza sene 2021 ve mafya babaları bile adalete isyan ediyor online olarak. Daha iyi bir özet olabilir mi ruh sağlığımız hakkında.

Hal böyle olunca, psikoloji uzmanlarımızın daha donanımlı olması ve dillerini geliştirmeleri gerekiyor ve böyle bir progrma için özel br hazırlık ve 1 haftalık çekim gerekiyor en az değişrilerek ve geliştirilerek

Bu programda yapılan şey eğer ilk deneme ise çok vasat olmuş ve insanlara pek yönlendirici ve eğitici değil. Oysa sınır kişilikler ve narsistler "onları görünce tanıyınca kaçsak mı?" şeklinde değilde daha detaylı kişilik ve davranış özellikleri ile anlatılmalı ve soran kişide "Allah Allah demek öyle" tavrında olmamlı. Ülkemizdeki vakaların çokluğu ve durumun vehameti anlatılarak tedaviye yönlendirici şeyler söylemek gerekirdi.

Şu halde hastalarını dizi seneryosu yapan malum insandan pek farklı olmamış, sadece konu röportaj hikaye anlatıcılığı olarak dillendirilmiş.

Videoyu #kötüperformans ve #kötüstik olarka etiketliyoruz.

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 


Kötü Stil Kötü Performans Videosu Örneği

Video başladığı ilk andan itibaren abartı ve kötü bir stille sahip olduğu için insana; "Ben ne izlemeye başlıyorum ey güzel Allah'ım şimdi?" dedirtiyor. Arka plandaki o şeylere mi baksak, öndeki yüz zaten vampir filmerinden çıkmışcasına bir halde(Tom Cruise ve Brad Pitt'in Vampir filmine bakınız), ince dudaklarda ki o ruj mı odaklansak, yoksa ses tonlamasındaki yersizliğe mi? Pek çözemedik!

Oyuncak barbie vesaire kanalı da değil aslında, o zaman nedir bu curcuna? O gömlek altındaki siyah şey ne? Sahneye çıksan hadi neyse ama oturuyorsun..  Bari hawai  havasını tam ver altta bişey giyme...  Hele o şapka yok mu? Sihirbaz mısın yoksa aşçı mı? Rahmetli Mandrake görse ülkeden kaçardı...Hele o sesteki maço tonlamalar yok mu? Video kötü stil ve zıtlıklar abidesi kısacısı... 

 "Doktor bu ne?" (Cem Yılmaz'ın cips reklamından) Hani tuhaf bi şeyler pişiriyorsunuz ya!

Videoyu sonuna kadar izleyebilen reşit yani 18 yaş üstü birisi varsa ödül verilmeli kanal tarafından onlara. Çünkü epey bir algılarını yönetebiliyor olmalı onlar. Biz çünkü takıldık hep bir şeylere... Yaşlandık galiba...

Bu göz kanatan, kulak şişirten stil muhtemelen Kore veya başka bir ülkedekinin Türk kopyası olarak yapılmış, ama keşke yapılmasaymış... Hani Youtube trendlerde gördüğümüz tuhaf isimli kanallar ve içinde şeker pempesi insanlar ve tuhaf videolar varya... Muhtemelen ordan esinlenmiş ama olmamış...

3 milyon abonesi olan ve konsepti çocuk veya oyuncak olmayan bir kanala bu stil pek yakışmamış gibi. Çünkü bu video teean age(13-17 yaş arası) ile çocuk(13 yaş altı) kafası arasında bir yerde kalmış.

Biz izlerken irkildik siz irkilmeyin ön hazırlıksız izlemeden, o  yüzden videoya dair bu analizi yapıyoruz.

Videoyu #kötüstil #kötüperformans #niyeya (ben ne izledim?) etiketliyoruz.

 



Yırtık Pantolon kanalı sahibi bu genç arkadaş Türkiye'de malum çok duyduğumuz hikayelerden birine sahip, "herşeyi bırakıp üçkuruşla dünyayı geziyor" ve geçimini Youtuber'lık ile sağlıyor

Video ilgimizi çekiyor çünkü; Brezilya'yı hem futbol hemde birçok açıdan merak ediyoruz ve malum 2013'teki Gezi olaylarından da ilham almışlardı ve kendi ülkelerinde Occupy hareketini düzenleyen bir milletti. Yani bize epey benziyorlar toplumsal hareketleri ve insan doğaları olarak. En çok siyasetleri bize benziyor, halkıyla alay eden politikacıları var ve yoksullukları ve gelir adaletsizlikleri de aynı bize benziyor. Büyük bir ülke aynı zamanda ve potansiyeli çok fazla tıpkı bizim gibi.

Videoda evsizleri ve genel ekonomik durumunu anlatıyor arkadaş, ama sürekli bir şaşırma, afallama ve tuhaf bir konuşma stili var "ufo gören köylü" gibi davranıyor. Oysa orda insanların açık ve net dramları var ve neden öyle olduklarının bilgisini zaten kendisi videonun girişinden ekomomik verilerle anlatıyor.

Sonuç olarak, insanların dramlarına saygısızlığımız yurtdışına da taşmış bu arkadaşla Çok acı keşke  "Oha falan oldum bu ne" modundan çıkıp " "çok üzücü çok üzüldüm, keşke böye olmasalar Brezilya bize millet olarakta çok yakın ve daha iyi yaşamayı hak ediyorlar ve inşallah kısa zamanda toparlarlar" gibi güzel temennilerde bulunabilise..  100 binlerce insana hitap edip bu kadar saygısız haller sergilemesi son derece yakışıksız ve bir o kadar kaliteli olan çekimi mahvediyor.

Aynı arkadaş Brezilya da misafiri olduğu Türk'ün evinde nerdeyse "hazır ol"da dinliyordu ama sokağa çıkınca evsizleri görünce epey bir laçka moda geçmiş görünüyor.

Saygı saygı insanların dramlarına saygı lütfen....

Bu sebeplerle videoyu #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz.

 

İnsanların Dramlarına Saygısızlık Yapmanın Adı Gezginlik Olmuş


Yırtık Pantolon kanalı sahibi bu genç arkadaş Türkiye'de malum çok duyduğumuz hikayelerden birine sahip, "herşeyi bırakıp üçkuruşla dünyayı geziyor" ve geçimini Youtuber'lık ile sağlıyor

Video ilgimizi çekiyor çünkü; Brezilya'yı hem futbol hemde birçok açıdan merak ediyoruz ve malum 2013'teki Gezi olaylarından da ilham almışlardı ve kendi ülkelerinde Occupy hareketini düzenleyen bir milletti. Yani bize epey benziyorlar toplumsal hareketleri ve insan doğaları olarak. En çok siyasetleri bize benziyor, halkıyla alay eden politikacıları var ve yoksullukları ve gelir adaletsizlikleri de aynı bize benziyor. Büyük bir ülke aynı zamanda ve potansiyeli çok fazla tıpkı bizim gibi.

Videoda evsizleri ve genel ekonomik durumunu anlatıyor arkadaş, ama sürekli bir şaşırma, afallama ve tuhaf bir konuşma stili var "ufo gören köylü" gibi davranıyor. Oysa orda insanların açık ve net dramları var ve neden öyle olduklarının bilgisini zaten kendisi videonun girişinden ekomomik verilerle anlatıyor.

Sonuç olarak, insanların dramlarına saygısızlığımız yurtdışına da taşmış bu arkadaşla Çok acı keşke  "Oha falan oldum bu ne" modundan çıkıp " "çok üzücü çok üzüldüm, keşke böye olmasalar Brezilya bize millet olarakta çok yakın ve daha iyi yaşamayı hak ediyorlar ve inşallah kısa zamanda toparlarlar" gibi güzel temennilerde bulunabilise..  100 binlerce insana hitap edip bu kadar saygısız haller sergilemesi son derece yakışıksız ve bir o kadar kaliteli olan çekimi mahvediyor.

Aynı arkadaş Brezilya da misafiri olduğu Türk'ün evinde nerdeyse "hazır ol"da dinliyordu ama sokağa çıkınca evsizleri görünce epey bir laçka moda geçmiş görünüyor.

Saygı saygı insanların dramlarına saygı lütfen....

Bu sebeplerle videoyu #izlenmez #kötüstil olarak etiketliyoruz.

 


Öncelikle Youtube için temel bir kuralı ortaya koymak lazım. Eğer siz kanalnızda çok sorulan bir soruyu veya kanalınızda anlattığınız temel bir konuyu anlatıyorsanız bunu VLOG dağınıklığında anlatmamalısınız.

Çünkü siz bu konuda fikri merak  edilen durumda oluyorsunuz. Ve insanlar dikkat kesiliyorlar onlar için hayati olan bu konuda da sizden duyacakları için. Kafanızda havlu ile bunu anlatmanız öncelike abonelerinize saygısızlık oluyor.

Konuya gelirsek, malum gene bir yurtdışında yaşayan Türk'ten haberler durumu var. Japon Hamza'da Japonya konusunda böyle bir misyon edinmiş isteyerek veya istemeden.  Bunuda yerine getirmeye çalışıyor. Kamerasını kendisi alsa daha iyi olurmuş.

Japon Hamza olsa da kanal ismi kendisi Japon disiplini ve ciddiyetini almamış üstüne ve epey gayri ciddi ama gerekte yok buna Türk heryerde sıcakkanlıdır. Umarız onlara bizden biraz baız özellikler katar...

Sonuç olarak, Japon Hamza son derece samimi ve herşeyi olduğu gibi gösterme çabasında.  Nedense gereksiz yere çok fazla hayranlık duyduğumuz ve milletçe çok özendiğimiz ama gerçekte son derece faşist ve iş kolik olan ve 2 dakika 1 kişinin intihar ettiği bir toplum olan Japonya'nın gerçek yüzünü bize ordan bildiriyor. 

İçerik olarak #iyiiçerik etiketliyoruz ama #kötüstil ile de taçlandırıyoruz hatalarını..


Japon Hamza Japon Kültürüne Meydan Okuyor


Öncelikle Youtube için temel bir kuralı ortaya koymak lazım. Eğer siz kanalnızda çok sorulan bir soruyu veya kanalınızda anlattığınız temel bir konuyu anlatıyorsanız bunu VLOG dağınıklığında anlatmamalısınız.

Çünkü siz bu konuda fikri merak  edilen durumda oluyorsunuz. Ve insanlar dikkat kesiliyorlar onlar için hayati olan bu konuda da sizden duyacakları için. Kafanızda havlu ile bunu anlatmanız öncelike abonelerinize saygısızlık oluyor.

Konuya gelirsek, malum gene bir yurtdışında yaşayan Türk'ten haberler durumu var. Japon Hamza'da Japonya konusunda böyle bir misyon edinmiş isteyerek veya istemeden.  Bunuda yerine getirmeye çalışıyor. Kamerasını kendisi alsa daha iyi olurmuş.

Japon Hamza olsa da kanal ismi kendisi Japon disiplini ve ciddiyetini almamış üstüne ve epey gayri ciddi ama gerekte yok buna Türk heryerde sıcakkanlıdır. Umarız onlara bizden biraz baız özellikler katar...

Sonuç olarak, Japon Hamza son derece samimi ve herşeyi olduğu gibi gösterme çabasında.  Nedense gereksiz yere çok fazla hayranlık duyduğumuz ve milletçe çok özendiğimiz ama gerçekte son derece faşist ve iş kolik olan ve 2 dakika 1 kişinin intihar ettiği bir toplum olan Japonya'nın gerçek yüzünü bize ordan bildiriyor. 

İçerik olarak #iyiiçerik etiketliyoruz ama #kötüstil ile de taçlandırıyoruz hatalarını..



Refika Türkiye'de üst düzey profesyonel aşçılık yani TV düzeyinde olan birisi. Ama gelgelim bu düzeyde profesyonelliği tam halledememiş gözüküyor. Youtube kanalında yemek anlatıyor ama o ne anlatım? Aman aman mutfaklardan ırak...Bir panik bir panik havası hep...

Görüntülerden anlaşılan yemekler çok eşsiz özgün ve leziz ama anlatım ise çok kötü gözüküyor.

Hızlı Anlatayım Derken Anlatamamak

Öncelikle şu nokda temel bir karar vermek lazım, siz eğer Youtube'un hızlı anlatım trendine uygun bir diksiyona ve kondisyona sahip değilseniz buna teşebbüs etmemelisiniz. Yani malum yazılı olmayan kural ; "videonun seyredilmesini istiyorsan hızlı ve dinamik anlatmalısın ki izleyen sıkılıp daralıp kaçmasın" desturu bazı kişiler için uygun değil. Örneğin Refika gibi.

Eğer bunu kabul etmeyip zorlarsanız tıpkı videodaki gibi denizde dalıp dalıp çıkar gibi nefes nefese kalabilirsiniz. Aceleniz ne ana habere yetişecek değilsiniz.?

Refika'nın Mutfağı sanki hep panik modunda.

Birde elinizi kolunuzu bu kadar aşırı sallamamanız lazım anlatırken; "hadi hadi çabuk havalimanına yetişemeyeceğiz" gibi olmuş hep. Ayrıca postür sorunu var dik durmak gerek biraz daha.

Sonuç olarak, Refika çok güzel tarifler üretse de, anlatım tarzı, insan üzerinde yemek gibi keyifli bir konuda bile gereksiz bir stres yaratıyor ve asla o tariflere odaklanamıyorsunuz.

Bir an önce aceleye getirilen ve kötü diksiyon ve anlatımla ziyan edilen bu 15 dakikalık yemek videoları 20 dakika olarak yapılabilmeli ve sakin sakin anlatılmalı.  Gerekiyorsa nefes ve diskiyon eğitimi alınmalı.

Bu halde bu anlatıma tahammül edenler dışında herkes için bakıp çıkılacak veya tahammül edilmeden kapatılıp hiç bakılmayacak şekilde kalır.

Bu sebeplerle #kötüstil #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Refika'nın Mutfağı Sanki Hep Bi Panik Modunda!


Refika Türkiye'de üst düzey profesyonel aşçılık yani TV düzeyinde olan birisi. Ama gelgelim bu düzeyde profesyonelliği tam halledememiş gözüküyor. Youtube kanalında yemek anlatıyor ama o ne anlatım? Aman aman mutfaklardan ırak...Bir panik bir panik havası hep...

Görüntülerden anlaşılan yemekler çok eşsiz özgün ve leziz ama anlatım ise çok kötü gözüküyor.

Hızlı Anlatayım Derken Anlatamamak

Öncelikle şu nokda temel bir karar vermek lazım, siz eğer Youtube'un hızlı anlatım trendine uygun bir diksiyona ve kondisyona sahip değilseniz buna teşebbüs etmemelisiniz. Yani malum yazılı olmayan kural ; "videonun seyredilmesini istiyorsan hızlı ve dinamik anlatmalısın ki izleyen sıkılıp daralıp kaçmasın" desturu bazı kişiler için uygun değil. Örneğin Refika gibi.

Eğer bunu kabul etmeyip zorlarsanız tıpkı videodaki gibi denizde dalıp dalıp çıkar gibi nefes nefese kalabilirsiniz. Aceleniz ne ana habere yetişecek değilsiniz.?

Refika'nın Mutfağı sanki hep panik modunda.

Birde elinizi kolunuzu bu kadar aşırı sallamamanız lazım anlatırken; "hadi hadi çabuk havalimanına yetişemeyeceğiz" gibi olmuş hep. Ayrıca postür sorunu var dik durmak gerek biraz daha.

Sonuç olarak, Refika çok güzel tarifler üretse de, anlatım tarzı, insan üzerinde yemek gibi keyifli bir konuda bile gereksiz bir stres yaratıyor ve asla o tariflere odaklanamıyorsunuz.

Bir an önce aceleye getirilen ve kötü diksiyon ve anlatımla ziyan edilen bu 15 dakikalık yemek videoları 20 dakika olarak yapılabilmeli ve sakin sakin anlatılmalı.  Gerekiyorsa nefes ve diskiyon eğitimi alınmalı.

Bu halde bu anlatıma tahammül edenler dışında herkes için bakıp çıkılacak veya tahammül edilmeden kapatılıp hiç bakılmayacak şekilde kalır.

Bu sebeplerle #kötüstil #iyiiçerik olarak etiketliyoruz.

Haftanın Videosu : Tılı Şov

Önerilen Kanal : Batuhan Ö.